|
1051
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Aşure Talısının Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:41:21 ÖS
|
|
Aşure Talısının Tarifi Yapımı
MALZEMELER 1/2 kg buğday 1 çay fincanı pirinç 200 gr kuru ceviz 200 gr kuru fasulye 100 gr pilav fıstığı 200 gr nohut 1 kg toz şeker 4 adet limon 200 gr fındık 50 gr kuş üzümü
HAZIRLANIŞI Pirinç ve buğdayı ayıklanıp yıkayın. Tencereye koyup, üzerini üç-dört parmak aşacak kadar su ilave edin, tencerenin kapağını kapatmadan, ateşe koyun. Kanştırarak beş dakika pişirip, ateşten alın. Üzerine de sıkıca bir bez örtüp sıcak bir yerde, bir gece bekletin. Nohut ve fasulyeleri de yumuşayıncaya dek haşlayın. Bekleyip kabarmış olan pirinç ve buğdayları biraz sıcak su ilavesiyle ateşe koyup kapaksız olarak kaynatın. Dibinin tutmamasına özen gösterin, sürekli tahta bir kaşıkla karıştırın. Bir süre sonra altını biraz kısıp, kabuklan soyulmuş nohut ve fasulyeleri katın. Ağır ateşte pişmeye devam ederken, karıştıra karıştıra bir kg şekeri de ilave edin. Ateşten almaya yakın limonları da rendelenip aşureye katın ve bir iki taşım daha kaynatın. Son olarak, arzunuza göre ateşten almadan bir fincan gül suyunu ilave edebilirsiniz. Soğumadan kaselere koyup kaldırın. Fındık ve cevizi kavrup çekin, biraz pilav fıstığını kavurun, kuş üzümünü de ayıklanıp hafifçe çevrin. Bunları ayrı ayrı kaplarla, servis yaparken aşurenin üzerine serpmek için sunabilirsiniz. Ayrıca aşurenin içine kuru bakla, incir, kayısı, kestane gibi malzemeler de koyabilirsiniz.
|
|
|
|
|
1052
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Asıda Tatlısının Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:37:01 ÖS
|
|
Asıda Tatlısının Tarifi Yapımı
MALZEMELER 1 kg toz şeker 300 gr tereyağı ½ kg buğday nişastası ½ su bardağı üzüm pekmezi 1 su bardağı ceviz içi 4 ½ su bardağı su
HAZIRLANIŞI Nişastayı soğuk suda eritin ve bir kaba alın. Üzerine kızgın tereyağı dökün. Sararana kadar da kavurun. Başka bir tencerede suyu kaynatın, içine pekmez, şeker ve kavrulan nişastayı ekleyin. Sürekli karıştırın, göz göz olunca içine iri dövülen cevizleri atın. Servis tabağına alın ve cevizle süsleyin.
|
|
|
|
|
1053
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Armutlu tartölet Talısının Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:36:14 ÖS
|
|
Armutlu tartölet Talısının Tarifi Yapımı
MALZEMELER 10 adet 5 adet armut 300 gr tereyağı 50 gr toz şeker 50 gr bal 150 gr pudra şekeri 1/2 paket kuru maya 3 adet yumurta 250 gr un 300 ml kremşanti 2 yemek kaşığı elma suyu 1 tatlı kaşığı tarçın tuz kalıplar için un kalıplar için tereyağı
HAZIRLANIŞI Armutların dördünü dörde bölüp çekirdeklerini çıkarın ve 1 cm.lik küpler halinde bölün. 50 gr tereyağını tavada eritin. Armutları ekleyip orta ateşte 2 dakika kavurun. Balı ekleyin ve 1 dakika pişirin. Armutları süzgece alın iyice süzülmelerini sağlayın.sularını bir kaba aldıktan sonra armutları bir tepsiye yayın ve soğumaya bırakın. Armut suyunu toz şeker ile karıştırıp harlı ateşte 5 dakika kadar karamelize edin. Kalan tereyağı, bir tutam tuz ve pudra şekerini köpük olana kadar mikserde çırpın. Birer birer yumurtaları ekleyin ve iyice karıştırın. Maya ve unu da ilave edin sonra da armutları ve karameli ekleyin. 10 adet yaklaşık 11-12 cm çapındaki tartölet kalıplarını yağlayın. Hamuru kalıplara dökün. Kalan armutu dörde bölüp çekirdeklerini çıkarın, ince dilimler halinde bölün. Dilimlerin yuvarlak yüzeyleri üste gelecek biçimde hamurların üzerine dizin. Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında yaklaşık 40 dakika pişirin. sıcakken kalıplardan çıkarun. Kremşantiyi çırpın, tarçın ve elma suyu ile tatlandırıp tartöletlerle beraber servis yapın.
|
|
|
|
|
1054
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Armutlu Mus Tatlısının Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:35:04 ÖS
|
|
Armutlu Mus Tatlısının Tarifi Yapımı
MALZEMELER yarım kg olgun armut 1 limonun suyu 5 çorbakaşığı tozşeker 4 dilim ananas 10 adet böğürtlen 2 adet muz 2 adet kiwi 1 çorbakaşığı hindistancevizli krema 5 gramlık 3 adet yaprak jöle
4 KiÅŸilik
HAZIRLANIŞI Yaprak jöleyi suda eritin. lyice sıktıktan sonra, kısık ateş üzerindeki bir kaba koyduğunuz limon suyunda bırakın. Armutları soyup çekirdek kısmını temizleyip , kuşbaşı iriliğinde doğrayın. Muzlar, tozşeker ve jöleyle birlikte mikserden geçirip krema kıvamına getirin. Kremayı yüzük şeklindeki dört kalıba boşaltın ve 3 saat kadar buzdolabında bekletin. Ananası yelpaze şeklinde dilimleyin. Kiwileri soyup doğrayın. Musu ananas, kiwi, böğürtlenle süsledikten sonra servis yapın.
|
|
|
|
|
1055
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Armutlu Kup Tatlısının Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:34:02 ÖS
|
|
Armutlu Kup Tatlısının Tarifi Yapımı
MALZEMELER 5adet armut 1poşet kremşanti 1bardak süt 2kaşık şeker ½ paket çilek jölesi
HAZIRLANIŞI Armutların kabuklarını soyup üst taraflarından kapak kesin, içini çıkarın, ardından haşlayın. Jöleyi ve kremşantiyi hazırlayın. Jöleye fazladan 1bardak soğuk su ve 1kaşık şeker karıştırın. Suyunu süzdüğünüz armutları önce kuplara yerleştirin çevresine jöleden paylaştırın içine de kremşantiden. Buzdolabında 2 saat soğutup servise sunun
|
|
|
|
|
1056
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Armut Tatlısı Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:32:56 ÖS
|
|
Armut Tatlısı Tarifi Yapımı
MALZEMELER 6 adet armut 3 su bardağı bal 1 kahve fincanı limon suyu 1 çorba kaşığı hindistan cevizi 1 yemek kaşığı tereyağı 1 tatlı kaşığı tarçın
HAZIRLANIŞI Armudun kabukları soyulur, ortadan ikiye bölünür. Çekirdekleri çıkarılır ve orta kısımları hafifçe oyulur. Oyuk kısmı yukarıya gelecek şekilde tepsiye dizilir. Diğer tarafta bal bir çay fincanı su ile hafifçe sulandırılır, limon suyu ilave edilir ve armutların çukur kısımlarına doldurulur. Üzerine birer küp tereyağı ilave edilir. Tarçın ve hindistan cevizi gezdirilir. Üzeri bir folyo ile örtülüp, orta hararetli fırında armutlar yumuşayıncaya kadar pişirilir. Piştikten sonra folyo çıkarılır, 10 dakika da üstü açık olarak pişirilir. Soğuduktan sonra üzerine hindistan cevizi, tarçın ilave edilebilir.
|
|
|
|
|
1057
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Armut Köpüğü Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:32:06 ÖS
|
|
Armut Köpüğü Tarifi Yapımı
MALZEMELER 3 yumurta 1 limon 1 portakal 3 armut 2 su bardağı süt yarım su bardağı un 4 çorba kaşığı toz şeker
6 KiÅŸilik
HAZIRLANIŞI Bir kapta yumurta sarılarını tozşekerle birlikte çırpma aletiyle köpüklü bir hal alıncaya değin çırpın. Buna elenmiş unu katın edin ve karıştırmaya devam ederek soğuk sütü ilave edin. Limon ya da portakalın kabuğunu katın. Kremayı kısık ateşe koyun ve karıştırarak kaynatın. Birkaç dakika pişirip ateşten alın ve soğumaya bırakın. Arada bir karıştırmayı ihmal etmemeyin. Armutları soyup ince dilimlere doğrayın ve limon suyuyla iyice yumuşayıncaya kadar pişirin. Armutları mikserden geçirip püre kıvamına getirin. Bu karışımı, hazırladığınız kremaya karıştırın. Elde edilen karışımı 4 kaseye eşit paylaştırın. İnce dilimlenmiş portakal kabuklarıyla süsleyip servis yapabilirsiniz.
|
|
|
|
|
1058
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Armut Bombası Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:30:21 ÖS
|
|
Armut Bombası Tarifi Yapımı
MALZEMELER 6 adet Santa Maria armut 1 su bardağı cekilmiş ceviz 2 tatlı kaşığı bal 2 tatlı kaşığı şeker 1 limon rendesi 1/2 paket çekilmiş pötibör bisküvisi 1 paket vanilyalı hazır puding 2 su bardağı süt Süs için toz tarçın
HAZIRLANIŞI Armutların sap kısımlarını düz olarak keserek ayırın ve kenara koyun. Tamamını soyun, alt kısmını ayıklayın, kesilen üst kısmından dolma oyar gibi oyularak hazırlayın. Hazırlanan armutlar ve kesilmiş sapları 2 su bardağı su ile bir tencerede şeker ilave edilerek haşlayın. Fazla haşlamamalıdır, yumuşak hale gelmesi yeterlidir. Bir kenarda soğumaya bırakın. Ayrı bir kapta bisküvi, ceviz, limon rendesi ve bal güzelce karıştırın. Pudingi pişirin, soğumasını bekleyin. Pudingin fazla katı kıvamlı olmaması gerekir. Armutları servis kabına dik olarak oturtun. Ilık durumdaki puding bir çay kaşığı yardımıyla armutların içine 1-2 cm. kalınlığında sıvanır. Önceden hazırlanan cevizli karışımla armutları üste 1-2 cm. kalaya kadar doldurun, doldururken kaşıkla üstüne basıp iyice sıkıştırın. En üste pudingi armutun tamamını kaplayacak şekilde dökün. Son olarak sapı kapak gibi üzerine oturtun. Bütün armutları bu şekilde doldurduktan sonra kalan pudingi armutların tümünü örtecek şekilde dökün. En üste tarçın serpin ve buzdolabında en az 6 saat beklettikten sonra servis yapın.
|
|
|
|
|
1059
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Ananaslı Tatlı Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:29:20 ÖS
|
|
Ananaslı Tatlı Tarifi Yapımı
MALZEMELER
bir paket yulaflı bisküvi bir paket krem şanti bir bardak süt bir çorba kaşığı mısır unu bir büyük kutu ananas konservesi bir kutu krem peynir biraz tereyağı
HAZIRLANIŞI Bisküvileri dövüp, kırın. Biraz tereyağı ile kanştırıp, servis tabağına koyup, buzlukta donmaya bırakın. Krem şantiyi bir su bardağı sütle çırpın. İçine krem peynirin yarısını katıp, karıştırın. Bu kanşım biraz ananas suyu ile sulandınlir. Diğer tarafta kalan ananas suyu, bir çorba kaşığı mısır unu ile pelte gibi pişirilir. Bisküviden yapılmış tartın üzerine krem şantili kanşım dökülür, sonra aııanaslar dizilir ve en üste ananas suyu ile yapılan pelte dökülerek buzdolabına kaldınlır. Ananas yerine vişne ile de yapılabilir.
|
|
|
|
|
1060
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Ananaslı Tart Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:28:09 ÖS
|
|
Ananaslı Tart Tarifi Yapımı
MALZEMELER 3fincan un, 1fincan şeker, 1kaşık margarin, 1adet yumurta, kabartma tozu, vanilya, ananas Krema için: ½ bardak şeker, ½ bardak un, 2bardak su, 1adet limon, 1adet yumurta sarısı
HAZIRLANIŞI Yumurta, şeker, margarin, kabartma tozu, vanilya ve unu çırparak hamur yapın. 160derecede pişirin. Krema için ayırdığınız un, şeker, su, yumurta sarısını çırpın. İçine limon suyu ekleyin. Kısık ateşte pişirin. Kremayı, önceden pişen hamurun üzerine dökün. Ananası dilimlere ayırın ve dilimleri tartın üzerine dizin. Soğuk olarak servis edin
|
|
|
|
|
1061
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Ananaslı Kup Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:27:14 ÖS
|
|
Ananaslı Kup Tarifi Yapımı
MALZEMELER 1adet ananas konservesi 2adet yumurta 1bardak süt 1paket kremşanti 2kaşık şeker 1paket rulo gofret
HAZIRLANIŞI Kremşantiyi süt ile çırparak hazırlayın. Yumurtaların akları ile sarılarını ayırarak farklı kaplarda tutun. Sarıları şeker ile çırpın; aklarını da sade olarak kar edin. Ardından ikisini de kremşantiye katın ve iyice çırpın. Küp küp doğradığınız ananasları içine karıştırıp kuplara eşit olarak pay edin. Bu karışımı buzdolabında soğutun servis ederken rulo gofret ile süsleyin
|
|
|
|
|
1062
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Altin Kesesi Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:26:26 ÖS
|
|
Altin Kesesi Tarifi Yapımı MALZEMELER 2 PAKET MISIR NİŞASTASI 2 TANE YUMURTA 1/2 KABARTMA TOZU 250 GR MARGARİN 3 SU BARDAĞI UN 1 SU BARDAĞI PUDRA ŞEKERİ
İÇİ İÇİN:
FISTIK,TARÇIN,PUDRA ŞEKERİ
HAZIRLANIŞI MARGARİN VE UNU KARIŞTIR, İÇİNE PUDRA ŞEKERİNİ EKLE, YUMURTA VE MISIR NİŞASTASINI İLAVE EDİP YOĞUR. SON OLARAK KABARTMA TOZUNU EKLEYİP HAMUR HALİNE GELENE KADAR YOĞUR. HAMURDAN 3-4 CEVİZ BÜYÜKLÜĞÜNDE PARÇA KOPAR. BU PARÇANIN İÇİNE 1 YEMEK KAŞIĞI KAKAO EKLE VE YOĞUR.KAKAOLU VE SADE HAMURU 15-20 DK ODA ISISINDA DİNLENDİR.HAMURDAN CEVİZ BÜYÜKLÜĞÜNDE KOPAR VE İÇLİ KÖFTE YAPAR GİBİ İÇİNİ PARMAĞINLA AÇ.KÜÇÜK BİR KESE ŞEKLİNDE OLACAK. DAHA ÖNCEDEN HAZIRLANAN İÇİ (FISTIK,PUDRA ŞEKERİ VE TARÇIN KARIŞIMI)BU AÇILAN HAMURUN İÇİNE KOY. ELİNLE AĞIZINI BÜZ YANİ HAMURU TOPLA.KAKAOLU HAMURDAN UZUN ŞERİT YAP VE KESENİN KENARLARINDAN GEÇİR. BU HAMURDAN KESENİN ÜZERİNE İSTEDİĞİNİZ ŞEKİLLERİ VEREREK SÜSLEYİN.HAMURUN HEPSİ BİTİNCE ÖNCEDEN ISITILMIŞ FIRINDA PİŞİRİN. PEMBELEŞİNCE FIRINDAN ÇIKARIN.SOĞUDUKTAN SONRA SERVİS YAPIN.
|
|
|
|
|
1063
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Alkollü Tatlı Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:24:55 ÖS
|
|
Alkollü Tatlı Tarifi Yapımı MALZEMELER 1paket kremşanti, 1paket bitter çikolata, 5adet yumurta, 5kaşık neskafe, 3kaşık viski, 1bardak şeker
HAZIRLANIŞI Çikolatayı benmari usulü eritin. Yumurtaları şekerle çırpın, neskafe, viski, kremşanti ve çikolatayı ekleyip karıştırın. Büyük kase içine naylon döşeyin, bunun üzerine karışımı dökün. Buzluğa koyup dondurun ve servis edeceğinizde pudra şekeri serpin.
|
|
|
|
|
1064
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Akıtma Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:23:57 ÖS
|
|
Akıtma Tarifi Yapımı
MALZEMELER 1 çorba kaşığı maya 1 paket un tuz süt
HAZIRLANIŞI Mayayı, geniş bir kapta unla birlikte, ılık süt ve tuz ilavesiyle kanştınp boza kıvamında bir hamur elde edin. Üstünü örtüp sıcak bir ortamda kabarmasını bekleyin.Teflon tavayı orta hararetteki ocağın üzerinde kızdırıp, mayalanan hamurdan kepçe kepçe alın ve tavaya döküp, yayın. Yanmamasına özen göstererek, hemen alt üst edin. Pişen akıtmaları tereyağıyla ile yağlanıp, yanında balla servis yapın.
|
|
|
|
|
1065
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Acıbademli Muhallebi Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:22:20 ÖS
|
|
Acıbademli Muhallebi Tarifi Yapımı
MALZEMELER 2 su bardağı süt 4 yumurta sarısı 1 limon bademyağı 25 gr toz jelatin 4/5 su bardağı toz şeker 3 kedi dili bisküvi 2 çorba kaşığı kuş üzümü 4/5 su bardağı toz şeker 100 gr sütlü çikolata 4/5 su bardağı çiğ krema 100 gr acıbadem bisküvisi 1 çorba kaşığı ince doğranmış meyve şekerlemesi
4 KiÅŸilik
HAZIRLANIŞI Jelatini içi soğuk su dolu bir kaba yerleştirin. Mikserde toz şekeri ve yumurta sarılarını çırpıp bir kerede sıcak sütü ekleyin. Kısık ateşte tahta kaşıkla karıştırarak pişirin. Krema yoğunlaşmaya başladığı zaman jelatini katın, karıştırıp ılımaya bırakın. Bir puding kalıbını yağlayıp dibine iki çeşit bisküviyi ufalayarak döşeyin. 2 çorbakaşığı kuş üzümünü ılık suda yumuşattlktan sonra süzün. Bunu ılık kremaya katın. Sonra meyve şekerlemelerini ve limonun rendelenmiş kabuğunu ilave edip iyice karıştırın. Kalıbın dibindeki bisküvileri üzerlerine kremayı boşalttıktan sonra yaklaşık 4 saat kadar buzdolabında bekletin. Bu arada çikolatayı içi sıcak su dolu başka bir kaba oturtarak biraz ısıtın. Çözülüp hafifçe ılınmaya başladığı zaman kalan kuş üzümünü ve hazır çiğ kremayı katın. Kremayı, çikolata sosuyla beraberce servis yapın. uhallebi Tarifi Yapımı
|
|
|
|
|
1066
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Acıbadem Tatlısının Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:20:31 ÖS
|
|
Acıbadem Tatlısı Tarifi Yapımı
MALZEMELER 1 çorba kaşığı tereyağ (yada margarin) 2 su bardağı süt yarım su bardağı toz şeker yarım çubuk vanilya 200 gr acıbadem bisküvisi yarım limon 3 yumurta
6 KiÅŸilik
HAZIRLANIŞI İçine çubuk vanilyayı koyduğunuz sütü ıstın. Sonra vanilya çubuğunu çıkarın, kurulayıp kaldırın. Diğer birr kapta toz şekerle yumurtaları çırpın ve karıştırarak bir kerede vanilyalı sütü ilave edin. Mikserde acıbadem bisküvilerini toz haline getirip karışıma katın Daha sonra da limon suyunu ekleyin. 18-20 cm. çapındaki bir kalıbı yağladıktan sonra acıbademli kremayı dökün. Önceden ısıttığınız 180 derecelik fırında 45 dakika kadar benmari usulü pişirin. Bıçağın ucunu tatlıya batırarak pişip pişmediğini kontrol edin. Bıçağın ucu temiz çıkarsa tatlınız pişmiş demektir. Pudingi soğuttuktan sonra buzdolabına koyun çıkarıp servis tabağına alın. Dilerseniz süsleyip, servis yapın. pımı:
|
|
|
|
|
1067
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Ağlayan kekin tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:16:45 ÖS
|
|
Ağlayan kekin tarifi yapımı
MALZEMELER 4 yumurta 3 fincan şeker 3 fincan un 1,5 çorba kaşığı kakao 2 çorba kaşığı süt 1 paket kabartma tozu kreması : 1 su bardağı süt 1 paket krem şanti sosu: 1 su bardağı süt 1 çorba kaşığı un 1 su bardağı su 1 çorba kaşığı kakao
HAZIRLANIŞI Keki için önce yumurta ve şekeri çırpın. Sonra 2 çorba kaşığı sütü ve kakaoyu ilave edin. Biraz çırptıktan sonra ununu koyup tekrar çırpın. En son kabartma tozunu koyup güzelce çırptıktan sonra yağlanmış tepsiye bosaltıp 175 derece ısıtılmıs fırına koyun.30 dakika sonra alın ve sıcak kekin üstüne 2 su bardağı sütü her yerine gezdirerek boşaltın. Sonra soğumaya bırakın. Kek soğuduktan sonra önceden hazırlanmış krem şantiyi üzerine sürün. Sosu için hepsini koyup karıştıra karıştıra pişirin. Kaynadıktan sonra ocaktan alıp soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra kekin üstüne boşaltın. Buzdolabında biraz beklettikten sonra servise yapabilirsiniz.
|
|
|
|
|
1068
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Acele Tatlısının Tarifi
|
: Ağustos 11, 2007, 08:15:10 ÖS
|
|
Acele Tatlısının Tarifi yapımı:
MALZEMELER 4adet elma, 3adet muz, ½ kg süt, vanilyalı puding, pudra şekeri
HAZIRLANIŞI Elmaları küp küp doğrayıp pudra şekeriyle karıştırın. Pudingi hazırlayın. Kaselere elmayı koyun üzerine puding dökün en sona yuvarlak doğradığınız muzlardan süsleme yapın. Soğuyunca servis ediniz.
|
|
|
|
|
1069
|
Sağlık / İlk Yardım / Donma Esnasında İlk yardım Nasıl Olmalı
|
: Ağustos 11, 2007, 01:20:44 ÖS
|
|
Donma Esnasında İlk yardım Nasıl Olmalı
En etkin ilk müdahale donmuş organın sıcak bir vücutla temas ettirilerek ısıtılmasıdır. Bölgenin ovulmaması ve daha fazla donmasının önlenmesi gereklidir. Bu şekilde ısıtılan bölge kısa sürede bir karıncalanma hissiyle birlikte eski haline gelecektir.
Derin Donuklar
Belirtiler Semptomlar
Deri beyaz Donma sırasında acı
Deri sert ve alttaki dokular da katı His yok
Eklem hareketi yok ya da kısıtlı Eritme sırasında acı
İlk yardım
DaÄŸda :
- Erimiş bölümü eritmeyin
- Etkilenmemiş dokuların donmasını önleyerek zararın artmasını engelleyin.
- Eğer doku erimişse tekrar donmasını ve baskı altında kalmasını önleyin
- Kişiye bol sıvı verin
- Hastayı en kısa zamanda hastaneye ulaştırın
Donmuş bir doku eritildiğinde kişi tamamen işe yaramaz hale gelir. Donmuş bölüm hastaya korkunç bir acı verecektir. Donup erimiş bir organı kullanmak neredeyse imkansızdır. Eğer donmuş bir organ eriyip tekrar donarsa bu organın kaybedilme riski büyük ölçüde artacaktır. Eritme işlemi sadece tekrar donma şansı yoksa ve vücudun eritilmiş bölümü tamamen steril koşullarda korunabilecekse yapılmalıdır. Bu da doğa şartlarında neredeyse imkansızdır. Donmuş bir bölümü eritmek için donmuş organ 38.5°C ile 41°C arasında sıcaklıkta suya sokulmalıdır. Suyun ısısı sürekli kontrol edilmeli ve gerekirse su ekleyerek aynı sıcaklıkta tutulmalıdır. Eritme işlemi organ tamamen eriyip pembe bir görünüm kazanana kadar devam etmelidir. Pembe renk dolaşımın başladığının göstergesidir. Çok zarar görmüş bir organın dolaşımı geri dönmeyebilir. Eritme işlemi sırasında ve sonrasında kişinin organı hareket ettirmesini sağlayın. Eridikten sonra organı steril bir pedle korumalı ve parmaklar arasına steril pedler koyulmalıdır. Hasta hipotermiye girmişsse önce hipotermi tedavisi yapılmalıdır. Donmuş bölgeye aşırı ısı uygulamayın çünkü bu organa zarar verebilir. Enfeksiyon riskini arttırmamak için su toplamış bölgeleri ellemeyin.
Soğuk ısırığının yakın dönem tedavisinde cerrahinin yeri yoktur. Ne yazik ki konu hakkında tecrübesiz bazı cerrahlar donmuş ve erimiş bölgenin görüntüsü yüzünden hemen bir ampütasyon üzerinde israr edebilirler. Ampütasyonu reddeden bazı hastalar minumum ya da sıfır doku kayıbıyla olayı atlatmışlardır.
Cerrahi müdahale dokular tamamen ve kesinlikle öldükten sonra yapılmalıdır. Başlangıçta dolaşımı sağlamak için bazı ufak müdahaleler olabilir fakat ampütasyon, donma olayının üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra sadece ölü dokuyu ayırmak amacıyla yapılmalıdır. Soğuk ısırığı yaşamış kişiler soğuğa karşı daha hassastırlar ve daha önce donmuş bölgelerindeki damarlar kalıcı olarak zarar gördüğü için bu bölgelerin donma şansı daha yüksektir
|
|
|
|
|
1070
|
Sağlık / İlk Yardım / Donma
|
: Ağustos 11, 2007, 01:19:25 ÖS
|
|
Donma Soğuk ısırığı vücut dokularının donmasıyla oluşan bir rahatsızlıktır. En sık donan bölgeler eller, ayaklar, kulaklar ve özellikle burun uçlarıdır. Eller ve ayaklar vücudun uç noktalarıdır ve özellikle soğuktan dolayı dolaşım kısıtlandığında bu bölgelere giden kan miktarı iyice azalır. Kulaklar ise ince oldukları için fazla bir dolaşıma sahip değildirler burun ise genelde soğuktan iyi korunmaz. Vücudun ana bölgelerindeki ısıyı korumak için diğer bölgelere olan dolaşım neredeyse durma derecesinde kısıtlanabilir. Soğuk ayrıca damarları çevreleyen ve plazmanın damarın dışına çıkmasını önleyen endothelial hücrelere de zarar verir. Plazmanın kayıbı ise kanın damarın içinde pıhtılaşmasına ve dolaşımı daha da yavaşlatmasına neden olur.
Dolaşım azaldıkça dokular donmaya başlar. Hücreler arasında su kristalleşmeye başlar ve hücre içindeki suyu emerek büyür. Buna rağmen donma hücreleri öldürmez. Laboravatuar çalışmalarında hücreler uzun süre donduktan sonra bile canlı kalmışlardır.
Soğuk ısırığından kaynaklanan asıl zarar endothelial hücrelerin zarar görmesidir. Dokular tekrar ısındığında bu bölgeye giden kan pıhtılaşır ve buradaki dolaşımı tamamen durdurur. Bunun sonucunda da o bölgedeki hücreler ölür.
|
|
|
|
|
1071
|
Sağlık / İlk Yardım / Elektrik Çarpması
|
: Ağustos 11, 2007, 01:18:31 ÖS
|
|
Elektrik Çarpması Elektrik çarpmalarını tanımak için temel bilgiler
Elektrikle çarpılmak için akımın vücuttan geçerek + ve - kutuplar arasındaki devreyi tamamlaması gerekir. Pil, batarya, ve akümülatörler doğru akım üretirler. Doğru akım 20-30 volttan sonra çarpılma hissi vermekte ancak tahribat yapmamaktadır. Pil ve oto aküsü ile çarpılmak olası değildir. 30 volt üstü doğru akım (DC) kaynakları tehlikelidir.
Evde kullanılan elektrik alternatif akım (AC) tipindedir. Alternatif akım, 15 volt üstünde çarpılma hissi verir, tahribat yapmaz. 20 volt üstü tehlikeli sayılabilir. Elektriğe temas eden noktalar arası mesafe kısa ise arada kalan doku şiddetle ısınır ve yanar. Yanık, elektrik akımının kuvvetine bağlı olarak artar.
Alternatif akım, kalp üzerinden geçecek olursa, kalbin sinirsel ileti sistemini bozar, kalp durur.
Allternatif akımla çarpılma çok kolaydır. Prizdeki aktif kutba değildiğinde, vücut devreyi tamamlamak için yere basan ayakları kullanır.
Su, elektrik akımını iyi iletir. Kuruyken iletken olmayan tahta, plastik gibi maddeler ıslanınca iletken olurlar.
Yıldırım, doğal elektrik kaynaklarıdır. Yıldırım havadaki durağan elektriğin bir ark ile boşalması demektir. Bu nedenle çocukların yağışlı ve fırtınalı havalarda uçurtma uçurmaları tehlikelidir. Çünkü ıslanan uçurtma ipi iletken hale gelir ve elektirk, ipi elle tutan kişi üzerine boşalabilir.
Ülkemizde yerleşim alanları üstünden geçen ve zaman zaman evlerin çok yakınlarına kadar gelen yüksek gerilim hatları başka bir tehlike kaynağıdır. Bu gibi yerlerde televizyon antenlerin düzeltilmesi için dama çıkılması başlı başına ayrı bir tehlikedir. Çocukların uçurtmalarını almak için bir sopayla tellere dokunmaya kalkışmaları ölümle sonuçlanan kazalara yol açmaktadır. Bu hatlara 20 m. den daha yakına gelmek son derece tehlikelidir.
Elektrik çarpmalarında alınması gereken önlemler
Saç kurutucusunu ve elektrikli ısıtıcıyı banyo küvetinin ve lavabonun yakınlarına koymayın.
Islak ortamda elektrikli cihaz çalıştırmayın. Banyoda saç kurutucusu kullanmayın
Prizlere emniyet kapağı takın
Evde topraklı priz kullanın
Yuvasından çıkmış, telleri açıkta kalmış prizleri tamir ettirin
Sigortaları tel sararak yenilemeyin, orjinal malzeme kullanın
Elektrikli cihazları fişe takmadan önce kapalı olduklarına emin olun
Elektrikli ev aletlerini kullanım talimatlarına uygun kullanın
Sigortayı kapatmadan elektrikle ilgili hiçbir iş yapmayın
Evi uzunca bir süre terk edecekseniz sigortaları kapatın
Ekmek kızartma aletini kahvaltı masasına almayın. İçinde sıkışan dilimi çatal, bıçak gibi nesnelerle kurcalamayın
Sıcak ütüyü kablosunun üstüne koymayın
Elektrikle uğraşırken kalın lastik tabanlı ayakkabı giyin
Elektrik çarpmalarında yapılması gerekenler
Elektriği kesmek için sigortaları kullanın
Lastik tabanlı ayakkabı giyin, kuru bir lastik eldiven takın
Elektrik akımını iletmeyecek kuru bir cismin üzerine çıkın
Elektrik çarpan kişinin yakınındaki kablo gibi iletkenleri, yalıtkan bir çubukla uzaklaştırın
Hastayı giysilerinden çekerek bölgeden uzaklaştırın
Son muayeneyi yapmayı öğrenmek için tıklayın.
Hasta hala nefes alıp vermiyorsa ve nabzı yoksa solunum yardımı ve kalp masajına girişiniz.
Elektrik çarpmalarında yapılmaması gerekenler
Elektrik çarpan kişiye kalın lastik tabanlı ayakkabınız yoksa dokunmayın
Sigortaları kapatmadan yaralıya temas etmeyin
Çıplak elle çarpılmış kişiye dokunmayın
Çocukları olay yerinden uzak tutun
Dokunmak için iletken cisimler kullanmayın
|
|
|
|
|
1072
|
Sağlık / İlk Yardım / Şok Esnasında Yapılması Gerekenler
|
: Ağustos 11, 2007, 01:17:32 ÖS
|
|
Şok Esnasında Yapılması Gerekenler;
Acil durumlarda olayın nedenleri bir yana bırakılarak, öncelikle tablonun ağırlaşması önlenmeli ya da şok belirtileri henüz tam yerleşmemişse bunların ortaya çıkınası engellenmeye çalışılmalıdır.
İlk önlem hastayı yatırarak bacaklarının vücudundan yüksekte kalmasını sağlamaktır. Böylece kanınkalbe dönüşü kolaylaşır ve başta beyin dolaşımı olmak üzere kan dolaşım iyileşir. Dolaşıma yardımcı olmak için sıkı giysiler de gevşetilmelidir. Daha sonra hasta örtülerek sıcak tutulur. Anıa aşırı sıcak uygulanınamalıdır; aşırı sıcak derideki damarların daha da genişlemesine yol açarak dolaşım bozukluğunu ve tansiyon düşüklüğünü şiddetlendirir. Şok bir kanamaya bağlıysa, kanama hemen denetim altına alınmalıdır. Ayrıca daha kapsamlı tedavi için beklerken, hastanın olabildiğince fazla sıvı alması sağlanmalıdır. Hasta su içebiliyorsa. şekerli ya da tuzlu bir eriyik verilir. Tuzlu eriyik 1 litre suda bir kaşık sofra tuzu eritilerek hazırlanır.
|
|
|
|
|
1073
|
Sağlık / İlk Yardım / ŞOKUN NEDENLERİ
|
: Ağustos 11, 2007, 01:16:48 ÖS
|
|
ŞOKUN NEDENLERİ
Şok temelde dolaşımdaki kan miktarının azalmasıdır; dolayısıyla kan ya da plazma kaybına yol açan bütün durumlar şokla sonuçlanabilir. Bu tür durumların başında yaralardan kaynaklanan dış kanamalar ve tümör ya da ülser yakınındaki bir kan damanmn aşınmasıyla ortaya çıkan iç kanamalar gelir. İkinci sırada yanıklar önemlidir; yanık alanındaki küçük damarlardan bol miktarda plazma sızar. Bağırsak tıkanmalarıda yanıklara benzer; bu durumda plazma tıkanma noktasmda bağırsak duvarından sızar. Şiddetli ishalde ya da uzun süreli kusmanın yol açtığı aşırı su ve tuz kaybı en sık görülen öteki şok ne denlerindendir. Sıvı bölümü azalan kan koyulaşır, böylece dolaşımdaki kan miktarı da azalır.
Kan besleyici maddelerin ve özellikle oksijenin dokulara ulaşmasını sağlar. Yaşamsal nitelikteki bu işlevin bozulması organizma açısmdan çok büyük sorunlar yaratır. İlk ve en önemli sorun atardamarlardaki kan basıncınm bazen çok şiddetle düşmesidir. Tansiyon düşmesiyle birlikte dokulara kan akışı da tehlikeli ölçüde azalır; hücrelere yeterli oksijen gitmediğinden hastalık belirtileri ortaya çıkar. Şok belirtileri zamanla bütün vücuda yayılır ve oksijen azlığına çok duyarlı olan sinir sistemi bu durumdan öncelikle etkilenir. Deri damarlarındaki kan miktarı çok azaldığından hasta çok solgun görünür. Ayrıca solunumu sıldaşır; bunun nedeni kana olabildiğince fazla miktarda oksijen sağlamaktır.
Hasta çevresiyle ilişkisinin kopmasına yol açan bir uyuşukluk içine girer. Bununla birlikte genellikle huzursuzdur ve bunaltı eğilimi gösterir.
Nabız çok hızlı ve zayıftır, çünkü vücut şokla karşılaştığmda edilgen kalmaz. Çeşitli savunma mekanizmaları hemen harekete geçer. Bunların en önemlisi böbreküstü bezlerinden adrenaun ve noradrenalin adlı hormonların salgılanmasıdır. Noradrenalin dokularda sempatik sinir lifleriııin uçlanndan da
salgılanır. Adrenalin daha çok kalp üzerinde etkilidir; kalp atışlannı hızlandınr. Noradrenalin ise vücudun bütün küçük atardamarlarını daraltır. Bu düzenleyici süreçlerin yararı açıktır: Ritmi hızlanan kalp, dolaşıma daha fazla kan verir. Kasılarak daralan atardamarlar dolaşımda bulunan az miktarda kana uyum sağlayacak duruma gelir. Bu uyumun sağlanamaması kanın çok geniş bir damar yatağmda dağılarak çevrede göllenmesine ve hastanıiı ölümüne yol açar. Söz konusu iki savunma süreci birlikte kamn damarlarda normalden daha hızlı dolaşmasmı sağlar. Böylece dokulara en azından yaşamı sürdürecek düzeyde oksijen ulaşır. Kan ya da plazma kaybı bu süreçlerle karşılanamayacak kadar şiddetliyse beyne giden oksijenin yetersiz kalması nedeniyle hasta bilincini yitirir. Oksijen eksikliğinden etkilenen çevrel küçük damarlar da gerginlilderini yitirerek genişler; kan çevrede özellikle karın organlarmda göllenir ve kalbe geri dönemez. Böylece hasta şokun geriye dönüşü olmayan evresine girer.
|
|
|
|
|
1074
|
Sağlık / İlk Yardım / ŞOK BELİRTİLERİ NELERDİR
|
: Ağustos 11, 2007, 01:16:20 ÖS
|
|
ŞOK BELİRTİLERİ NELERDİR Şok durumunda tansiyon düşüldüğünün yanı sıra bilinç kaybına kadar varabilen bilinç bulanıklığı, şiddetli solgunluk, deride nemlilik, nabızda hızlanma ve zayıflama, solunum güçlüğü (hava açlığı), şiddetli susama, idrarda azalma ve beyindeki dolaşım bozukluğuna bağlı olarak bunaltı, huzursuzluk, saldırganlık, uyuklama gibi belirtiler görülebilir. Hastada bu belirtilerin hepsi bir arada bulunmayabilir; herhangi birinin tek başına bulunması da şok tablosuna işaret etmeyebilir. Sendromunun ortaya çıkma nedenlerine ve gelişme süreçlerine göre başlıca dört şok tipi ayırt edilebilir.
Kalp kökenli şok kalbin kasılması (sistol) sırasında pompalanan kan miktarının düşmesine bağlıdır. Kalp kasına zarar veren enfarktüs ya da iltihap (miyokardit) ve kalp karıncıklarının yetersiz dolmasına yol açan ritim bozuklukları ya da kalp dış zarında sıvı birikmesi gibi bir nedenle kalbin pompaladığı kan miktarının düşmesi sonucunda gelişir.
İkinci tip şok dolaşımdaki kan hacminin birden ve önemli ölçüde azalmasına bağlıdır. Bu tip şok kanamalarda, yanık, şiddetli ishal gibi durumlara bağlı organik sıvı kayıplarında ve travmalarda ortaya çıkar.Septik şok bakterilerin salgıladıkları endotoksinlerin etkisiyle dolaşım sisteminin zayıflamasına ve kan basıncının düşmesine bağlıdır.
Sinir sistemi kökenli (nörojen) şok ise gerek omurilik hastalıklarında görüldüğü gibi kan damarlarının çapını denetleyen sinirsel iletinin kesilmesi, gerek şiddetli bir ağrı ya da güçlü bir duygu nedeniyle kalp atışlarının refleks olarak yavaşlaması sonucunda ortaya çıkabilir.
|
|
|
|
|
1075
|
Sağlık / İlk Yardım / Şok Çeşitleri ve Tedavisi Nelerdir
|
: Ağustos 11, 2007, 01:15:09 ÖS
|
|
Şok Çeşitleri ve Tedavisi Nelerdir Tıpta da akut dolaşım yetmezliğiyle ortaya çıkan çok ağır ve hayati ciddiyet belirten bir sendromu anlatır. Dolaşım yetmezliği kan basıncının düşmesine ve iç organlarla çevre dokulara giden kanın aniden azalmasına bağlı belirtilere yol açar.
|
|
|
|
|
1076
|
Sağlık / İlk Yardım / Kalp krizinde ilk yardım
|
: Ağustos 11, 2007, 12:55:06 ÖS
|
|
Kalp krizinde ilk yardım : Kalbi besleyen damarların tam veya kısmen tıkanması sonucu oluşur. Kalp kasının o bölümüne yeterli oksijen ve besin desteği kesilir.
Kalp Krizi Belirtileri:
* Sayıklama ile birlikte göğüste rahatsızlık.
* Göğüsün ortasında 10 dakikadan fazla süren rahatsızlık. (Basınç,Sıkışma,Doluluk,Ağrı)
* Omuzlara, kollara, boyuna yayılabilen ağrı.
* Bulantı,terleme,kısa kısa nefes.
* Soluklaşma ve/veya derinin morarması.
Bu durumdaki bir kişiye yaklaşım, olay yerine derhal bir sağlık ekibi çağrılması ile beraber yürütülmelidir.
|
|
|
|
|
1077
|
Sağlık / İlk Yardım / Kaza anında yapılması gerekenler nelerdir
|
: Ağustos 11, 2007, 12:54:02 ÖS
|
|
Kaza anında yapılması gerekenler nelerdir:Herhangi bir trafik kazasıyla karşılaştığımızda, kazazedeye hemen ilkyardım uygulaması yapmadan önce, mutlaka uygulamamız gereken iki önemli işlem daha vardır.
Bunlar:
1. Kendinizin ve ortamın güvenliğini sağlayın. Örneğin; araç sürücüsü olarak trafikte hızlı seyir halindeyken, gidiş yönünüzde tehlikeli bir durumu farkettiyseniz, dörtlülerinizi yakıp hızınızı azaltın ve dikkatli bir şekilde yolun sağına geçin. Aracınızı, kaza yapan aracın içinde bulunduğu tehlike tipine göre (yanmakta olan araç, elektrik direğine çarpma sonucu aracın üzerine yüksek gerilim hatlarının düşmesi, vb.) yeterince uzak ve güvenli bir bölgeye dörtlüleriniz açık kalacak şekilde park ediniz. Ancak aracınızı çok uzağa park ederseniz, ilkyardım yapmak için çok zaman kaybetmiş olursunuz. Sadece aracınızın dörtlülerinin açık kalması yetmez; tehlike uyarıcısı reflektörlerinizle ve varsa sinyalli acil fenerinizle kaza mahallini, seyir halindeki diğer sürücülerin yeni kazalara yol açmaması için koruma altına alın. Çok gerekmedikçe, trafiği tamamen kesintiye uğratmayın.
Yanmakta olan bir araçla karşı karşıyaysanız; aracınızı rüzgarın esme yönüyle tehlike kaynağı arasında olacak şekilde park edin. Kısacası; rüzgarın, yanmakta olan araçtan sıçrayabilecek hiçbir şeyi sizin aracınıza taşımasına izin vermeyin.
Elektrik direğine çarpan bir araçla karşılaştığınızda, araç üzerinde elektrik telleri olup olmadığını dikkatli bir şekilde kontrol etmeniz ve ‘Elektrik Arıza (186)’ya haber vererek, ortamdan elektriği uzaklaştırmanız güvenli bir davranış olacaktır.
Karşı şeritte meydana gelen trafik kazalarında, ilkyardımcı olarak kendimizi korumak çok daha önem kazanır. Bu gibi durumlarda aracınızı güvenli bir yere park etmiş olmanız, tek başına yeterli olmayacaktır. Özellikle trafiğin hızlı seyrettiği ve yoğun olduğu otobanlarda, yolun ortasındaki bariyerleri de gözönüne aldığınızda, karşıdan karşıya geçmenin ne kadar tehlikeli olduğunu düşünebilirsiniz. Hele bir de viyadük üzerindeyseniz, sakın karşıdan karşıya geçmeye kalkışmayın! (Dikkat! Viyadükler arası uçurum tehlikesi)
2. Kaza mahallini hızlıca değerlendirdikten sonra, size en yakın ambulans servisini arayın. Yanınızda işe yarayabileceğine inandığınız başkaları varsa, onlardan da yardım isteyin. Örneğin; bu gönüllü kişilerden ‘seyirci kuru kalabalığın’ kaza mahalline üşüşmesini engellemede, ‘Alo Trafik (154)’ veya ‘Alo Jandarma (156)’yı arattırmada ve güç gerektiren işlemlerde yararlanabilirsiniz. Böyle davranmanız size zaman ve saygınlık kazandıracaktır. Bir ambulans servisinden yardım isterken, kendinizi yeterince tanıtın, olayı, olay yerini, yaralı sayısını ve telefon numaranızı açıklayıcı bir şekilde bildirin.
Kendinizin ve ortamın güvenliğini sağlayıp gerekli yardımları istedikten sonra, kazazedeye ilkyardıma başlayabilirsiniz. Travmalı hastaya ilkyardımda ana kuralımız, hastanın bizim hatalı taşımamızdan kaynaklanan yeni zararlara maruz kalmaması olmalıdır. Bunun için hastayı araçtan çıkarırken baş, boyun ve bel bölgesinin dikey düzlemini korumamız gerekir. Kazazedeyi gerekmedikçe hareket ettirmeyin. Kazazedeye yardımlarınız daima mantıklı bir gerekçeye dayanmalıdır. Örneğin; ciltten dışarıya doğru olan bir kanamayı üzerine sıkıca bastırarak veya kanamanın üst tarafındaki tek kemikli bölgeye turnike uygulayarak durdurmak için çok tereddüt etmeyin. ‘Hastayı karga tulumba taşıma yüzünden birçok kazazede sakat kalıyor veya ölüyor.’ İlk yardım, acil yardım... , Kaza anında yapılması gerekenler , nedir ? - nedemek ? - anlamı nedir ? - nezaman ? - nasıl ? - niçin ? - nerde ? - ne demektir ? - neden ? - ne denir ? - kim ? - kimdir ? Kaza anında yapılması gerekenler kim , Kaza anında yapılması gerekenler nerede , Kaza anında yapılması gerekenler ne , Kaza anında yapılması gerekenler nedir , Kaza anında yapılması gerekenler nasıl , neden Kaza anında yapılması gerekenler , niçin Kaza anında yapılması gerekenler , ne için Kaza anında yapılması gerekenler , Kaza anında yapılması gerekenler anlam , Kaza anında yapılması gerekenler sebep , Kaza anında yapılması gerekenler açıklama , Kaza anında yapılması gerekenler bilgi , Kaza anında yapılması gerekenler hakkında , Kaza anında yapılması gerekenler yapılır , Kaza anında yapılması gerekenler hakkında bilgiler...
|
|
|
|
|
1078
|
Sağlık / İlk Yardım / İlk yardımcıda olması gereken özellikler nelerdir
|
: Ağustos 11, 2007, 12:53:03 ÖS
|
|
İlk yardımcıda olması gereken özellikler nelerdir:
*Oturduğu ve çalıştığı yerleşim biriminin coğrafi özelliklerini, ulaşım olanaklarını, sağlık kuruluşlarının yerlerini, özelliklerini, uzaklıklarını bilir.
*Yaşadığı ülkenin sağlık ve idari mevzuatına yabancı değildir, toplumsal ve bireysel sağlık sorunlarına duyarlıdır. Temel sağlık ve insan vücudu bilgisine sahiptir.
*Birey olarak kendisini sağlıklı, zinde tutmaya çalışır. Düzenli spor yapar, düzenli sağlık kontrolünden geçer, madde bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durur. Dengeli beslenmeye gayret eder. Kendi vücudunun kapasitesini bilir, uygulayacağı ilkyardım tekniğini gereğinde buna göre seçer.
*İşyerinin fiziksel özelliklerini, özellikle acil çıkışı, yangın hortumu vb. yerleri önceden bilir. Kurumundaki idareciye, şoföre, varsa sağlıkçıya, en çabuk nasıl ulaşacağını bilir. *İşyerinde ve çevrede gerekebilecek telefon numaralarını yanında taşır.
*Sakin, pratik, dengeli, olgun, yardımsever, girişken bir kişi olarak tanınır.
*Bir kaza anında, aldığı eğitim nedeniyle kendisi ve ortamdakilere yardımcı olabilecek bir kişi olduğunun bilinci ve güveni ile paniğe kapılmaz, düşünerek davranır.
*Davranışları hızlı ancak bilinçli, sıralı ve ölçülüdür.
*Bir kahraman değil ilkyardımcı olduğunu bilir, kendisini asla tehlikeye atmaz.
*Bilgisinin olmadığını düşündüğü durumlarda bir şey yapmaz, yardım çağırır.
*Bir sağlıkçının yardıma gelmesiyle, ona bilgi verip onun yardımcısı durumuna geçer. Bilgi ve yetki sınırlarını bilir.
*Üzerinde girişimde bulunacağı kişi ya da yakınının onayını aldıktan sonra müdahalesini yapar. Gereğinde çevre dekileri de örgütleyerek çalışır.
*Güvenli ve kararlı bir konuşma tarzı vardır. Kullanacağı ses tonu ve kelimeleri iyi seçer. Sürtüşmeye meydan vermez.
*İlkyardım bilgisi içinde yapılması gereken ve yapılmaması gerekenler olduğunu bilir. Yararlı olmak kadar zarar vermemeye de çalışır. Duyguları ve ortam etkisiyle değil, bilgileri ile tarafsız bir değerlendirme yaparak karşısındakinin ilkyardım girişimlerine gerçekten gereksinimi olup olmadığını belirler.
*Uygun ilkyardım uygulamasını doğru yere, yeterli sayı ve şiddette, yeterli süre uygular. Her uygulamadan sonra yaptığının doğru ve yeterli olduğunu kontrol eder. Eksik ya da yanlıştan dönmeyi bilir.
*Edindiği bilgi ve becerilerin bir süre sonra unutulacağını, bazılarında değişiklikler olabileceğini bilir. Unutmamak için becerilerini kendisi ve yakınları üzerinde zaman zaman dener. *İşyeri hekimi, sağlıkçı, ilkyardım eğiticisi ile gerektikçe ilişki kurar. Belli aralıklarla eğitimini tazelemek için isteklidir. Çevresindeki olayları yakınındaki ilkyardımcı ve sağlıkçılarla tartışır. İlk yardım, acil yardım... , İlk yardımcıda olması gereken özellikler , nedir ? - nedemek ? - anlamı nedir ? - nezaman ? - nasıl ? - niçin ? - nerde ? - ne demektir ? - neden ? - ne denir ? - kim ? - kimdir ? İlk yardımcıda olması gereken özellikler kim , İlk yardımcıda olması gereken özellikler nerede , İlk yardımcıda olması gereken özellikler ne , İlk yardımcıda olması gereken özellikler nedir , İlk yardımcıda olması gereken özellikler nasıl , neden İlk yardımcıda olması gereken özellikler , niçin İlk yardımcıda olması gereken özellikler , ne için İlk yardımcıda olması gereken özellikler , İlk yardımcıda olması gereken özellikler anlam , İlk yardımcıda olması gereken özellikler sebep , İlk yardımcıda olması gereken özellikler açıklama , İlk yardımcıda olması gereken özellikler bilgi , İlk yardımcıda olması gereken özellikler hakkında , İlk yardımcıda olması gereken özellikler yapılır , İlk yardımcıda olması gereken özellikler hakkında bilgiler...
|
|
|
|
|
1079
|
Sağlık / İlk Yardım / Kırıklarda İlkyardım Nasıl Yapılır
|
: Ağustos 11, 2007, 12:51:15 ÖS
|
|
Kırıklarda İlkyardım Nasıl Yapılır ?
Kemik bütünlüğünün çarpma ya da düşme sonucu ortadan kalkmasına kırık denir. Kırık kemik parçaları cildi delerek dışarıya çıkmış ise buna açık kırık, cilt sağlam ise kapalı kırık olarak tanımlanır.
|
|
|
|
|
1080
|
Sağlık / İlk Yardım / Kırıklarda ik yardım
|
: Ağustos 11, 2007, 12:49:55 ÖS
|
|
Kırıklarda ik yardım :Kırıklar, büyük kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar dışında, hayatı doğrudan tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı yaklaşımlar sonucu bir boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç kalabilir, kol yada bacak kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları ve sinirleri kesilip durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen omuz çıkığı ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir. İlkyardımcının temel hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü hareketsiz hale getirerek, kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek, ağrısız ve güvenli bir şekilde naklini sağlamaktır.
|
|
|
|
|
1081
|
Sağlık / İlk Yardım / Bayılma Esnasında İlk Yardaım Nasıl Olmalı
|
: Ağustos 11, 2007, 12:46:35 ÖS
|
|
Bayılma Esnasında İlk Yardaım Nasıl Olmalı Aniden ortaya çıkan dolaşım yetmezliğine bağlı olarak, beynin kısa süreli kansız kalması sonucu görülen geçici bilinç kaybıdır. Nedeni; açlık, kan basıncının düşmesi, beklenmedik bir olay veya herhangi bir şeyle karşılaşma, aşırı sevinç ya da üzüntü, uzun süre havasız ve kapalı ortamda bulunma vb, olabilir.
İlkyardım:
* Kişi, hemen sırt üstü yatırılarak ayakları yükseğe kaldırılır (şok pozisyonu verilir ),
* Sıkı giysiler gevşetilir, kapalı ortamdaysa açık havaya çıkarılır,
* Yüzüne su serpilebilir, bu uyarı sonucunda kişi daha çabuk kendine gelir,
* Uyarıcı olarak hoş olan (kolonya) veya hoş olmayan (soğan kokusu vb ) kokular
koklatılabilir,
*Kişi kendine geldiğinde hemen ayağa kaldırılırsa yine bayılacağı için önce oturtulur.
İçecek bir şeyler verilir (açlıktan bayılmışsa şekerli içecekler, tansiyon düşüklüğü
veya aşırı sıcak ve terleme söz konusu ise tuzlu ayran tercih edilmelidir).
*Eğer 5 dakikaya kadar kişi halen kendine gelmemişse mutlaka hastaneye götürülmelidir.
|
|
|
|
|
1082
|
Sağlık / İlk Yardım / Yanık Nedir
|
: Ağustos 11, 2007, 12:45:10 ÖS
|
|
Yanık Nedir? Isı, ışın, elektrik veya kimyasal maddelere maruz kalma sonucunda deri ve derialtı dokularda meydana gelen bir çeşit yaralanmadır.
Yanıkların değerlendirilmesi : yanıkların şiddetini 5 ETKEN belirler.
1-Derinlik
1. derece yanıklar: Derinin sadece en üst tabakasının zedelendiği yanıklardır. Kızarıklık, gerginlik ve ağrı görülür. Örnek: güneş yanıkları.
2. derece yanıklar: Derinin üst ve değişen oranlarda alt kısmının etkilendiği yanıklardır. Kızarıklık, gerginlik, ağrı ve su toplanması (bül) ile karakterizedir.
3. derece yanıklar: Tüm deriyi kapsayan; derialtı dokularına, derin dokulara ve hatta kemiklere kadar ulaşan yanıklardır. Deri kuru kayış gibi olabilir veya renk değişikliği görülebilir (kömür gibi, beyaz veya kahverengi olabilir ). Şiddetli yanıklarda, yüzeysel sinir uçları ve kan damarları zedeleneceğinden yanık alanda his kaybı olabilir, buna karşın çevredeki daha az yanmış olan doku aşırı ağrılı olabilir.
2- Yüzey miktarı : Dokuzlar kuralı ile belirlenir.
3- Kritik alanların yanması : Eller ayaklar, yüz ve cinsel organlar.
4- Hastanın yaşı : Çok genç veya çok yaşlı olma.
5- Hastanın genel sağlık durumu : Diğer yaralanmalar veya hastalıklar (diabet, kalp, kronik böbrek hastalığı vb gibi).
HAFİF YANIKLAR:
Vücut yüzeyinin,
% 2 sinden az olan 3. derece yanıklardır.
% 15 inden az olan 2. derece yanıklardır.
ORTA ŞİDDETLİ YANIKLAR
Erişkinlerde vücut yüzeyinin,
% 2-10 u arasındaki 3. derece yanıklar (el, ayak, yüz, cinsel organ hariç)
% 15-25 i arasındaki 2. derece yanıklar (el, ayak, yüz, cinsel organ hariç)
% 50-75 i arasındaki 1. derece yanıklar (el, ayak, yüz, cinsel organ hariç)
Çocuklarda vücut yüzeyinin,
% 10-20 si arasındaki 2. derece yanıklar (el, ayak, yüz, cinsel organ hariç)
Bebeklerde, tüm 1. derece yanıklar (el, ayak, yüz, cinsel organ hariç)
ŞİDDETLİ YANIKLAR
Erişkinlerde vücut yüzeyinin,
% 10 undan fazla olan 3. derece yanıklar ve 3. derece el, ayak, yüz, cinsel organ yanıkları.
% 25 inden fazla olan 2. derece yanıklar.
Çocuklarda vücut yüzeyinin % 20 sinden fazla olan 1. derece yanıklar
Bebeklerde, tüm 3. derece yanıklar.
|
|
|
|
|
1083
|
Sağlık / İlk Yardım / Açık Yaralanmalarda İlkyardım Nasıl Olmalı
|
: Ağustos 11, 2007, 12:43:43 ÖS
|
|
Açık Yaralanmalarda İlkyardım Nasıl Olmalı:
* Kanamayı durdur.
* Yaranın daha fazla kirlenmesini önle ( yara bandı veya steril gazlı bezle kapatarak).
* Yaralı kısmın hareket etmesini önle; dinlendir.
* Yara çok kirli ise mutlaka pansumanla kapatılmadan önce bulunabilecek en temiz su ile yıkanmalıdır. Bulunabilecek en temiz su : elimizin altında çaydanlıkta kalmış kaynamış ve soğumuş su, yoksa musluk suyu ya da şişe içinde satılan sular kastedilmektedir.
* Eğer açık yara, kirli-paslı metal veya toprakla temas etmişse, mutlaka TETANOS SERUMU ve/veya AŞISI yaptırılmalıdır.
* Yarada yabancı cisim varsa (Yabancı cisim batmışsa); TIKLA
- Yabancı cisimleri çıkarmaya çalışmayın
- Yabancı cismi sabitlemek üzere kalın pansuman malzemesi kullanın
- Hastayı vakit kaybetmeden hastaneye götürün
* Organ kopması söz konusu ise:
Mutlaka temiz, nemli ve soğukta muhafaza edilerek hastaneye götürülmelidir. ( Asla ıslatılmaz ve dondurulmaz ! )
Bunun için;
1- Kopan organ, nemli steril gazlı beze (yoksa en temiz su ile ıslatılarak iyice sıkılmış en temiz kumaş parçasına) sarılır.
2- Delik olmayan bir naylon torbaya konularak ağzı sıkıca kapatıldıktan sonra, bu naylon torba:
3- Buzlu su içine konarak, hastayla birlikte hastaneye götürülür. Burada önemli olan nokta: organın dondurulmadan ve ıslatılmadan hastaneye ulaştırılmasıdır. O nedenle organ doğrudan su içine veya buz üzerine konmaz !
Hasta ve kopan organ uygun koşullarda 6-12 saat içinde hastaneye yetiştirildiğinde; organın eski işlevlerini aynen yerine getirme olasılığı çok yüksektir.
|
|
|
|
|
1084
|
Sağlık / İlk Yardım / AÇIK YARALANMALAR NELERDİR
|
: Ağustos 11, 2007, 12:42:43 ÖS
|
|
AÇIK YARALANMALAR NELERDİR:
SIYRIK (Abrezyon): Derinin sert ve pürtüklü bir yüzeye sürtünmesi sonucu oluşan yüzeysel yaralanmalardır. Yaralanan kısımdan kan sızabilir. Oldukça ağrılı olabilirler. Sıyrıklar, varsa antiseptikle silinebilir yoksa sabunlu su ile yıkanıp kuru ve temiz tutuldukları sürece daha çabuk iyileşirler. Ancak, kirli veya ıslak bir iş yapılacaksa yara mutlaka kapatılmalıdır.
KESİK (Laserasyon): Keskin ve düzgün yüzeyli nesne ile meydana gelir. Kesilmiş düzgün veya parçalı bir yara oluşur. Kesik şeklindeki yara deri altındaki dokuya, kasa, sinire ve kan damarlarına kadar derinleşebilir.
Kesik yaranın kenarları antiseptikle silinir ve yara ağzı ucuca getirildikten sonra üzeri steril gazlı bezle kapatılarak, yaralı hastaneye götürülür.
YIRTIK; KISMİ KOPUK (Avülsiyon): Derinin bir parçası ya tamamen kopmuştur ya da küçük bir kısmı ile bağlı kalmıştır. Genelde çok kanarlar. Bu tip yaralanmalarda kısmen yada tam kopmuş olan deri (flap), yaranın üzerine, normal yerine yerleştirilmeli, daha sonra üzeri steril pansumanla kapatılmalıdır. Yaralı hemen hastaneye götürülmelidir.
DELİNME: Bıçak gibi kesici-delici aletler veya kurşun gibi nesnelerle meydana gelir. Yara girişi küçük olduğundan, dışa kanama genellikle önemli değildir. Ancak derindeki dokulara önemli zarar verebilirler. Eğer bu yaralanma göğüs veya karında ise öldürücü olabilir.
|
|
|
|
|
1085
|
Sağlık / İlk Yardım / YARALANMA Nedir
|
: Ağustos 11, 2007, 12:41:25 ÖS
|
|
YARALANMA Nedir:
Deri ve derialtı dokularının hasarına YARA denilmektedir. Yaralanmalarda genellikle ağrı ve fonksiyon kaybı vardır.
Yarayı açık ve kapalı olmak üzere iki başlık altında inceleyebiliriz. Her türlü açık yara enfeksiyon için açık bir kapı demektir.
O nedenle yaraya hemen müdahale edilmelidir
|
|
|
|
|
1086
|
Sağlık / İlk Yardım / Şokta İlkyardım Nasıl Olur
|
: Ağustos 11, 2007, 12:40:29 ÖS
|
|
Şokta İlkyardım Nasıl Olur:
- Öncelikle ABC değerlendirilir ve devamlılığı sağlanır (bkz : temel yaşam desteği) .
- Sıkı giysiler gevşetilir.
- Şok Pozisyonu verilir: bacaklar 25-30 cm yükseğe (kalp seviyesine) kaldırılır.
- Kanama durdurulur, kırıklar desteklenir, yaraların pansumanı yapılır.
- Isı kaybına karşı hastanın üstü örtülür.
- Hastanın nabzı, solunumu düzenli aralıklarla kontrol edilir.
- Yiyecek ve içecek kesinlikle verilmez.
|
|
|
|
|
1087
|
Sağlık / İlk Yardım / Şokun Belirti ve Bulguları Nelerdir
|
: Ağustos 11, 2007, 12:40:00 ÖS
|
|
Şokun Belirti ve Bulguları Nelerdir:
- Huzursuzluk ve endişe - Bakışlar mat ve anlamsız, gözbebekleri genişlemiş
- Hızlı ve zayıf nabız - Susama hissi
- Soğuk ve nemli deri - Bulantı ve kusma
- Aşırı terleme - Hipotansiyon
- Solukluk ve siyanoz - Hızlı gelişen şokta, şuur kaybı
- Yüzeysel, hızlı, zor, düzensiz ve tutuk solunum (özellikle göğüs yaralanmalarında)
|
|
|
|
|
1088
|
Sağlık / İlk Yardım / Şok Çeşitleri Nelerdir
|
: Ağustos 11, 2007, 12:39:30 ÖS
|
|
Şok Çeşitleri Nelerdir:
Hipovolemik Şok : Damar içinde dolaşan sıvı hacmindeki azalma nedeniyle görülen şok çeşididir. Nedeni: Ani ve şiddetli sıvı veya kan kaybıdır.
Metabolik Şok : Damar dışı vücut sıvılarının kaybı söz konusudur. Nedeni: Aşırı kusma, ishal, terleme veya diyabetik koma olabilir.
Anaflaktik Şok : Şiddetli alerjik reaksiyon söz konusudur.
Nörojenik Şok : Sinir sisteminin dolaşım sistemi üzerindeki kontrolü kaybolmuştur.
|
|
|
|
|
1090
|
Sağlık / İlk Yardım / ŞOK NEDİR
|
: Ağustos 11, 2007, 12:37:59 ÖS
|
|
ŞOK NEDİR
Dolaşım sistemi, kanın tüm hücre ve dokulara ulaşmasını sağlar. Bu sistem sayesinde her hücreye oksijen ve besin maddesi taşınır ve hücrelerden metabolik atıklar uzaklaştırılır.
Beyin, medulla spinalis ve kalp gibi organların devamlı ve belirli miktarda kana gereksinimleri vardır ve kan akımının kesilmesine birkaç dakikadan fazla tahammül edemezler. Aksi halde, hücreler ya ölürler ya da fonksiyonlarını kaybederler.
Kalp, kanın dolaşım sistemi içinde sürekli dolaşmasını sağlar; bir dakikada ortalama 6 lt kanı, sadece 6 lt alan sisteme pompalar. Dolaşım sistemi tarafından, vücudun her tarafına yeterli miktarda kanın pompalanamadığı duruma ŞOK denilmektedir. Şokun oluşabilmesi için, mutlaka kişide bir sorun olmalıdır ve bu sorun kontrol altına alınamadığı için kişinin durumu gittikçe bozulmalıdır. Örnek : kişinin bacak kemiği kırılmış, şiddetli kanıyor ve hiçbir müdahale yapılmamışsa, şok gelişir.
|
|
|
|
|
1091
|
Sağlık / İlk Yardım / BULAŞICI HASTALIKLARDAN NASIL KORUNULUR
|
: Ağustos 11, 2007, 12:35:57 ÖS
|
|
BULAÅžICI HASTALIKLARDAN NASIL KORUNULUR
Hastane öncesi acil bakım personelinin bulaşıcı hastalıkların yayılma yollarını ve özelliklerini çok iyi anlamaları gerekir. Bir paramedik olarak, yukarıda anlatılan enfeksiyon zincirinin kırılmasında, sizin sorumluluğunuz çok fazladır. Hastalıkların, hastadan hastaya, hastadan kendinize, hastadan meslektaşınıza ya da ailenize; özellikle de solunum yolu ve kan yoluyla bulaşmasını önlemek üzere, gerekli önlemlerin alınması ve ambulansın temizlenmesi sizin temel görevleriniz arasındadır. Bulaşıcı hastalıklardan korunma yolları: 1- Vücudun mikroplara karşı direnci, 2- Enfeksiyon kontrolü önlemleri.
1 - VÜCUDUN MİKROORGANİZMALARA KARŞI DİRENCİ:
Mikroorganizma vücuda giriş kapılarından biriyle girer. Deri ve mukoza sağlam olduğu sürece vücudun savunma sistemleri içinde yer almakta ve mikrop girişine engel olmaktadır. Deri veya mukozada oluşabilecek en ufak bir hasar bu engelin bozulmasına ve mikrobun vücuda girmesine neden olacaktır. O nedenle, bir paramedik olarak elinizde ufacık bir sıyrık varsa ya da tırnağınızı fazla derin kesmişseniz hastanın kanına veya vücut sıvılarına kesinlikle eldivensiz dokunmayın.
Vücut mikroplara karşı I- Özgül olmayan direnç, II- Özgül dirençle karşı koyar.
I- ÖZGÜL OLMAYAN DİRENÇ: Vücuda giren her mikroorganizmaya karşı, ayırım yapmaksızın gösterilen dirençtir. Deri veya mukoza, sağlam olduğu sürece mikrobun vücuda girmesini engeller. Herhangi bir yolla deri barajını aşarak vücuda giren mikroorganizma, fagositik hücreler tarafından, Fagositoz denilen yöntemle yok edilir. RES (Retikülo endotelyal sistem) ise vücutta bulunan ağsı bir savunma sistemi olup, mikroorganizmalarla savaşır. Yangı, vücudun giren mikrobu yok ederken oluşturduğu tepkidir ( örnek, arı sokmasındaki kızarıklık ). Ateş, mikroorganizma vücuda girip çoğalırken, vücut savunma sistemini uyarır ve bu sayede mikroorganizmalar yok edilir. Savunma sisteminin uyarılabilmesi için vücut ısısının 375 - 38 °C dereceye ulaşması gerekir. Bu nedenden dolayı, hastalandığımızda ateşimiz yükselmektedir. Ateşin yükselmesi, savunma sisteminin harekete geçmesi anlamına gelmektedir. Yine aynı nedenden kişilerde ateş yükselmeye başladığında, ilaçlarla düşürmek yerine dışarıdan soğutma yolu ile ateş düşürülmeye çalışılır. Ancak ateş 38°C dereceye çıktı ise ve soğuk uygulama işe yaramamışsa, özellikle bebek ve çocuklar havale geçirmesin diye ateş düşürücü ilaçlar verilebilir. Soğuk uygulama, musluk suyu (20°C) ile yapılmalıdır. Kişi musluk suyu ile ıslatılmış çarşafa sarılabilir; ya da oda sıcaklığındaki (20°C) su ile duş aldırılabilir. Veya vücudu silinir, Ancak, ateş sık takip edilmeli ve 38 °C dereceye ulaşmışsa, ateş düşürücüler doktor önerisine göre verilmelidir.
II- ÖZGÜL DİRENÇ: Vücudun, mikroorganizmanın özelliğine göre tepki göstermesidir. Yani, vücut daha önce karşılaştığı mikroorganizmayı, tanır ve ona özel tepki gösterir, bunun diğer adı bağışıklıktır. İki çeşit bağışıklık vardır:
· DOĞAL BAĞIŞIKLIK ( DİRENÇ): Türe, ırka, genetik yapıya, yaşa, hormonal veya metabolik değişikliklere bağlı olarak görülen bağışıklıktır. Örnek; hayvan hastalıkları istisnalar dışında hayvanlardan insanlara veya insan hastalıkları, insanlardan hayvanlara bulaşmaz. Çünkü, insanda hastalık oluşturan mikroorganizmalar 36 -37° C derecede çoğalabilirler, oysa hayvanların vücut ısıları daha düşüktür.
· EDİNSEL DİRENÇ ( SONRADAN KAZANILAN BAĞIŞIKLIK): Bu bağışıklık iki şekilde ortaya çıkar.
«Pasif bağışıklık:
· Doğumdan itibaren var olan bağışıklıktır. Anneden, plasenta yoluyla (3 ay) veya emdiği sürece sütüyle bebeğe geçen savunma hücreleri, bebeği korur.
· Yapay pasif bağışıklık, hastalık etkeni vücuda girdiğinde, vücut savunmasını oluşturana kadar, dışarıdan desteklenmek üzere serum veya immünoglobülin (başka bir canlıdan alınan savunma hücreleri) verilmesiyle oluşur.
«Aktif bağışıklık:
· Doğal aktif bağışıklık, vücudun, hastalığı geçirerek bağışıklık oluşturmasıdır; örnek, HAV enfeksiyonu geçiren kişi HAV ye, HBV enfeksiyonu geçiren HBV ye ömür boyu bağışıklık kazanır. Doğal aktif bağışıklığın ömür boyu koruyucu özelliği vardır.
· Yapay aktif bağışıklık, aşılarla oluşur. Ağır seyreden hastalıkların mikroorganizmaları ölü veya zayıflatılmış olarak, daha önce o mikrop ile karşılaşmamış kişilere verilerek vücudun bağışıklık oluşturması sağlanır. Kişi gerçek mikropla karşılaştığında, hastalık daha hafif geçirilir. Yapay yolla oluştuğu için, belirli aralıklarla aşı tekrarlanmalıdır.
|
|
|
|
|
1092
|
Sağlık / İlk Yardım / HASTALIKLARIN BULAŞMA YOLLARI
|
: Ağustos 11, 2007, 12:29:56 ÖS
|
|
HASTALIKLARIN BULAÅžMA YOLLARI
Bulaşıcı: Bulaşabilme yeteneği olan.
Bulaşıcı hastalık: Bir canlıdan diğerine bulaşabilen hastalıklar.
Mikroorganizma: Doğal olarak her yerde bulunabilen, tek hücreli, karmaşık enzim yapısı olan; virüs, bakteri, parazit, mantar olarak adlandırılan mini canlılar.
Normal flora: İnsan vücudunda bulunan ve yer değiştirmedikçe hastalık yapmayan mikroorganizmalar topluluğu.
Patojen mikroorganizma ( enfeksiyon etkeni ): İnsan vücudunda (ya da hayvanda, bitkide) istenmeyen etki ( hastalık ) oluşturan mikroorganizmalardır.
Enfeksiyon: Mikroorganizmaların insan vücuduna girdikten sonra, üreyip çoğalarak, istenmeyen belirtiler ve/veya hastalıklar oluşturmasıdır.
Enfeksiyon zinciri: Mikroorganizmanın, enfeksiyon oluşturabilmesi için, tamamlamak zorunda olduğu aşamalardır.
Bulaşma yolları: Enfeksiyon etkeninin yayıldığı yollardır; doğrudan, dolaylı bulaşma vd.
Bulaşma süresi: Enfeksiyon etkeninin, bir konakçıdan diğerine bulaşabilme süresi.
İnkübasyon ( kuluçka ) süresi: Enfeksiyon etkeninin konakçıya girdikten sonra, hastalık belirtilerinin ortaya çıkması arasında geçen süredir.
Kontaminasyon: Enfeksiyon etkeninin hastanın vücudunda, giysilerde, su veya yiyeceklerde bulunmasıdır. Hastalık etkeni mikroorganizmanın bulaştığı nesnelere kontamine denir
Virulans: Mikroorganizmanın hastalık oluşturabilme yeteneği.
Çapraz Enfeksiyon: Hastalık etkeninin hasta kişiden hasta olmayan kişiye, sağlık personeli tarafından gerekli önlemlerin alınmaması(elleri yıkamama, malzemeleri sterilize etmeme vb) nedeniyle bulaştırılmasıdır.
Enfeksiyon zincirini oluşturan altı halkadan biri engellendiği takdirde enfeksiyon oluşamaz. Bu zinciri iyi bilinir ve gerekli önlemler alınırsa, bulaşıcı hastalıklardan korunmak mümkündür.
|
|
|
|
|
1093
|
Sağlık / İlk Yardım / İlk Yardım Nedir
|
: Ağustos 11, 2007, 12:27:42 ÖS
|
İlk Yardım Nedir?Ani olarak hastalanan veya kazaya uğrayan kimseye anında, olay yerinde ve çevre imkanlarından yararlanılarak yapılan, tıbbi olmayan geçici müdahaleye ilk yardım denir.
|
|
|
|
|