|
1
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Çocuklarda (Bebeklerde) Sarılık Belirtileri Nedenleri Tedavisi
|
: Haziran 28, 2008, 04:14:40 ÖS
|
|
Bebeklerin çoğu doğumdan sonraki iki ya da üç gün içinde sarılık olur. Bu, yeni doğan sanlığı ya da fizyolojik sarılık olarak adlandırılır. Normal bir durumdur. Çünkü bebeğin anne karnındayken görev yapan alyuvarlan doğumdan sonra parçalanır. Yerini yeni üretilen alyuvarlar alır. Bu parçalanma sırasında açığa çıkan bilirubin maddesini henüz tam olgunlaşmamış olan karaciğer etkisiz hâle getiremez. Bilirubin göz aklanmn ve cildin sararmasına yol açar. Fizyolojik sanlık genellikle 7-10 gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Bazı bebeklerde bilirubin fazla olabilir. Bu durumda fototerapi (ışık tedavisi) uygulanır. Doğumdan sonraki ilk haftada meydana gelen sanlık, fizyolojik sarılık olmayabilir. Bir enfeksiyona, kanamaya, karaciğer yetersizliğine, Rh uyuşmazlığına ya da enzim eksikliğine bağlı olabilir. Sarılık 15 gün içerisinde iyileşmezse hekime başvurarak nedeni anlaşılmalı ve kısa sürede hastalığın tedavisi yapılmalıdır.
|
|
|
|
|
2
|
Sağlık / Anne ve Çocuk Sağlığı / Bebek ve Annenin Kan Uyuşmazlığı Nedenleri Sonuçları Tedavisi
|
: Haziran 28, 2008, 04:13:12 ÖS
|
|
Annenin kan grubunun Rh negatif, babanın Rh pozitif olduğu durumda; bebeğin kan grubu Rh pozitif olursa Rh kan uyuşmazlığı ortaya çıkar. Böyle bir gebeiikte annede Rh pozitif kan grubuna karşı antikor üretilir. Bu antikorlar bebeğin alyuvar kan hücrelerinin çökelmesine ve önlem alınmadığında ölümüne yol açar. Rh kan uyuşmazlığında genellikle ilk çocuklar sağlıklı doğar. Fakat annede oluşan antikorları etkisiz hâle getirmek için özel bir tedavi uygulanmalıdır. Bu şekilde ikinci bir gebelikte bebeğin zarar görmesi önlenmiş olur. Çocuk sahibi olmak isteyen kişiler kan gruplarını bilmeli, Rh kan uyuşmazlığına karşı hazırlıklı olmalıdır.
|
|
|
|
|
3
|
Sağlık / Anne ve Çocuk Sağlığı / Bebeklerde Doğmalık Hastalıklar Nelerdir
|
: Haziran 28, 2008, 04:11:04 ÖS
|
|
Bebekler bazı hastalıkları doğuştan taşıyor olabilirler. Dudak, el ve ayaklarda şekil bozuklukları, yarık damak, doğuştan gelen kalça çıkığı, ağlarken morarma gibi hastalıklar bunlardan bazılandır. Bu tür hastalıklann nedenleri kalıtsal ya da gebelik döneminde bazı faktörlerin olumsuz etkileri olabilir. Doğmalık hastalıkların tanısının konması ayrıntılı tetkiklerin ve tedavisinin yapılabilmesi için sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.
|
|
|
|
|
4
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Çocuklarda (Bebeklerde) Zatürre Belirtileri Nedenleri
|
: Haziran 28, 2008, 04:09:57 ÖS
|
|
Zatürre akciğerlerin iltihabı şeklinde görülen ateşli bir hastalıktır. Nedeni çoğunlukla bakterilerdir. Solunum güçlüğü, öksürük, burun kanatlarının solunuma katılması, düşmeyen yüksek ateş gibi belirtiler görülür. Tedavinin gecikmesi yüksek ateşin yarattığı etkiler, solunum yetersizliği ölüme yol açabilir.
|
|
|
|
|
6
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Çocuklarda Yüksek ateşin nedenleri ve Yapılması Gerekenler
|
: Haziran 28, 2008, 04:08:41 ÖS
|
|
Çocuklarda vücut sıcaklığının 37,5/'C'un üzerine çıkması bir sağlık sorununun olduğunu gösterir. Yüksek ateşin nedeni herhangi bir enfeksiyon, vücudun susuz kalması ya da güneş çarpması olabilir. Ateşi yükselen çocuklar bir hekime muayene ettirilmelidir. Ateşin nedeni menenjit gibi ciddi bir hastalık olabilir. Bu tür hastalıklarda yüksek ateşi olan çocuk tedavi edilmediğinde havale geçirebilir ve merkezi sinir sistemi hasarları oluşabilir. Vücut sıcaklığı bebeklerde makattan daha büyük çocuklarda dil altı ya da koltuk altından hasta termometresi ile ölçülebilir. Yüksek ateş tespit edildiğinde hastanın kalın giysileri çıkarılmalı, kol ve bacakları su ile yıkanmalı, koltuk altı ve kasıklara su ile ıslatılmış bezler konularak ateş düşürülmeye çalışılmalıdır.
|
|
|
|
|
7
|
Sağlık / Anne ve Çocuk Sağlığı / Bebeklerde Aşılama Nedir Ne zaman aşı yapılır
|
: Haziran 28, 2008, 04:07:26 ÖS
|
İnsan vücudu hastalıklara karşı bağışıklık sistemi tarafından korunur. Bu sistem hastalık etkenlerine karşı özel antikorlar (savunma maddeleri) üretir. Antikorların üretimi için vücudun hastalık etkeni ile karşılaşmış olması gerekir. Yani hastalığa yakalandığımız zaman bağışıklı sistemi mikrobu tanır. Tekrar aynı mikrop ile karşılaştığında hazırlıklı olur. Aşılar ise hastalığa yakalanmadan vücudun hastalık etkenini tanımasını ve önceden antikor üretilmesini sağlar. Aşı, zayıflatılmış ya da öldürülmüş hastalık etkenini ya da bu etkenin zehirli ürünlerini içeren karışımlardır. Bulaşıcı hastalıklara karşı üretilen aşılar, hastalığı hiç geçirmemiş kişilere verilir (Resim 1.  . Aşılanmış kişiler ya hiç hastalanmazlar ya da hastalığı hafif geçirirler. Ülkemizde çocuklar doğumdan itibaren belirli bir aşı takvimine göre aşılanırlar. Düzenli olarak uygulanan aşılar; verem, difteri, çocuk felci, boğmaca, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, Hepatit B'dir. 2006 yılından itibaren de Haemophilus infkıenza (Hemolıîyus inflüenza ) tip b (Hib) aşısı takvime eklenmiştir. Hib, bütün dünyada yaygın görülen bir bakteri türüdür. Tüm yaşlarda görülmekle birlikte özellikle 5 yaş altında en sık görülen çocukluk hastalığı etkenlerindendir. En çok süt çocuklarında (6-18 ay) hastalık yapar. Bütün dünyada bakteriyel menenjitin en sık görülen etkenidir. Hib, menenjit dışında başka ciddi hastalıklara da yol açabilir ve çocuklarda zatürre, akciğerlerde sıvı toplanması (zatülcenp; ampiyem), kana mikrop karışması (sepsis), yutak iltihabı (kuş palazına benzer ciddi bir hastalık; epiglottit), eklem ve kemik iltihapları gibi ağır hastalıkların en önemli etkenlerindendir. Düzenli uygulanan aşılann dışmda risk altında bulunan çocuk, yaşlı ya da yetişkinlere hekim Önerisi ile grip aşısı, alerjik durumlara karşı aşılar uygulanmaktadır. Kuduz aşısı ise hastalık etkeni ile karşılaşıldığında veya şüpheli durumda uygulanır. Devlete ait sağlık kuruluşlarında ücretsiz aşı hizmeti verilmektedir. Sağlık ocakları, ana çocuk sağlığı merkezleri bu hizmeti veren kuruluşlardır.
|
|
|
|
|
8
|
Sağlık / Anne ve Çocuk Sağlığı / Çocuk Beslenmesi Nasıl Olmalıdır Bebeklere Neler Yedirilmelidir
|
: Haziran 28, 2008, 04:02:47 ÖS
|
|
Yeni doğan bir bebeğin beslenmesindeki amaç ihtiyacı olan temel besin maddelerini karşılamaktır. Bu yolla bebek beklenilen hızda büyüyecek ve önemli sağlık sorunlarıyla karşılaşmayacaktır.
Bebekler için en iyi besin anne sütüdür. Bebekler doğar doğmaz emzirilmeye başlanmalı ve en az 4-6 ay emzirilmelidir. Özellikle doğumdan sonra verilen ilk besin anne sütü olmalıdır. Çünkü doğumdan sonra ilk 2-3 gün anne sütü antikorlar bakımından zengindir. Bu bebeği hastalıklara karşı korur ve bağışıklık sisteminin direncini artırır. Anne sütü bebeğin gelişimi için gerekli protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineralleri içerir. Bebeği beslerken doğru emzirme tekniğinin bilinmesi gerekir. Emzirme sırasında bebek yarı oturur durumda tutulmalıdır. Anne de oturur durumda oknalı ve memesini bebeğin burnunun tıkanmasını önleyecek şekilde bir eliyle üstten bastırarak bebeğin ağzına vermelidir.
Emzirmede her iki memede kullanılmalıdır. Bebeğin her isteyişinde emzirilmelidir. Yeni doğan döneminde anne sütünden başka bir besine gerek yoktur. Doğru emzirme tekniğinin kullanılması sütün azalmasını ve erken dönemde ek gıdalara geçilmesini engeller. Anne sütünün yeterli olması durumunda bebeğin kilo artışı ve idrar miktarı normaldir. Uykusu sakin ve düzenlidir. Hiçbir ek gıda anne sütünün yerini tutamaz. Zorunlu nedenlerle anne sütü verilemiyor ise çocuğun beslenmesi konusunda sağlık personeline danışılmalıdır. Çocuğun büyüme ve gelişmesinde yeterli ve dengeli beslenmesi önemlidir. Annenin yeterli sütü var ise en az bir yaşına kadar emzirmeye devam edebilir. Ancak 4-6 aydan sonra ek besinlere başlanılmalıdır. Büyümekte olan çocuğun enerji gereksinimi arttığından, anne sütünün karşılayamadığı bazı mineral, vitamin ve proteinlere olan gereksinimi de artar. Ek gıdalar bu açığı kapatmak için gereklidir.
|
|
|
|
|
9
|
Sağlık / Anne ve Çocuk Sağlığı / Çocuk (Bebek) Bakımı Nasıl Yapılır Nelere Dikkat Edilmelidir
|
: Haziran 28, 2008, 03:59:26 ÖS
|
|
Bebeğin doğumdan itibaren en iyi bakımını sağlayacak olan anne, babası ve ailedeki diğer bireylerdir. Bebek bakımı hakkında bilgili olmak ve bazı sağlık ilkelerine uymak özellikle ilk ayların sorunsuz geçirilmesinde önemlidir. Çocuk bakımının temel ilkelerinden biri doğumdan itibaren düzenli aralıklarla sağlık kontrolüne gidilmesidir. Bu büyüme ve gelişmenin izlenmesinin yanında bazı hastalıkların erken tanısı için önemlidir. Örneğin kalça çıkığı, solunum bozukluğu, fenilketonüri, hipotiroidizm gibi metabolizma hastalıkları özellikle ilk aylarda fark edilebilen ve gecikmeden tedavisi yapılması gereken sağlık sorunlarıdır. Günlük bakımda, bebeğin altının sık değiştirilmesi ve temizlenmesi, mümkün oluyorsa her gün banyo yaptırılması bebeğin sağlığım olumlu yönde etkiler. Banyo, bebeği rahatlatır, derisini canlandırır ve kan dolaşımım hızlandırır. Alt bezlerinin atılabilen bezlerden olması kullanım kolaylığı sağlar. Yıkanabilen bezlerden kullanılacaksa pamuklu olması tercih edilmelidir. Kirlendiğinde sabunlu su ile yıkanıp iyice kaynatılmalı ve durulanmalıdır. Bebeğin altının kirli kalması pişiklere yol açabilir. Bez değiştirilirken temizlik önden arkaya doğru yapılmalı ve duru su ile silinmelidir. Bebeği açık havada dolaştırmak ve güneş ışığı almasını sağlamak yararlıdır. Açık hava bebeğin ev ortamının dışına alışmasını, bağışıklığını güçlendirmesini sağlayacaktır. Özellikle güneş ışınlan vücutta D vitamini sentezini artırdığından kısa süreli geziler ve açık havada bulunmak kemik ve diş gelişimi için yararlı olacaktır. Bebeklerin bakımında dikkat edilecek bir başka ilke de seçilecek giysilerin uygunluğudur. Bebeklere pamuklu ve rahat olan tulum gibi giysiler giydirilmelidir. Soğuk havalarda yünlü yelekler kullanılmalı, ayaklarına sıcak tutan çorap ve patikler giydirilmelidir. Bebekleri kundaklamamak gerekir. Kundaklamak doğuştan gelen kalça çıkığının tedavisini güçleştirir. Kundaklamanın aksine kalça çıkığı olan bebeklere geniş ara bezi kullanmak gerekir.
|
|
|
|
|
10
|
Sağlık / Anne ve Çocuk Sağlığı / Çocuklarda Büyüme ve Gelişme Nasıl Olur
|
: Haziran 28, 2008, 03:58:18 ÖS
|
|
Çocuğun büyüme ve gelişmesinin beklenen düzeyde olup olmadığını anlamak için düzenli aralıklarla izlenmesi gerekir. Bu amaçla hazırlanmış büyüme eğrileri gelişimi izlemek için yararlıdır (Grafik 1.1). Büyümenin ve gelişmenin izlendiği kontroller çocuklarda ortaya çıkabilecek çeşitli hastalıkların, bedensel ya da zihinsel engellerin erken dönemde fark edilmesini ve tedavisinin yapılmasını sağlar.
Türkiye standartlarına göre zamanında doğan bir bebek 48-50 cm boyundadır. Kütlesi 3000-3500 gramdır. Gelişimi normal seyreden 1 yaşındaki çocuk doğum kilosunun üç katına, boyu da doğum sonrasının 1,5 katına erişir. Boy ve kilo artışının yanında çocuklar aylara ve yaşa göre kazanılan bedensel yetenekler ve zihinsel gelişim özellikleri gösterirler. Bu Özellikler aşağıdaki gibi sıralanabilir.
Yeni doğan: Sırt üstü yatırıldığında dizlerini karnına çeker, kollarını kıvırır. Yüz üstü yatarken başını yana çevirebilir. Emme, arama, yakalama refleksi vardır.
1 aylık: Yüz üstü yatırılınca başmı kaldırabilir. Ellerinden tutup oturtulur duruma getirilirse başı geriye düşer.
3 aylık: Yüz üstü yatırılınca kollan ile destek alarak başını kaldırır, sağa sola çevirir. Ellerinden tutup oturtulur duruma getirilirse başım dik tutar. Gülümser ve ses çıkarır. Arka bıngıldak kapanır.
6 aylık: Destekle oturabilir. Yabancıları tanıdıklarından ayırabilir. Alt çenedeki ilk kesici dişleri çıkar.
9 aylık: Destekle ayakta durabilir ve yürüme hareketleri yapar. Emekler, "baba", "anne", "mama" gibi iki heceli sözcükleri söyler.
12 aylık: Elinden tutulunca yürür. Söylenenlerin bazılarını anlar. Söylediği sözcük sayısı artar. Top ile oynar. 6-8 dişi vardır.
24 aylık: Merdiven iner çıkar. Organlarını tanır. Tuvalet ihtiyacını söyler. Eşyalara tırmanır. Üç sözcüklü cümle kurabilir. 16 dişi vardır.
4 yaşında: Sayı sayar. Renkleri tanıyabilir. Grup oyunlarına katılabilir. Masal anlatır. Tuvaletini kendi yapar.
6 yaşında: 10'a kadar sayar. Sağ ve sol elini gösterebilir. Paralan tanır.
|
|
|
|
|
11
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Lohusalık, Emziklilik Dönemi ve Bakımı Nasıl Olmalıdır
|
: Haziran 28, 2008, 03:56:18 ÖS
|
|
Doğumdan sonra, büyüyen rahim önceki hâline dönmeye başlar. Yaklaşık 6 hafta süren bu dönem doğum sonu (İohusalık) dönemi olarak adlandırılır.
Bazı hormonların etkisiyle süt salgılanmaya başlar ve doğumdan sonraki birkaç saat içinde bebek emzirilir. Süre ne olursa olsun annenin bebeğini emzirmeye devam ettiği döneme de emziklilik dönemi denir.
Emziklilik döneminde meme başı çatlakları, meme iltihabı, tıkanma gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Düzenli emzirmek, sütün boşalmasını sağlamak genelde sorunların kendiliğinden kaybolmasını sağlar. Ciddi durumlarda ise hekimin uyanlarına uyulmalıdır. Sıkça karşılaşılan meme başı çatlaklarında emzirmeden önce kaynatılıp soğutulmuş suyla meme başlanın silmek yararlı olacaktır. Genelde anne sütü çatlamayı önleyecek yumuşaklığı sağlar.
Bazen de meme başı çatlaklanndan giren bakteriler iltihaplara yol açabilir. Memenin bir bölümü kızarır, sert ve sıcaktır. Hekim önerisi olmadan göğüslere merhem sürülmemelidir. Doğum sırasında kullanılan aletlerin temiz olmaması, doğum sonrasında temizlik kurallarına dikkat edilmemesi doğum yolu ya da rahimde enfeksiyonlara neden olabilir. Lohusa humması (al basması) olarak bilinen mikrobik hastalık sırasında yüksek ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma gibi belirtiler görülür. Şok ve ölüme yol açabileceğinden hekime başvurulmalıdır. Lohusa hummasının, halk arasında uygulanan kurdele bağlama, şerbet içirme gibi inanışlarla düzelmeyeceği bilinmelidir. Lohusalık ve emziklilik döneminde anne yeterli ve dengeli beslenmeli, bol su içmelidir.
Lohusalığın ilk günlerinde anneye su vermemek yanlış bir alışkanlıktır. Gebelik sırasında azalan vitamin ve mineraller tekrar sağlanmalı, sütün yeterli ve kaliteli olması için anne yediklerine dikkat etmelidir. Normalde ihtiyaç duyulan kaloriden daha fazlası alınmalıdır. Özellikle protein, kalsiyum, demir ve vitaminler yönünden zengin gıdalar alınmalıdır. Lohusalık ve emziklik döneminde anne ağır işler ve stresten uzak durmalıdır.
|
|
|
|
|
12
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Sezaryen Nedir Nasıl ve Neden Yapılır
|
: Haziran 28, 2008, 03:54:36 ÖS
|
|
Sezaryen karnın ve rahmin kesilerek açıldığı cerrahi bir yöntemdir. Bebek bu açıklıktan alınır. - Erken doğumlarda, - Bebeğin büyük, annenin doğum kanalının dar olması durumunda, - Çoklu gebeliklerde, - Bebeğin anormal pozisyonlarda gelişinde vb. durumlarda sezaryen gereklidir.
|
|
|
|
|
13
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Normal Doğum Nasıl ve Ne Zaman Olur
|
: Haziran 28, 2008, 03:53:52 ÖS
|
|
Normalde gebelik süresi son adet kanamasından itibaren 40 haftadır. Bebek 38-42. haftalarda doğmuş ise zamanında doğmuş kabul edilir.
Nedenleri tam olarak bilinmese de annenin, rahim yapısının kusurları, ciddi bir hastalığının olması, sigara içmesi gibi durumlar; bebeğin anne kamında Ölümü, çoklu gebelik vb. erken doğum sancılarına yol açabilir. 28-37. haftalarda doğan bebekler "prematüre" olarak kabul edilir. Bu bebekler özel bir bakım ile yaş atılabilir. Erken doğum kadar tehlikeli bir durumda uzamış gebeliktir. 42. haftasında hâlâ sonlanmamış gebeliklerde suni doğum sancıları başlatılarak ya da sezaryen ile doğum gerçekleştirilir. Bu bebekler "postmatüre" olarak kabul edilir. Uzamış gebeliklerde gelişimini tamamlamış bebek plasentadan yeterli besin ve oksijeni alamayacağından tehlikeli sonuçlara yol açabilir.
Normal bir doğumun başladığını gösteren bazı işaretler vardır. Bunlardan biri doğum sancılarından birkaç saat önce kanlı ve koyu kıvamlı bir sızıntının olmasıdır. Bazı hormonların etkisiyle rahimde kasılmalar ve doğum sancılan başlar. Bebeği çevreleyen kese yırtılır. Kesenin içini dolduran amniyon sıvısı boşalır. Doğum sancılarının artması ile birlikte rahimdeki kasılmalar düzenli aralıklarla olur. Kasılmalar gittikçe şiddetlenir ve uzun sürer, iki kasılma arası kısalır. Rahim boynu açılır ve bebek doğum kanalına itilir. Kasılmalar ve annenin ıkınmasıyla oluşan basınçla bebek hareket eder ve vajina açıklığının artmasıyla dışarı çıkar. Bebeğin göbek bağı kesilir. İlk muayenesi yapılır, tartılır ve temizlenir. Doğumdan yaklaşık 10-30 dakika sonra da plasenta dışarı atılır. İlk doğumlarda, doğum sancılannm başlamasıyla bebeğin doğumuna kadarki süre yaklaşık 13 saattir. Sonraki doğumlarda bu süre kısalır.
|
|
|
|
|
14
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Gebelik dönemindeki sorunlar nelerdir (Hamilelik Sorunları)
|
: Haziran 28, 2008, 03:52:28 ÖS
|
|
Gebelik dönemini sorunsuz geçiren kadınların büyük çoğunluğu sağlıklı bir bebek dünyaya getirirler. Ancak bazı etkenler erken doğum, düşük, gelişme geriliği vb. durumlara yol açabilir. Bu nedenle bazı riskli durumlar göz önünde bulundurulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyecek durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir. • Anne adayının 17 yaştan küçük, 35 yaştan büyük olması. • İki gebelik arasındaki sürenin 2 yıldan az olması. • Gebelik sayısının 4'ten fazla olması. • Anne adayının kalp, damar, böbrek hastalıkları, tüberküloz gibi süreğen hastalığının olması. • Anne adayının önceki yıllarda istenmeyen gebeliğinin sonlandırılmış veya düşük yapmış olması. • Sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıklarının olması, • Sosyal ve ekonomik gücün yetersiz, eğitim düzeyinin düşük olması.
Anne sağlığını etkileyen çeşitli faktörler ile anne ölümleri arasmda ilişki olduğu unutulmamalıdır. Genel olarak kadın sağlığının en iyi durumda olması sağlıklı gebelikler ve sağlıklı bebeklerin doğumunu da doğrudan etkiler. Bu nedenle ana ve çocuk sağlığı hizmetleri en iyi düzeyde tutulmalıdır.
|
|
|
|
|
15
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Gebelikte Uyulması (Yapılması) Gereken Kurallar
|
: Haziran 28, 2008, 03:49:26 ÖS
|
|
Sağlıklı bir gebelikte annenin uyması gereken kurallar: • Sağlıklı bir gebelik için hekim önerisi dışında ilaç kullanılmamalıdır. Çünkü her ilaç plasentadan bebeğe geçer. Bazı ilaçların gelişim bozukluklarına yol açtığı bilinmektedir. • Sağlıklı bir geberik için anne adayı yeterli ve dengeli beslenmeye özen göstermelidir. Beslenme yetersiz olursa bebeğin büyümesi de geri kalabilir. Protein, karbonhidrat ve yağlar yeterli alınmalıdır. Özellikle bu dönemde annenin demir, kalsiyum ihtiyacı artar. Hekimler minerallerin yanında folik asit gibi ek vitamin desteği de önerirler. Gebelikte toprak, sabun vb. zararlı maddeleri yeme gibi alışkanlıkların ortaya çıkmasının nedeni demir eksikliğidir. Demir eksikliğinin olması annede kansızlığa yol açar.
Özellikle gebeliğin ilk aymda röntgen ışınlarının etkisinde kalınması bebekte gelişim bozukluklarına ve sakatlıklara yol açar. Gebelikte bazı mikrobik hastalıkların geçirilmesi veya gebelik öncesinde annenin HIV (İnsan bağışıklık yetmezliği virüsü) veya hepatit-B taşıyıcısı olması bebeğe ciddi zararlar verir. Hastalık etkenleri gebelik ya da doğum sırasında bebeğe geçer. HIV taşıyıcısı kadınlar gebe kalmamalıdır. Erken doğum riski hepatit-B taşıyan kadınlarda sık görülür. Annenin özellikle gebeliğin ilk aylarında kızamıkçığa yakalanması bebekte sağırlık, kalp ve sinir sistemi sorunlannm ortaya çıkmasına yol açabilir. Toksoplazmozis ise bir tür parazitin yol açtığı hastalıktır. Özellikle az pişmiş, hastalıklı hayvanların etlerinden, kedi gibi ev hayvanlarının dışkılarından temas yoluyla geçebilir. Düşüklere ve sinir sistemi sorunlarına yol açabilir. Gebelikte vücudu sıkmayan rahat ve bol giysiler giyilmelidir. Yüksek topuklu olmayan, yürüyüşe elverişli rahat ayakkabılar tercih edilmelidir. Dinlenmeye zaman ayrılmalıdır.
Gebelik döneminde düzenli egzersizler yapmak annenin dayanıklılığını artırır. Bu, doğumun daha kolay gerçekleşmesinde yardımcı olabilir. Özellikle kalp ve akciğer sağlığının artması ve doğum sırasmda yorgunluğa yenilmeden annenin bebeğini itmesini kolaylaştırır. Egzersizler, normal hareketlerin dışında ağır ve aşırı hareketler olmamalıdır. Yüzme, yürüyüş, hafif aerobik hareketleri yararlıdır. Gebelik döneminde sigara içilmesi düşük doğum ağırlıklı bebeklerin doğmasına neden olabilir. Bu bebekler hastalıklara karşı güçsüzdür. Ayrıca sigara içen annelerde düşük ve erken doğumlara daha sık rastlanır. Alkol de gebelikte zararlı olan maddelerden biridir. Çok alkol alan veya alkolik annelerin bebeklerinde doğum öncesi veya sonrasında büyüme geriliği, yüz anormallikleri, kalp kusurları, zekâ geriliği; eklem, kol veya bacak anormallikleri görülebilir.
Uyuşturucu bağımlısı annelerin bebekleri ciddi sağlık sorunları ile doğar. Bu tür gebeliklerin yansında bebekler madde bağımlısı olarak doğar. Bağımlı annelerde erken doğum veya doğan bebeklerde beyin hasarı sıklıkla görülür. Gebelik süresince düzenli sağlık kontrollerine gidilmelidir. Bu kontrollerin dışında anormal bir durum olduğunda da sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kanamalar, ateşli hastalıklar, gebelik zehirlenmesi, nedensiz sancılar vb. durumlar tehlikeli sonuçlara yol açmadan tıbbi yardım alınmalıdır. Gebelik kadın yaşamının hassas bir dönemidir. Anne olmaya hazırlanan kadınlarda alınganlık, duygusallık, sinirlilik hâli görülebilir. Hormonlardaki değişimin, gebelik sürecinin vücutta yarattığı değişimlerin doğal olduğu kabul edilmelidir. Bu dönemde anne adayının yakın çevresindeki kişiler, onun kaygılarını azaltacak, yardımcı olacak şekilde davranmalıdır. Gebelik döneminin sağlıklı bir ruh hâli ile geçirilmesi anne ve bebeğin genel sağlığı için önemlidir.
|
|
|
|
|
16
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Doğum öncesi bakım nasıl olmalıdır neler yapılmalıdır
|
: Haziran 28, 2008, 03:44:55 ÖS
|
|
Gebelik dönemi boyunca annenin sağlığının ve bebeğin gelişiminin hekim, ebe ve hemşireler tarafından izlenmesinin yanında annenin bazı kurallara uyması gerekir.
Doğum öncesi bakımda şunlar yapılır.
• 10-12. haftadan itibaren bebeğin kalp sesleri dinlenir. • Ultrasonografi ile bebeğin gelişimi izlenir. Baş büyüklüğü, cinsiyet tespit edilebilir Başın genişliği gebeliğin sağlıklı devam edip etmediği hakkında fikir verir. • Annenin kan basıncı, kilo artışı izlenir. Annenin gebelik boyunca 10-12 kg almaş gerekir. • Gebeliğin 5. ayından itibaren 1 ay ara ile iki doz tetanos aşısı yapılır. Doğun sırasında oluşabilecek enfeksiyon riskine karşı bebek ve anne korunmuş olur. • Son aylarda bebeğin anne karnındaki duruş şekli izlenir. Doğumun ne şekildi yapılacağı belirlenir. • Doğum ve bebek bakımı konusunda anne bilgilendirilir.
|
|
|
|
|
17
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Gebelik Döneminde Bakım nasıl olmalıdır neler yapılmalıdır
|
: Haziran 28, 2008, 03:44:12 ÖS
|
|
Gebelik düşünüldüğünde bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bunun amacı gebelik öncesi genel sağlık kontrolünün yapılmasıdır. Anne ve baba arasında Rh kan uyuşmazhğı olup olmadığı tespit edilir. Annenin varsa şeker hastalığı, yüksek tansiyon, anemi vb. hastalıkları tespit edilir. Gebelikte risk oluşturabilecek hastalıklar kontrol altına alınır. Gebelik düşünüldüğünde; - Annenin 35 yaş üzerinde olmasının , - Ailede kalıtsal bir hastalığın bulunmasının, - Annenin aşırı kilolu ya da zayıf olmasının, - Annenin sigara, alkol vb. zararlı maddeler kullanmasının, - Düzenli alınan ilaçların olmasının vb. durumların etkisinin ne olabileceği konularında hekime danışılmalıdır. Gebelik kesinleştikten sonra belirli aralıklarla bir sağlık kuruluşuna gidilere!; düzenli kontroller yaptınlmalıdır. Doğum öncesi bakım, gebeliğin izlenmesi hem anne hem çocuk sağlığı açısından önemlidir.
|
|
|
|
|
18
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Gebelik belirtileri nelerdir Gebe olduğu nasıl anlaşılır
|
: Haziran 28, 2008, 03:42:50 ÖS
|
|
Gebelikten emin olmanın yolu gebelik testi yaptırmaktır. Döllenmiş yumurta özel bir hormon üretmeye başlar. Bu hormon öncelikle kanda ve idrarda bulunur. Kan veya idrar örneği alınarak gebelik testi yapılır.
Gebeliğin oluşmasıyla birlikte bazı belirtiler ortaya çıkar. Başlıca gebelik belirtileri; Âdet kanamasının gecikmesi ve olmaması, Göğüslerin dolgunlaşması, sızlaması ve duyarlılığının artmasi,- Göğüs uçlarındaki kahverengi halkanın koyulaşması, Bulantı ve kusma, Yorgunluk hâlsizlik hissi, uyuma isteğinin artması, Sık idrara çıkma, 3. aydan itibaren karında büyüme, 4. aydan sonra fetüsün hareketlerinin hissedilmesidir.
|
|
|
|
|
19
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Düşük yapmak nedir nasıl yapılır nedenleri nelerdir
|
: Haziran 28, 2008, 03:42:00 ÖS
|
|
Düşük, gebeliğin 20. haftadan önce sona ermesidir. Düşüğün nedenleri arasında gelişim anormallikleri, hastalıklar, rahimdeki kusurlar sayılabilir. Anne baba tarafından istenmeyen gebeliklerin 10. haftaya kadar, hekimler tarafından sonlandınİması yasal olarak mümkündür. Anne sağlığı açısından istenmeyen gebeliklerle karşılaşmamak için aile planlaması yöntemlerinden yararlanılmalıdır.
|
|
|
|
|
20
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Normal gebelik süresi ne kadardır
|
: Haziran 28, 2008, 03:40:49 ÖS
|
|
Normal gebelik süresi ortalama 280 gündür (40 haftadır.)- Özellikle ilk üç ay gebeliğin en riskli dönemidir. Bu dönemde embriyoda gelişim hızlıdır ve dışandan gelecek etkenlere duyarlıdır. Düşüğün ortaya çıkma olasılığı ilk üç ayda yüksektir.
|
|
|
|
|
21
|
Sağlık / Gebelik (Hamilelik) / Gebelik dönemi nedir hakkında bilgi
|
: Haziran 28, 2008, 03:38:40 ÖS
|
|
Erkeklerin üreme sisteminde sperm adı verilen üreme hücresi, kadınların üreme sisteminde ise yumurta adı verilen üreme hücresi oluşturulur. Kadın üreme organında yumurta ile spermin birleşmesine döllenme denir. Döllenme ile başlayan ve bebeğin doğumuna kadar geçen süre gebelik adını alır. Kadınlarda her ay genellikle bir yumurta hücresi olgunlaşır. Yumurtalıktan serbest bırakılan bu hücre yaklaşık 24 saat hayatta kalır. Gebe kalma olasılığı da âdet kanamasının başlangıcından sonraki 12-14. günlerde daha yüksektir. Yumurtanın olgunlaşması ve atılması bir döngü takip ettiğinden âdet kanamasından sonra yeni yumurta hücresinin atılımı genellikle bu günlere rastlar. Bu dönemde yumurtanın spermle karşılaşması gebeliğin başlangıcıdır. Bir sperm hücresinin dölleme yeteneği ise dişi vücuduna bırakıldıktan sonra 72 saat boyunca korunur. Yumurtanın atıldığı ve canlılığını koruduğu bu günlerde yumurta, sperm tarafından döllenmiş ise meydana gelen bu hücre zigot adını alır. Hem annenin hem babanın kalıtsal özelliklerini taşıyan zigot hemen bölünmeye başlar.
Zigot Önce iki hücreye bölünür ve bölünmeler ikiye katlanarak devam eder. Yaklaşık 5-7 gün sonra çok sayıda hücre taşıyan bu yapı yani embriyo annenin rahim iç duvarına tutunur. Doğuma kadar embriyonun anne ile bağlantısını, beslenmesi ve korunmasını sağlayan plasenta oluşur.
|
|
|
|
|
22
|
Sağlık / Anne ve Çocuk Sağlığı / Ana Sağlığı nedir hakkında bilgi
|
: Haziran 28, 2008, 03:36:28 ÖS
|
|
Sağlık hizmetleri açısından ana, doğurganlık çağındaki kadın olarak tanımlanır. Çocuk sahibi olsun ya da olmasın 15-49 yaş arasındaki kadınlar ana olarak kabul edilir. Ana ve çocuk sağlığı hizmetleri doğurganlık çağındaki kadınlarla, okul öncesi (0-6 yaş) çocuklara yönelik hizmetlerdir. Bu iki grup birlikte ele alınır. Çünkü ananın sağlığı çocuğun sağlığını doğrudan etkilerken çocuğun sağlığı da ananın ruhsal ve bedensel sağlığını etkiler. Ülkemizde 2005 nüfus istatistiklerine göre genel nüfusun yaklaşık % 38'ini ana ve çocuklar (0-6 yaş) oluşturmaktadır (Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerinden alınmıştır.). Bu grubun yeterli düzeyde sağlık hizmetleri alması yeni yetişen nesillerin sağlıklı olması için gereklidir.
|
|
|
|
|
23
|
Aile / Ail Planlaması / Aile planlamasının annne sağlığına etkileri
|
: Haziran 28, 2008, 03:34:17 ÖS
|
|
Aile planlamasının ana sağlığına olumlu etkileri:
• Geberik, düşük ve doğuma bağlı ana ölümleri azalır. • Kadınlarda üreme sistemi hastalıklan azalır. • Kansızlık ve beslenme bozukluğu gibi hastalıklar azalır. Düşük ve kürtaj sayısı azalır.
Aile planlamasının çocuk sağlığına olumlu etkileri:
Düşük doğum ağırlıklı bebek doğma olasılığı azalır. Bebek ölümleri azalır. Çocukların beden ve ruh sağlığı gelişimi olumlu etkilenir. Aile çocuğa yeterli ilgi ve sevgiyi gösterebilir. İhtiyaçlarını yeterli düzeyde karşılayabilir. Çocukların hastalıklara yakalanma riski azalır.
|
|
|
|
|
24
|
Aile / Ail Planlaması / Çok doğum yapmanın ana sağlığına etkileri
|
: Haziran 28, 2008, 03:33:20 ÖS
|
|
Sık ve çok doğum yapmanın ana sağlığına olumsuz etkileri.
• Annede aşın doğurganlığa bağlı üreme sistemi hastalıklan görülebilir. • Sık gebelik sonucu beslenme bozukluktan ve kansızlık ortaya çıkabilir. ■Gebelik ya da doğum sırasında ana Ölümleri oranı artar. • Sık gebe kalmaya bağlı olarak düşük görülme riski artar. Düşükler ve istenmeye gebeliklerin sona erdirilmesi ana sağlığını olumsuz yönde etkiler. • Sık ve çok doğumlar annenin ruh sağlığını bozabilir.
Sık ve çok doğum yapmanın çocuk sağlığına etkileri:
• Düşük doğum ağırlıklı bebek doğma olasılığı artar. • Bebek ölümleri artar. • Zihinsel ve bedensel gelişim bozukluklan olan bebek doğumları artabilir. • Çok sayıda çocuk, anne babanın yeterli sevgi ve ilgiyi göstermesini engeller.
|
|
|
|
|
25
|
Aile / Ail Planlaması / Aile planlamasının toplum sağlığına etkileri
|
: Haziran 28, 2008, 03:29:51 ÖS
|
|
• Ailelere gebeliği önleme yöntemlerinin anlatılması ve uygulanması nüfus artış hızının yavaşlamasına katkıda bulunur. • Gebe kalma aralığının en az 2-3 yıl olması gerekir. Aile planlaması ile bunu düzenlemek anne sağlığının korunmasını ve sağlıklı çocuklara sahip olunmasını sağlar. • Aşırı doğurganlığı Önlemek anne sağlığını korur. Araştırmalar üçüncü doğumdan sonra gebelik ve doğumla ilgili risklerin arttığını göstermektedir. Beşinci doğumdan sonra anne ve bebeğin ölüm riski artar. Aile planlaması yöntemleri aşırı doğurganlığı önler. • Ailedeki çocuk sayısının fazla olmaması ailenin çocuklarına yeterli zamanı ayırmasını, maddi ve manevi gereksinimlerini karşılamayı kolaylaştırır. Böylece topluma bedenen ve ruhen sağlıklı çocuklar yetiştirilebilir. • 20 yaşından önce ve 35 yaşından sonraki doğumlar anne ve bebek ölümlerini artırır. Aile planlaması bu açıdan da anne ve çocuk sağlığını korur. • İstenmeyen gebelikleri sonlandırmak yerine istenmeyen gebeliklerin önlenmesi anne sağlığını riske atmayı engeller.
|
|
|
|
|
26
|
Aile / Ail Planlaması / Toplum Sağlığı Açısından Aile Planlamasının Önemi
|
: Haziran 28, 2008, 03:29:33 ÖS
|
|
Aile planlaması hizmetleri yeterli düzeyde verildiğinde ana ve çocuk sağlığı olumlu düzeyde etkilenir. Dolayısıyla sağlıklı bireylerden oluşan toplum da sosyal ve ekonomik yönden gelişme sağlar.
Ülkemizde aile planlaması hizmetleri sağlık evleri, sağlık ocakları, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri ile hastanelerde verilmektedir. Bu kuruluşlardaki hizmetler ise hekimler, ebeler, hemşireler tarafından halka sunulur.
|
|
|
|
|
27
|
Aile / Ail Planlaması / Aile planlamasının temel amaçları nelerdir
|
: Haziran 28, 2008, 03:28:15 ÖS
|
|
Aile planlamasının temel amaçları şunlardır: • Ailelere gebeliği önleme yöntemleri hakkında bilgi vermek. • Gebe kalma aralığını düzenlemek. • Aşırı doğurganlığı önlemek. • Bedenen ve ruhen sağlıklı çocuklar yetişmesini sağlamak. • Doğum yapma yaşını ayarlamak. • İstenmeyen gebelikleri önlemek. • Çocuk sahibi olamayan ailelere yardımcı olmak.
|
|
|
|
|
28
|
Aile / Ail Planlaması / Aile planlaması Nedir Hakkında Bilgi
|
: Haziran 28, 2008, 03:27:24 ÖS
|
|
Aile planlaması; ailelerin istedikleri zaman ve bakabilecekleri sayıda çocuk sahibi olabilmeleri için yürütülen çalışmalardır.
Aile planlaması ve bu alanda yürütülen hizmetler tüm dünya ülkelerinin sağlık programlarında önemli yer tutmaktadır. İnsanlar artık aile planlaması hakkında bilgi sahibidir. Dünyadaki evli çiftlerin en az yansı, bir aile planlaması yöntemi kullanmaktadır. Ülkemizde de ana çocuk sağlığı ve toplum sağlığı açısından önemi bilinen aile planlaması hizmetlerinin kalitesinin artırılması için çalışmalar sürdürülmektedir.
|
|
|
|
|
29
|
Aile / Aile Hayatı / Akraba evliliklerinin Zararları Nelerdir
|
: Haziran 28, 2008, 03:26:20 ÖS
|
|
Yakın akrabalar arasında yapılan evliliklerin olumsuz etkilerinin olabileceği unutulmamalıdır. Akrabalar arasındaki genetik benzerlik doğacak çocuklarda kalıtsal hastalıkların ve bazı gelişim bozukluklarının ortaya çıkmasına yol açabilir. Örneğin eşler aileden gelen kalıtsal bir hastalığın taşıyıcısı olabilir. Bu kişilerin çocuklarında kalıtsal hastalığın görülme olasılığı akraba olmayanlara göre çok yüksektir.
|
|
|
|
|
30
|
Aile / Aile Hayatı / Evliliğe Karar Vermede Etkisi Olan Faktörler
|
: Haziran 28, 2008, 03:25:40 ÖS
|
|
Sağlıklı bir aile yapısının kurulabilmesi için bireylerin evliliğe karar verirken baz faktörleri dikkate alması gerekir.
Yaş, fiziksel ve duygusal olgunluk: Evliliğe hazır oluşta yaşın, fiziksel ve duygusa olgunluğun yüksek oranda etkisi vardır. Yasal olarak ülkemizde evlenme yaşı 18'dir. i: yaşından küçük olanların evlenebilmeleri anne ve babalarının iznine bağlıdır. Gen yaşta evlenmek hem bedensel hem de ruhsal açıdan bazı sorunlara yol açabilir. Örneği anne olmaya karar veren kişinin üreme sağlığı yönünden bu olgunluğa erişmiş olma; gerekir. Aynı zamanda evlilik ve çocuk sahibi olma sorumluluğunu üstlenmek içi duygusal yönden de hazır olmak Önemlidir.
Ekonomik ve sosyal olgunluk: Evliliğe hazır oluş ile ekonomik ve sosyal olgunlu arasında da önemli bir ilişki vardır. Evlenecek kişilerin bir ailenin temel gereksinimleri] karşılayacak düzeyde gelire sahip olması gerekir. Maddi sıkıntılar evlilikte sorunla yol açabilir. Kişilerin öğrenimlerini tamamlayarak bir meslek ve iş sahibi olmaları, erkekler iç askerlik görevini yapmış olmaları evliliğe karar vermede etkili olan faktörlerd Toplumun bir bireyi olarak sosyal sorumluluklannın farkında olan, iletişim becerileri geliştirmiş, ülke ve dünyadaki gelişimleri izleyebilen, çevresiyle uyumlu ve hoşgörü sahibi kişiler sosyal olgunlukları yönüyle de kendilerini evliliğe hazır hissederler.
Eş seçimi: Evliliğe karar veren kişilerin, eğitim, ekonomik ve sosyal durumla kültürel yapı ve kişilik özellikleri bakımından benzer özelliklere sahip ve uyurr olması gerekir.
Eşler arasında iyi bir iletişimin kurulabilmesi, sevgi bağının oluşması, her türlü paylaşımın gerçekleşebilmesi için her yönden uyum sağlamak mükemmel olanıdır.
|
|
|
|
|
31
|
Aile / Aile Hayatı / Aile Hayatına Etki Eden Faktörler
|
: Haziran 28, 2008, 03:24:02 ÖS
|
|
Ailede huzur ve mutluluÄŸu etkileyen çeÅŸitli faktörlerden söz edilebilir. Bunlar aile içi iletiÅŸim, eÅŸler arasındaki iliÅŸki, aile bireylerinin görev ve sorumluluklarını üstlenmesi ve ailenin diÄŸer sosyal kurumlarla uyumu olarak sıralanabilir. Aile içi iletiÅŸimin saÄŸlanması çocukların saygı, sevgi ve hoÅŸgörü ortamında daha saÄŸlıklı büyümesini saÄŸlar. Dengeli, duygusal ve toplumsal etkileÅŸimin güçlü olduÄŸu ailelerde büyüyen çocuklar, Özgüvene sahip olurlar. Bu aile ortamı aynı zamanda zihinÂsel geliÅŸimleri için gerekli deneyimleri gerçekleÅŸtirebilmelerini saÄŸlar. Ailenin temeli karı-koca arasındaki iliÅŸkidir. SaÄŸlıklı bir iliÅŸki, iki kiÅŸinin bilinçli olarak düşünüp sorumluluk içinde aldığı kararlara dayanır. Bu kiÅŸiler çocuk yetiÅŸtirmeyi dünyanın en sorumlu görevi kabul ederler. Böyle bir ailede çocuklann gereksinimleri doÄŸal olarak karşılanır. Anne baba arasındaki ÅŸiddetli geçimsizlik ve huzursuz aile ortamı aile bireylerinin saÄŸlığını da olumsuz etkiler. Bu tür ailelerde çocuklar zihinsel ve ruhsal geliÅŸimlerini tamamlayamaz ve kendi kiÅŸiliklerini bulamazlar. Ruhsal hastalıklara kadar giden sorunlarla karşılaÅŸabilirler. Aile bütünlüğünün korunması huzur ve mutluluÄŸun saÄŸlanması için aile bireyleri görev ve sorumluluklarını yerine getirmelidir. Ailenin maddi gereksinimlerinin karşılanmasında, ev içi iÅŸlerin paylaşımında aile bireyleri iÅŸ bölümü yapmalıdır. Sıkıntılı ve zor günlerde ya da sevinçlerin paylaşıldığı günlerde dayanışma içinde olmak da ailenin devamlılığı için önemlidir. Ailenin diÄŸer sosyal kurumlarla olan iliÅŸkisi aile huzurunun saÄŸlanmasında etkilidir. Akrabalık ve komÅŸuluk iliÅŸkilerinin iyi olması aileyi olumlu yönde etkiler. Çocuklann okula uyum saÄŸlaması, öğretmenleri ve arkadaÅŸlan ile iliÅŸkilerinde sorunlar yaÅŸanmaması anne ve babayı da huzurlu kılar. Ebeveynlerin iÅŸ yaÅŸammın olumlu ya da olumsuz yönleri de aileyi doÄŸrudan etkiler. Aile; diÄŸer sosyal kurumlarla çatışma ve sorunlar yaÅŸayabilir. Bu gibi durumlarda aile büyüklerinin desteÄŸi, anne babanın sorunlara getireceÄŸi akılcı çözümler ile aile bütünlüğü saÄŸlanmalıdır.
|
|
|
|
|
32
|
Aile / Aile Hayatı / Aile Kavramı ve Toplumdaki Yeri
|
: Haziran 28, 2008, 03:22:38 ÖS
|
|
Bütün toplumlarda hemen her birey, bir aile grubunun içinde doğar ve orada yetişir. Her toplumda farklılıklar gösterse de bir aile sistemi vardır. Bireyin ilk deneyimlerini kazandığı ilk tutum ve davranışlarının belirlendiği ortam ailedir. Bu nedenle aile, insan yaşamında en önemli ilk toplumsallaşma kurumudur.
Aile; kısaca toplumun temel birimi olarak tanımlanabilir. Aile, ülkenin ekonomik, siyasal ve sosyal değişimlerini etkiler. Yüzyıllardır bir değişim süreci geçirse de bir toplumda aile; üreme, çocukların bakımı ve beslenmesi, aile üyelerinin duygusal ihtiyaçlarının karşılanması gibi işlevleri yerine getirmiştir. Bunun yanında aile, bireylerin sosyalleştiği ve kültür birikimini edindiği bir toplumsal kurum olması yönüyle sosyal ve kültürel yönden toplumları etkiler. Aynı zamanda aile, ülkenin işgücüne ve üretim sürecine katılması yönüyle de ekonomik yönden toplum üzerinde etkilidir. Günümüz toplumlarında aile kurumunu sınıflandırabilmek için geleneksel "geniş aile" ve "çekirdek aile" ayrımı yapılmaktadır.
Çekirdek aile; anne, baba ve evlenmemiş çocuklardan oluşur. Geniş aile; anne, baba ve onların anne babalan, kardeşleri, çocuklar ve bazen de rdeş çocuklarını kapsayan geniş bir topluluktur.
Araştırmacılar, her ailenin kendine özgü özellikleri olmakla birlikte tüm ailelerde bulunan genel nitelikleri şu şekilde sıralarlar. • Aile, evrensel bir kurumdur. • Aile, duygusal bir temele dayanır. • Aile, bireyi şekillendirme özelliğine sahiptir. • Ailenin kapsamı sınırlıdır. • Aile, toplumsal yapı içerisinde çekirdek özelliği taşımaktadır. • Aile üyelerinin sorumlulukları vardır. • Aile toplumsal kurallarla çevrilidir.
|
|
|
|
|
33
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Bebek Ölümlerini Önlemek İçin Neler Yapılmalı
|
: Haziran 07, 2008, 04:28:21 ÖS
|
|
Bir toplumda çocuklann saÄŸlıklı yetiÅŸmesinde çocuk doktorları kadar ebe ve hemÅŸirelerin de çok önemli katkıları vardır. Türkiye'de nüfusun %37'sini 0-14 yaÅŸ gurubu oluÅŸturmakÂladır. Çocuklar büyüme ve geliÅŸme içindedir. Kolay hastalanırlar. Çocukların sorunları eriÅŸkinden tamamen farklıdır. Çocukların saÄŸlık durumu ülkelerin özelliklerine göre tarklılık gösterir. Çocuklann saÄŸlık düzeyini belirlemede bebek ölüm hızı, 5 faÅŸtan küçük çocuk ölüm oranı bir ölçüt olarak kulÂlanılabilir. Türkiye'de 1990 yılı ortalama bebek ölüm hızı binde 69, 5 yaÅŸtan küçük çocuk ölüm oranı 80'dir. Bu deÄŸerler eskiye göre düşük olmasına karşın hala yüksektir. JaponÂya'da bebek ölüm hızı binde 5, İngiltere'de binde 8'dir. Bebek ölüm nedenleri beslenme bozuklukları, anne yaşının küçük ya da büyük oluÅŸu, 2 yıldan daha kısa aralıklarla hamilelik, doÄŸum öncesi ve doÄŸum sırasındaki bakım yetersizÂlikleri, yeterli aşılamama, ishal, akraba evlilikleri olarak sayılabilir. Çocuklann düzenli olarak saÄŸlık ünitelerinde takip edilmesi aşılama, beslenme ve hasÂtalıkların erken tanısı yönünden yararlıdır. Çocukların büyüme ve geliÅŸmesinde topiumun sorumluluk almasını saÄŸlamak için 20 Kasım 1959'da 10 ilkeden oluÅŸan "Çocuk Hakları Bildirgesi" kabul edilmiÅŸtir.
|
|
|
|
|
34
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi
|
: Haziran 07, 2008, 04:27:51 ÖS
|
|
Çocukların eriÅŸkinden farklı fiziksel, fizyolojik, davranış ve psikolojik özellikleri olduÄŸu», sürekli büyüme ve geliÅŸme gösterdiÄŸi bilincinin yerleÅŸmesi, çocukların bakımının bir toplum sorunu olduÄŸu ve bilimsel yaklaşımlarla herkesin bu sorumluluÄŸu yüklenmesi gerektiÄŸi düşüncesi 20 Kasım 1959'da BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu'nda "Çocuk Haklan BildirgeÂsi" ile kabul edilmiÅŸtir. On ilkeden oluÅŸan bu bildirge aÅŸağıdaki gibidir:
1. İlke : Tüm dünya çocukları bu bildirgedeki haklardan din, dil, ırk, renk, cinsiyet, milliyet, mülkiyet, siyasi, sosyal sınıf ayırımı yapılmaksızın yararlanmalıdır. 2.İlke : Çocuklar özel olarak korunmalı, yasa ve gerekli kurumların yardımı ile fiziksel, zihinÂsel, ahlaki, ruhsal ve toplumsal olarak saÄŸlıklı ve normal koÅŸullar altında özgür ve onurunun zedelenmeyecek ÅŸekilde yetiÅŸmesi saÄŸlanmalıdır. Bu amaçla çıkarılacak yasalarda çoÂcuÄŸun en yüksek çıkarları gözetilmeüdir. 3. İfke : Her çocuÄŸun doÄŸduÄŸu anda bir adı ve bir devletin vatandaşı olma hakkı vardır. 4. İlke : Çocuklar sosyal güvenlikten yararlanmalı, saÄŸlıklı bir biçimde büyümesi için kendiÂsine ve annesine doÄŸum öncesi ve sonrası öze! bakım ve korunma saÄŸlanmalıdır. ÇocuklaÂra yeterli beslenme, barınma, dinlenme, oyun olanakları ile gerekli tıbbi bakım saÄŸlanÂmalıdır. 5. İlke : Fiziksel, zihinsel ya da sosyal bakımdan özürlü çocuÄŸa gerekli tedavi, eÄŸitim ve bakım saÄŸlanmalıdır. 6. İlke : ÇocuÄŸun kiÅŸiliÄŸini geliÅŸtirmesi için anlayış ve sevgiye gereksinimi vardır. Anne ve babasının bakımı ve sorumluluÄŸu altında her durumda bir sevgi ve güvenlik ortamında ye-tiÅŸmelidir. Küçük yaÅŸlarda çocuÄŸu annesinden ayırmamak için bütün olanaklar kullanılÂmalıdır. Ailesi ve yeterli maddi desteÄŸi olmayan çocuklara özel bakım saÄŸlamak toplumun ve kurumların görevidir. Çocuk sayısı fazla olan ailelere devlet yardımı yapılmalıdır. 7. İlke : Genel kültür ve yeteneklerini, bireysel karar verme gücü, ahlaki ve toplumsal sorumÂluluÄŸu geliÅŸtirecek ve topluma yararlı bir üye olmasını saÄŸlayacak eÄŸitim hakkı verilmelidir. Bu eÄŸitimde sorumluluk önce ailenin olmalıdır. EÄŸitimin ilk aÅŸamaları parasız ve zorunlu olÂmalıdır. 8. İlke : Çocuk her koÅŸulda koruma ve kurtarma olanaklarından ilk yararlananlar arasında olmalıdır. 9. İlke : Çocuklar her türlü istismar, ihmal, ve sömürüye karşı korunmalı ve hiçbir ÅŸekilde tiÂcaret konusu olmamalıdır. Çocuk uygun bir asgari yaÅŸtan önce çalıştırılmayacak, saÄŸliğını ve eÄŸitimini tehlikeye sokacak fiziksel, zihinsel ve ahlaki geliÅŸmesini engelleyecek bir iÅŸe girmeye zorlanmayacak ve izin verilmeyecektir. 10. İlke : Çocuk ırk, din ya da baÅŸka bir ayrımcılığı teÅŸvik eden uygulamalardan korunaÂcaktır. Anlayış, hoÅŸgörü, insanlar arası dostluk, barış ve evrensel kardeÅŸlik ortamında enerji ve yeteneklerini diÄŸer insanların hizmetine sunulması gerektiÄŸi bilinciyle yetiÅŸtirilmelidir.
|
|
|
|
|
35
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / ÇOCUK HASTALIKLARINDA ERKEN TEŞHİS ÖNEMİ
|
: Haziran 07, 2008, 04:25:08 ÖS
|
|
Çocuklar doktor, ebe yada hemÅŸireler tarafından yalnız hasta olduklarında deÄŸil saÄŸlıklıyken de takip edilirse erken tanı kolaylaşır. Bu amaçla düzenli olarak saÄŸlam çocuk muayeneleri ile beslenme, aşılama, bebek bakımı konusunda anneler aydınlatılmalıdır. Erken tanı ile büyüme ve geliÅŸmeleri düzenli izlenerek korunabilen, tedavi edilebilen hasÂtalıklar anlaşılabilir. DoÄŸuÅŸtan kalça çıkığı, malnütrisyon, Fe eksikliÄŸi anemisi ve raÅŸitizmin erken tanı ile tedavisi kolaylaşır. DoÄŸumdan önce annenin daha sonra bebeÄŸin kan gurupları bilinerek kan uyuÅŸmazlıkları belirlenebilir. YenidoÄŸan bebekte Guthrie testi ile (bir damia kan alınarak yapılır) Fenilke-tonüri tanısı hemen konabilir ve uygun diet ve özel mama ile tedavi edilir. Böylece zekâ geriÂliÄŸi önlenmiÅŸ olur.
|
|
|
|
|
36
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Bebek Ölüm Nedenleri
|
: Haziran 07, 2008, 04:23:58 ÖS
|
|
Çocuklarda ölüm nedenleri ülkelere göre farklıdır. GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde doÄŸuÅŸtan anomaliler, prematürelik, doÄŸum travmaları, malignansiler, kazalar, ölüm nedeni olurken geliÅŸmekte olan ülkelerde bulaşıcı hastalıklar, beslenme bozuklukları v.b. gibi önlenebilecek hasÂtalıklardır.
|
|
|
|
|
37
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Doğum Öncesi Takip ve Doğum hakkında bilgi
|
: Haziran 07, 2008, 04:21:53 ÖS
|
|
Nüfus Etüdleri Enstitüsünün 1988 yılı bilgilerine göre Türkiye'de annelerin son 5 yılda yaptıkları canlı doÄŸumların ancak %60,9'u bir saÄŸlık kuruluÅŸunda gerçekleÅŸmektedir. Bu doÄŸumların %76,3'ü ise doktor ya da ebe hemÅŸire tarafından yaptırılmaktadır. Hamilelik döneminde ilk 3 ayda radyasyon, ilaç kullanılması, döküntülü hastalıklar, az ya da aşın kilo aima, doÄŸumdaki güçlükler (kordon sarkması, kordon dolanması, plasenta geliÅŸim bozuklukları gibi) annelerin bilgili ve deneyimli saÄŸlık personeli tarafından takibi ile azaltılaÂbilir.
|
|
|
|
|
38
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Anne Yaşı ve Doğum Sayısı Önemi
|
: Haziran 07, 2008, 04:21:03 ÖS
|
|
Bebek ölümlerini etkileyen bir diÄŸer faktör anne yaşıdır. Ülkemizde kadın saÄŸlığı ve tıbbi bakımın iyi olmaması, 18 yaşından önce ve 35 yaşından sonraki gebelikler bebek ölüm risÂkini arttıran faktörlerdir. Genç annelerde bilgisizlik ve yetersiz bakım yüksek risk taşır. YaÅŸlı annelerde ise kromozom anomalileri ve malformasyonlar riski artar. İki yıidan kısa aralarla doÄŸum yapan annenin fiziksel ve beslenme bakımından kendini yeniÂleyecek zaman bulamaması bebek ölüm oranını artırır. Annenin çok sayıda doÄŸum yapÂması özellikle 30 yaÅŸ üstünde bebek ölüm riskini artırmaktadır.
|
|
|
|
|
39
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Çocuklarda Beslenme Bozuklukları
|
: Haziran 07, 2008, 04:20:21 ÖS
|
|
Anne sütü ile beslenmenin bebekleri bulaşıcı hastalıklardan koruma ve dolayısıyla bebek ölümlerini azaltıcı etkisi vardır. Dünya SaÄŸlık Örgütü ve UNİCEFin 1990 yılındaki topÂlantısında "Innocenti Bildirgesi" ile çocukların ilk 4-6 ay sadece anne sütü ile beslenmeleriÂnin desteklenmesi için 10 öneri saptanmıştır. Anne sütü kesildikten sonra da çocuÄŸun beslenmesi ile ilgili sorunlar devam etmektedir. Ye-nidoÄŸan döneminde bronkopnomoni, gastroenterit ve diÄŸer enfeksiyon hastalıkları sıklıkla ölüm nedenidir. Ölümlerin çoÄŸunda temel neden beslenme yetersizliÄŸidir. Ülkemizde %20 sıklığında görüldüğü belirtilen malnütrisyon da aynı ÅŸekilde bir ölüm nedeni olabilmektedir. Çünkü malnutrisyonlu çocuklar enfeksiyona kolay yakalanmakta ve ağır seyretmektedir. GeliÅŸmekte olan ülkelerde bebeklik döneminde yetersiz beslenmenin yanında ishal, enfekÂsiyonlar, olumsuz çevre ve eÄŸitimsizlik çocuÄŸun fiziksel ve zihinsel geliÅŸmesinin geri kalÂmasına da neden olur. Süt çocuÄŸu döneminde gastroenterit, menenjit, tifo, kızamık gibi enÂfeksiyon hastalıkları ölüm nedenleri arasındadır.
|
|
|
|
|
40
|
Sağlık / Çocuk Hastalıkları / Yeni Doğmuş Bebeğe Nasıl Yaklaşılmalı
|
: Haziran 07, 2008, 04:18:05 ÖS
|
|
Her yeni doÄŸmuÅŸ bebeÄŸe; ister sorunlu olsun, ister sorunsuz olsun belirli bir yaklaşımın yapıÂlması gerekir. Özellikle doÄŸum, her bebek için en fazla tıbbi bakıma gereksinim duyduÄŸu andır. Bu açıdan konu ele alınmalıdır. Belirli bir yaklaşımın yapılması için tıbbi personelin (özellikle doktor, ebe/hemÅŸirenin) daha önceden eÄŸitilmesi gerekir. Bu yaklaşımların yeteÂrince etkin düzeyde yapılamadığı zaman yenidoÄŸan bebeklerde mortalite ve morbidite oranlan artacaktır. Anne sütünün yeterince verilmesinin saÄŸlanması, doÄŸumdan önce anneye eÄŸitim vermekle baÅŸlamalıdır. Çünkü, annenin emzirmeye psikolojik açıdan hazır olması yanında, meme yapısının da hemen süt vermeye uygun yapıda olması gerekir. DoÄŸumdan sonra, emzirme teknikleri konusunda uygulamaların gösterilmesi ve bebek ile anne arasında ilk 1-7 gün içinde oluÅŸacak sorunların ortadan kaldırılması, anne eÄŸitim programının en önemli parÂçasıdır. BebeÄŸin doÄŸduktan sonra ilk 30 dakikada memeden süt gelmese de, anne memesinin tutturulması ve yavrunun en az 6 aylığa kadar anne sütü alması için, beslenmeyle ilgili oluÅŸabilecek sorunları erken dönemde çözmelidir. Bir defa sütü kesilen anne, tekrar süt ver-miyecektir. Ülkemizde, infeksiyon hastalıklarının 1 aydan sonra % 75 gibi yüksek oranda olÂması, malnutrisyonun sık görülmesi, emzirmenin gerekliliÄŸini ortaya koymaktadır. Çünkü, anne sütünün besleyici özelliÄŸi yanında, infeksiyondan koruyucu etkisi ve psiko-sosyal olumlu yönleri de bulunmaktadır. Yukarıda örnek olarak verildiÄŸi gibi, yenidoÄŸan bebeklere standart bir yaklaşımın yapılması gerekmektedir.
Neonatal bakımlar baÅŸlıca üç grupta toplanır. Bu bakımlar; normal, riskli ve yoÄŸun bakım olarak ayrılmaktadır. Sorunu olmayan tüm bebeklere de yaklaşımların yapılması ÅŸarttır. Ayrıca tüm insanların yenidoÄŸan döneminden geçtikleri düşünülecek olursa, herkese bu yaklaşımın yapılması zorunlu olmaktadır. HerÂkes 10 yaşına gelmeyebilir ama mutlaka yenidoÄŸan döneminden geçer. Bebek fötal fizyoloÂjiden, eriÅŸkin fizyolojisine geçmezse ölüm kaçınılmaz olacaktır. Çocuk SaÄŸlığı ve Hastalıkları dalında uzmanlık alabilmek için, Tababet Uzmanlık Tüzüğü gereÄŸi, çocuk asistanlarının Kadın Hastalıkları ve DoÄŸum Anabilim Dalında zorunlu rotasÂyon yapmaları gerekir. Bu rotasyon, doÄŸumların ve yenidoÄŸan bebeklerin izlenmesi biçiminÂde sürdürülmektedir. Yalnızca bu uygulama, tek başına, Neonatolojinin gerekliliÄŸi için yeterÂli olmaktadır. Doktorun saÄŸ kolu olan ebe ve hemÅŸirelerin de doÄŸum ve yenidoÄŸan birimÂlerinde etkinliÄŸini saÄŸlayabilmek İçin mutlaka özel neonatoloji eÄŸitiminden geçmeleÂri gerekir. Unutulmamalıdır ki, evlenip çocuk sahibi olmak isteyen her kiÅŸinin saÄŸlıklı beÂbeklere sahip olması için neonatal yaklaşımları bilmesi yerinde olacaktır. Genel kültür bilgisi yanında özellikle saÄŸlıkla uÄŸraÅŸan doktor, ebe/hemÅŸirelerin hangi dalda çalışırlarsa çalışsınlar kendileri açısından da neonatoloji konusunda bilinçli olmaları yararlıdır.
|
|
|
|
|
41
|
Sağlık / Sağlık / TEMEL SAĞLIK YAKLAŞIMLARI
|
: Haziran 07, 2008, 04:08:41 ÖS
|
|
DoktorluÄŸun baÅŸlıca amacı, saÄŸlıklı bir yaÅŸamın saÄŸlanması ve bunun devamının teminidir. SaÄŸlık kavramı içinde, yalın olarak beden saÄŸlığını almamazı gerekir. SaÄŸlık başılca üç paÂrametrede incelebilir. Bunlara saÄŸlığın 3 Öğesi demekteyiz. SaÄŸlığın üç öğesi ÅŸunlardır:
1. Bedensel Sağlık 2. Ruhsal Sağlık 3. Sosyal Sağlık
Bir insanın saÄŸlıklı olabilmesi için bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan saÄŸlıklı ve sorunlu olÂmamalıdır. Bunu saÄŸlamak için TEMEL SAÄžLIK YAKLAÅžIMLARI baÅŸlıca üç grupta toplaÂnabilir. Bunlar:
■Temel Kural (Zararımızın Dokunmaması) ■Koruyucu Hekimlik (Önlemler) ■Tedavi Hekimliği (Hastalık ve Sorunların Ayaktan veya Yatarak Tedavisi)
Çiçek aşısı zamanımızda yapılmamaktadır. Çünkü dünyada çiçek hastalığı kalmamıştır. bu nedenle aşı uygulaması da yoktur. Hastalık olmadığı için koruyucu hekimlik iÅŸlevlerinÂden olan aşılama da olmamaktadır. Bunun gibi sorunlar oluÅŸmaması için tedbir alınÂmalıdır. Ancak sorun olmayan durumlarda önlem almanın gerekliliÄŸi kalkmaktadır. ÖrneÄŸin, bir bebeÄŸin normal geliÅŸimi sorun deÄŸildir. Normal büyüme ve geliÅŸmenin takip edilmesi ve çocukların izlenmesi ana yaklaşımımız olmalıdır. Temel kural olarak saÄŸlıklı geÂliÅŸmesi için zararımız dokunmamalı ve saÄŸlık kontrollarını yapmalıyız. DoÄŸum eylemi de geÂnellikle normal bir fizyolojik olaydır. Bu açıdan olayı temel saÄŸlık yaklaşımları esasında deÄŸerlendirmeliyiz. Daha önce belirtilen saÄŸlığın üç öğesi (bedensel, ruhsal ve sosyal saÄŸlık) bu temeller üzerinde yapılandırılabilir.
Hekim, ebe veya hemÅŸire, hasta bir bebeÄŸi tedavi etme yerine, bebeÄŸin saÄŸlıklı geliÅŸmesini izlemek ister. Bir bebeÄŸin saÄŸlıklı geliÅŸmeye baÅŸlaması, anne karnında yumurtanın ilk döllendiÄŸi anda baÅŸlar. Nitekim saÄŸlıklı geliÅŸemiyen döllenmiÅŸ yumurta çoÄŸunlukla İlk ayiardaki^üjüklerin baÅŸlıca nedenidir. Hatta baÅŸlangıcı daha da Öne alıp, bedensel ve ruhsal yönden saÄŸlıklı ve sosyoÂekonomik ortamı, bebeÄŸin yetiÅŸmesine uygun bir aileden baÅŸlatmak gerekir. Nesillerin saÄŸlıklı olması için bunlar kaçınılmazdır.SaÄŸlıklı bir nesil İçin, saÄŸlıklı bir gebelik ve doÄŸum ÅŸarttır. DoÄŸumu takiben yenidoÄŸan deÄŸerlendirilmesi, bebek bakımı yapılmalı, bu bakım ve kontroller ilk ayda sık sık, takiben aylık olarak sürdürülmelidir.
Düzenli kan basıncı Ölçtürmeleri ve bunun gibi yaklaşımların yapılması gerekmektedir. Ömür boyu süren bu yaklaşımlar modern tıbbın, dolayısıyla doktor, ebe/hemÅŸire ve diÄŸer saÄŸlık personelinin ana yaklaşım felsefesi olmalıdır. Nitekim daha önce doktor ve saÄŸlık porsoneli uygulamalarının soruÅŸturmaları, sadece haÂtalı uygulamaları (malpractice) kapsarken yeni yaklaşımlarla, 1992 yılında Dünya Kongresi karan ile kapsamları geniÅŸletilmektedir. ÖrneÄŸin Amerika BirleÅŸik Devletleri'nde genellikle "Bu ilacı hastaya ne gerekçe ile uyguladın?" sorusu yanında "İlacı hastaya neden vermeÂdin?", "BebeÄŸin gerekli kontrollarını neden yapmadın?", "Bebek neden hastalandı?" diye tamamen farklı yaklaşımların sorgulanması gündeme gelmektedir. Aynı yaklaşım bebekÂten sorumlu kiÅŸilere de uygulanmaktadır. Bazı ülkelerde bebeklerin kontrola getirilmemesi ; durumunda aile cezalandırılmaktadır. ÖrneÄŸin, saÄŸlıklı kontrollere getirilmeyen bir bebek hastalandığında hastane ücretlerini ailenin kendisi ödemektedir. DiÅŸ hekimine aralıklı kontÂrollere gidilmediÄŸi durumda, diÅŸ hastalıkları veya sorunları oluÅŸtuÄŸunda bazı ülkelerde devÂlet diÅŸ masraflarını ödememektedir. Gelecekteki toplumun saÄŸlık yaklaşımlarında doktorun saÄŸ kolu olan ebe/hemÅŸirelere insanın saÄŸlıklı geliÅŸmesi ve büyümesini izlemekte ÅŸimdikinÂden daha geniÅŸ çapta ve etkinlikte büyük-görevler düşmektedir. Birçok ülkede yenidoÄŸan servislerinde geliÅŸmiÅŸ teknolojik cihazlar (monitör, ventilatör, yoÄŸun bakım kuvözü gibi) ebe/hemÅŸireler kullanmaktadır. Bu sayede doktor hastasına daÂha etkin yaklaşımlar yapabilmektedir. Ülkemizde hemÅŸireliÄŸin yüksekokul düzeyine çıkarılÂmasıyla bu konuda çekilen yetiÅŸmiÅŸ eleman sıkıntısının da kalmıyacağı kanısındayız. Bu kiÂtapta söz edilen birçok bilgi ebe/hemÅŸire düzeyi üstünde olmasına karşın, kısaca fikir edinilÂmesi amacıyla sitemizde yazıyoruz.
Sağlıklı bir doğum için gebelikte en az 9-12 kez kontrol yapılması gerekmektedir. Kontrollerde önemli bir sorun saptanmadığı durumlarda sağlıklı doğum şansı yüksektir. Doğumda ve doğumdan sonra bebeklerin rutin olarak değerlendirilmelerinin gerek doktor veya ebe/hemşire tarafından yapılması, bebek ölümlerinde belirgin azalmaya neden olacaktır. Kısaca gebelikte ve doğumdan sonra da bakım zincirinin sürdürülmesi sağlanmalıdır.
|
|
|
|
|
42
|
Tüm Tarifler / Sütlü Tatlılar / Çikolatalı Halka Tatlısı
|
: Haziran 06, 2008, 04:56:25 ÖS
|
|
8-10 kiÅŸiliktir
GEREKLİ MALZEMELER:
•1 çorba kaşığı kabartma tozu • 3 adet yumurta • 3 kahve fincanı tozşeker • 1 adet limonun rendelenmiş kabuğu • 3 kahve fincanı un • 3 kahve fincanı kakao
Sosu için: • 100 gram bitter çikolata • 1 kahve fincanı süt
Şerbeti İçin: • 1 su bardağı tozşeker 1 su bardağı su
HAZIRLANIŞ ŞEKLİ:
ŞEKER ve yumurtaları mikserle iyice çırpın. Şeker eridikten sonra, rendelenmiş limon kabuğu, elenmiş un, kabartma tozu ve kakaoyu ilave edin. Bir süre daha karıştırın. Ortası delik olan bir kek kalıbını yağlayıp elinizdeki kek malzemelerini kaba boşaltın. Daha önceden 170 derece ısıtılmış fırında 40 dakika kadar pişirin. 1 su bardağı toz şekerle 1 su bardağı suyu iyice kaynatın. Soğuduktan sonra, fırından aldığınız tatlının üzerine gezdirerek boşaltın. Daha sonra tatlıyı servis tabağına koyun. Başka bir yerde sütle çikolatayı benmari usulü eritin. Tatlının üzerine gezdirip, 4 saat boyunca dinlendirin ve soğuk bir şekilde servis yapın.
|
|
|
|
|
43
|
Tüm Tarifler / Bisküviler - Kurabiyeler / Susamlı Kurabiye Yapılışı
|
: Haziran 06, 2008, 04:49:49 ÖS
|
|
20 adet kurabiye
MALZEMELER:
• 280 gram susam • Bir buçuk su bardağı tozşeker • 12 kahve fincanı un • 2 çay kaşığı kabartma tozu • 1 paket margarin (250 gram) • Çok az vanilya esansı • Üç buçuk çorba kaşığı su
Üzeri İçin:
• 1 adet yumurtanın şarısı ve Susam
NOT: Bu kurabiye, Gaziantep yöresine ait bir hamur işidir. Özelliği yöreye özgü, ahşap kalıplarla çıkarılmasıdır. Bu kalıpları bulmak zor olduğu için, içli köfte şeklinde hazırlandı.
HAZIRLANIŞ ŞEKLİ:
SUSAMI, kabartma tozunu, suyu, unu, toz şekeri, margarini, ve vanilya esansını derince bir tencerede iyice karıştırın. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, oval bir biçim verin. Üstüne yumurta sarısı sürüp, bolca susam dökün. Az yağlı fırın tepsisine dizin. Bir süre önceden ısıtılmış 180 derece fırında kurabiyelerin üzeri hafifçe pembeleşene kadar pişirin. Ilık olarak servis yapın.
Afiyet olsun.
|
|
|
|
|
44
|
Tüm Tarifler / Börek Tarifleri / Hindi Fümeli Ispanaklı Börek Yapılışı
|
: Haziran 06, 2008, 04:41:48 ÖS
|
|
MALZEMELER:
• Yarım kg ıspanak • 2 su bardağı su • 1 adet soğan • 2 adet yumurta • Yanm su bardağı süt • 2 çorba kaşığı krema • 2 çorba kaşığı zeytinyağı • 9 adet kare milföy hamuru • 5 dilim hindi füme • Tuz, karabiber
• Üzerine: 1 adet yumurtanın şansı
6 kiÅŸilik
HAZIRLANIŞ ŞEKLİ:
ISPANAÄžI 2 bardak suda haÅŸlayıp, suyunu süzdürün ve kaseye alın. Üzerine yarım ay ÅŸeklinde doÄŸranmış soÄŸanı, tuzu ve karabiberi ekleyip, malzemeyi harmanlayın. Bir kasede yumurta, süt ve kremayı çırpın. Üzerine zeytinyağı ekleyip tekrar çırpın. Milföy hamurlarından 3 adetini, alüminyum folyo üzerine yanyana dizip kenarlarından yapıştırın. Alt sıraya 3 adet milföy hamurunu yine yanyana olacak ÅŸekilde üsttekiyle yapıştırarak yerleÅŸtirin. Kalan 3 adet milföy hamurunu da en alta aynı ÅŸekilde yerleÅŸtirin. 1 BirleÅŸen milföy hamurlarınfmerdane ile açıp geniÅŸletin (fazla inceltmemeye dikkat edin). YaÄŸianmış tepsiye, kenarları dışarda kalacak ÅŸekilde hamuru yerleÅŸtirin. 2 Hindi fümelere ıspanaklı harçtan pay ederek, fümeleri rulo ÅŸeklinde sarın ve hamurun üzerine yerleÅŸtirin. 3 Üzerine sütlü karışımı dökerek gezdirin. Tepsinin dışında kalan hamuru katlayıp içe doÄŸru alın ve tamamını kapatın. Son olarak üzeÂrine yumurta sarısını sürün, çörekotu serpin. 200 derece fırında 25 dakika piÅŸirin. Dilimleyerek servis yapın.
|
|
|
|
|
45
|
Tüm Tarifler / Sütlü Tatlılar / Çikolatalı Muhallebi
|
: Haziran 06, 2008, 04:36:33 ÖS
|
|
GEREKEN MAZEMELER
• 2 adet (160 gramlık) bitter çikolata • 1 paket (160 gramlık) sütlü çikolata • 125 gram margarin • 2 kahve fincanı un • 3 kahve fincanı tozşeker • 1 kg süt • 5 adet yumurta
Üzerine:
• 1 çay bardağı dövülmüş fındık
Hazırlanışı:
Öncelikle 2 kahve fincanı unu erimiş margarine yavaşça ekleyin ve kavurun. Üzerine sütü ve toz şekeri koyup, muhallebi kıvamına gelene dek karıştırın. Daha sonra muhallebiyi 10 dakika çırpıp, servis kabına doldurun. Oda sıcaklığında beklemeye bıraktıktan sonra çikolataları benmari usulü eritin Ayrı bir yerde yumurtaların sarisini ve akını birbirinden ayrıştırın. Akları iyice çırparak kar haline getirin. Karıştırıp, sarıları ekleyin. Bunu da muhallebinin üzerine ekleyip, buzdolabında 1 gece bekletin. Dövülmüş fındıkla servis yapın.
Aşçının notu: Dövülmüş krokanla da servis yapabilirsiniz.
|
|
|
|
|
46
|
Tüm Tarifler / Bisküviler - Kurabiyeler / Yüzük Kurabiye Yapılışı
|
: Haziran 06, 2008, 04:30:53 ÖS
|
|
MALZEMELER:
• 4 su bardağı un • 1 adet yumurta • 1 paket vanilya • 300 gram (20 çorba kaşığı) margarin • 1 su bardağı pudraşekeri • Bir buçuk çay kaşığı kabartma tozu
Üzeri için:
• Hindistancevizi, antepfıstığı
Kreması için:
• 1 su bardağı süt • 1 adet yumurta • Yanm su bardağı un • Yanm su bardağı tozşeker • Dört buçuk çorba kaşığı margarin • Yanm çay kaşığı vanilya
6 kiÅŸilik
YAPILIÅžI:
MARGARİN ve pudraşekerini iyice yoğurun. Diğer malzemeleri de ekleyip, yoğurmaya devam edin. Hamurun üzerini nemli bir bezle örtüp 10 dakika dinlendirin. Daha sonra merdane ile yarım santim kalınlığında açın. Çay bardağı ya da kalıp ile hamurdan yuvarlaklar kesin. 1 Bunların yarısının da ortasını yüksük ya da küçük bir yuvarlakla çıkarın. Yağlanmış tepsiye dizip, 180 derece fırında, beyaz kalacak şekilde pişirin. Kremayı hazırlamak için süt, yumurta, un ve tozşekeri çırparak ocağa alın. Muhallebi kıvamı alana dek pişirin. Ilınınca margarin ve vanilyayı ilave edip çırpın. Fırından aldığınız kurabiyelerin deliksiz olanlarına kremayı sürün. 2 Delikli kurabiyeleri üzerine kapatın. Ortasına antepfıstığı koyup, yanlarını hindistancevizine bulayarak servis yapın
|
|
|
|
|
47
|
Tüm Tarifler / Börek Tarifleri / Mekik Böreği Tarifi
|
: Haziran 06, 2008, 04:27:34 ÖS
|
|
MALZEMELER:
• 4 su bardağı un • Yarım tatlı kaşığı tuz • Yanm tatlı kaşığı limon suyu • 1 su bardağı su • 2 çorba kaşığı yoğurt • 1 çorba kaşığı sıvıyağ • 200 gram margarin
İç için: • 1 su bardağı ezilmiş beyaz peynir • 1 adet yumurta
Üzerine:
• 1 adet yumurtanın şansı
6 kiÅŸilik
YAPILIÅžI:
UNUN ortasını havuz gibi açın. Tüm malzemeleri ilave edip, yoğurun. Hamuru yumak haline getirip, bir süre dinlendirin. Daha sonra merdane ile 3 cm kalınlığında açarak 10 cm eninde kare şekiller kesin. Her karenin üzerine peynir koyup, kenarlarının yapışması için yumurta sürün. Çapraz karşılıklı iki köşeyi hafifçe üst üste binecek şekilde katlayın. Açıkta kalan uçları üst tarafa kıvırıp böreği ters çevirin. Yağlanmış tepsiye dizin. Üzerine yumurta sarısı sürüp, 180 derece fırında 45 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
|
| |