Mesajları Göster
|
|
Sayfa: [1] 2 3 4 5
|
|
1
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Balık Kroket Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 10:18:04 ÖS
|
|
Balık Kroket Tarifi
Malzemeler
1 Su bardağı süt 3 Yemek kaşığı un 250 Gram haşlanmış balık 2 Yemek kaşığı sıvı yağ 2 Yumurta Yarım demet maydanoz Yarım çay kaşığı hindistancevizi rendesi Tuz, karabiber, galeta unu Kızartma için sıvı yağ
Hazırlanışı
Haşlanmış balıkların deri ve kılçıklarını ayıklayın. Didikleyin. Maydanozu yıkayın, ayıklayın ve çok ince kıyın. Bir tencerede sıvı yağı ısıtın. Unu ilave edin. Devamlı karıştırarak yakmadan kavurun. Sütü ilave edin. Koyu bir muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Ateşten alınca hindistancevizi rendesini, balıkları, maydanozu, tuzu, biberi ve yumurtanın birini ilave edin. Karıştırıp soğumaya bırakın. Karışım iyice soğuduktan sonra küçük parçalar alın. Elinizle köfte şekli verin, önce una sonra çırpılmış yumurtaya en son da galeta ununa batırıp kızgın yağda kızartın. Bir kağıt üzerine alıp fazla yağını süzün. Sıcak servis yapın. Bu tarifi yağı süzülmüş balık konservesi ile de deneyebilirsiniz.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
2
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Balık Köftesi Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 10:12:07 ÖS
|
|
Balık Köftesi Tarifi
Malzemeler
1 Palamut 3 Orta boy soğan 2 Orta boy haşlanmış patates 1 Kahve fincanı dolma fıstığı 1 Kahve fincanı kuş üzümü 2 Yumurta, 1 Çorba kaşığı yeni bahar Yarım demet maydanoz Tuz, karabiber, galeta unu, sıvı yağ
Hazırlanışı
Palamutu içine bir soğan atılmış tuzlu suda 20-25 dakika haşlayın. Süzün, soğutun, siyah kısımlarını, derisini ve kılçıklarını atarak ayıklayın. Elinizle didikleyin. Yoğurmaya en uygun geniş bir kaba koyun. Iki soğanı rendeleyin, 5 dakika haşlayın. Süzüp balıkları ilave edin. Aynı şekilde iki patatesi haşlayın. Rendeleyip ekleyin. Maydanozu doğrayın, fıstık ve üzümü ayıklayın, iki yumurtayı kırın, yeni bahar, tuz, karabiber ve toz şeker ile birlikte malzemelere ilave edin. Malzemeleri iyice yoğurup avucunuzla uzun köfteler yapın. Galeta ununa batırıp kızgın sıvı yağda kızartın. Balık köftesini torik, uskumru ve kefal gibi siyah ve sert etli balıklardan da yapabilirsiniz. Yoğururken dışarı çıkan fıstık ve üzümler parmak ile içer itilmelidir. Kızartırken köftelerin etrafındaki galeta ununun yanmamasına dikkat edilmelidir. Limon ile birlikte ılık servis yapılması tavsiye olunur.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
3
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Balık Pilaki Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 10:01:19 ÖS
|
|
Balık Pilaki Tarifi
Malzemeler
750 Gram büyük balık 6 Diş sarmısak 2 Defne yaprağı Yarım demet maydanoz 4 Yemek kaşığı zeytinyağ 2 Orta boy soğan 2 Küçük havuç 2 Orta boy patates 2 Orta boy domates 1 Dal pırasa, 3 sap kereviz yaprağı 2 Limonun suyu Tuz, karabiber.
Hazırlanışı
Balığı temizleyin ve ince dilimler halinde doğrayın. Yayvan bir kaba yerleştirin. Üzerlerine limon suyunu dökün. En az yarım saat dinlenmeye bırakın. Sarmısakları ayıklayın ve ezin. Soğanların kabuklarını soyun, herbirini ikiye bölün. Piyaz şeklinde doğrayın. Havuçları kazıyın, 3-4 santim uzunluğunda ve kibrit kalınlığında doğrayın. Patatesleri soyun, yarım santim kalınlığında yarım halkalar halinde içinde soğuk su olan bir kabın içine doğrayın. Domatesleri sıcak suya atın ve 15-20 saniye sonra çıkartın. Kabuklarını soyun, çekirdeklerini atın ve rendeleyin. Pırasanın dış kabuklarını soyun, püskülünü kesin, beyaz kısmını çok ince halkalar halinde kesin. Kereviz yaprağını yıkayın ve kurulayın. Maydanozu yıkayın ve saplarını kopartıp yapraklarını ince ince kıyın. Geniş bir tavaya yağı koyun, ısıtın, soğanları ilave edin. Yumuşayıp rengi dönene kadar yakmadan birkaç dakika kavurun. Havuç, pırasa ve patatesi ekleyin. Karıştırarak kavurmaya devam edin. 4-5 dakika sonra domates rendesi, kereviz yaprağı, defne yaprağı, tuzu ve biberi ekleyin. Arada bir kontrol edip gerektiğinde sıcak su ilave edin. Patatesler yumuşayıp koyu bir salça elde edinceye kadar ağır ateşte pişirin. Pişen salçanın üçte birini yayvan kapaklı bir kaba yayın. Üzerine balık dilimlerini yerleştirin. Balıkların üzerine kalan salçayı dökün. Ince limon dilimleri yerleştirin. 15-20 dakika hafif ateşte pişirin. Ilık olarak servis yapmadan önce kereviz ve defne yaprağını çıkartın. Arze ederseniz yemeğiniz piştikten sonra balık dilimlerini zedelemeden ayrı bir servis tabağına alıp salçasını mutfak robotundan geçirdikten sonra balıkların üzerine dökebilirsiniz. Domates rendesi yerine 2 yemek kaşığı domates salçasını ılık suda eritip koyabilirsiniz.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
4
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Tavada İstavrit Fileto Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 09:56:44 ÖS
|
|
Tavada İstavrit Fileto Tarifi
Malzemeler
12-16 adet istavrit ya da benzeri ince derili küçük balık Tuz, un Kızartma için sıvı yag (Mısırözü Tavsiyemdir)
Yapılışı :
Istavritlerin içini temizleyin. Keskin bir bıçakla herbirinin ortasındaki kılçığın iki tarafını kuyruğundan kafasına doğru sıyırarak iki fileto çıkartın. Kafa kısmını atın. Sonra karın kısmını temizleyin. Yıkayın. Balık filetolarını hafif tuzlayın, una bulayın, kızgın yağa atarak iki taraflarını da kızartın. Kağıt mutfak havlusunda fazla yağını süzüp sıcak servis yapın. Yanında maydanoz, soğan piyazı ikram edebilirsiniz. Limon verilmesi tavsiye edilmez.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
5
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Tulum Çıkartılmış İzmarit Tava Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 09:54:34 ÖS
|
|
Tulum Çıkartılmış İzmarit Tava Tarifi
Malzemeler
10-12 Adet izmarit balığı 3 Yemek kaşığı un Tuz, sıvı yağ
Hazırlanışı
Izmarit balıklarını tulumalarını çıkartarak ayıklayın, yıkayın, hafifçe tuzlayın, una bulayın ve kızgın yağda kızartın. Kağıt mutfak peçetesinde fazla yağını alın. Sıcak servis yapın. Balıkların yanında haşlanmış sıcak patates ve mayones ikram edebilirsiniz. (Tulum çıkartma: balık kafa tarafı bileğe gelecek şekilde sol avuca alınır ve sıkıca tutulur. Dikenli sırt yüzgeci keskin bir bıçakla kuyruktan kafaya doğru 2-3 milimetre derinden kesilerek çıkartılır. Balık aynı elde ters tutulup alt yüzgeci de aynı şekilde çıkartılır. Karnı yarılır, içi temizlenir ve yıkanır. Balık tekrar sol ele alınır ve bıçağın ucu yaka tarafındaki derinin altın sokulur. Sağ elin baş parmağının yardımıyla kuyruk yönünde sıyrılarak her iki tarafındaki derileri çıkartılır.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
6
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Yoğurtlu Tekir Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 09:52:44 ÖS
|
|
Yoğurtlu Tekir Tarifi
Malzeme:
12 Adet tekir balığı, 1 Su bardağı yoğurt, Kırmızı pul biber, 2 Diş sarmısak, Tuz, un Kızartma için sıvı yağ
Hazırlanışı
Tekir balığının pullarını bıçağın sırtı ile kazıyın. Kafalarını hafifçe tuzlayın. Yoğurdu en az bir saat oda ısısında tutun. Sarmısakları ayıklayın. Ezin, yoğurda ekleyin ve karıştırın. Tavada yağı kızdırın, balıkları una batırın, yağa atıp iki taraflarını da kızartın. Çıkartınca kağıt üzerine alıp fazla yağını süzün. Servis tabağına aldığınız balıkların üzerine sarmısaklı yoğurdu dökün. Üzerine pul biberi ekin. Hemen sıcak servis yapın. Sarmısaklı yoğurt genelde bütün kızartmalarda olduğu gibi aslında yağlı bir balık olan ancak en lezzetli yeme şekli kızartma olan tekirin hazmını kolaylaştırmaktadır. Tekir balığı taze olduğu sürece yoğurt ile birlikte yenmesinin hiçbir sakıncası yoktur.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
7
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Balık Palamut Kağıt Kebabı
|
: Ocak 02, 2008, 09:50:54 ÖS
|
|
Balık Palamut Kağıt Kebabı
Malzemeler
1 Orta boy palamut (4 parça) 4 Sivri biber 2 Domates 1 Orta boy soğan 2 Yemek kaşığı zeytinyağı Yarım limon Yarım demet maydanoz Tuz, karabiber
Hazırlanışı
Palamutu alırken uzunlamasına iki parça halinde kestirin, herbir füetoyu ortadan iki parçaya böldürün, yıkayın, suyunu süzdürün, tuz ve biber ekip bekletin. Soğanın kabuğunu soyun, uzunlamasına ikiye bölüp yarım ay şeklinde (piyazlık) doğrayın, 1 çay kaşığı tuzla ovun, yıkayın, süzün. Maydanozu yıkayın, kalın saplarını atın, yapraklarını ince doğrayın, soğanla karıştırın. Domateslerin kabuklarını soyun, çekirdeklerini çıkartın, küçük parçalar halinde doğrayın. Sivri biberlerin saplarını kesin, uzunlamasına ikiye bölün, çekirdeklerini atın. Limondan 4-5 adet ince yuvarlak dilimler kesin, çekirdeklerini atıp ikiye bölün. 30x40 cm boyutlarında 4 adet alüminyum mutfak folyosu kesin. Herbirinin ortasına önce hazırlamış olduğunuz soğan-maydanoz piyazının sekizde birini yayın, üzerine bir balık parçası yerleştirin. Balığın üzerine domateslerin dörtte birini, iki yarım sivri biberi, limon dilimlerini ve piyazın sekizde birini yerleştirin, yarım yemek kaşığı zeytinyağını gezdirin, tuz ve taze cekilmiş karabiber ekin, folyoyu hava almayacak şekilde bohça gibi kapatın. Önceden ısıtılmış fırında veya ocak üstünde yapışmaz tavada 15-20 dakika süre ile tutun, paketleri açmadan sofraya getirin. Kolay fileto çıkarabileceğiniz diğer balıklar veya sardalya ile de yapabilirsiniz.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
8
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Balık Sütlü Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 09:48:45 ÖS
|
|
Balık Sütlü Tarifi
Malzemeler
500 Gram beyaz etli balik (levrek, dil, çipura) 2 kaşık krema 2 Diş sarmısak 1 limonun suyu 1 Çay kaşığı tuz Yarım su bardağı süt
Beşamel Sosu İçin
1 Su bardağı süt 2 Yemek kaşığı un 4 Yemek kaşığı sıvı yağ 2 Yemek kaşığı rende kaşar peyniri
Hazırlanışı
Satın alırken balıkçıya hazırlatacağınız balık filetolarını ince şeritler halinde kesin, fırına girecek bir tepsi veya yayvan cam kaba yanyana dizin. Sarmısağı ayıklayın, 1 çay kaşığı tuz ile havanda dövün. Havana krema ve limon suyunu ekleyin, iyice karıştırın, balıkların üzerine dökün, önceden ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirip, çıkartın. Bir tencereye sıvı yağı koyun, ısınınca unu ekleyin, rengi dönene kadar yakmadan kavurun, yavaş yavaş sütü ilave ederek karıştırmaya devam edin, topaksız sulu bir bulamaç kıvamına gelince fırın tepsisindeki balıkların üzerine dökün. Rende kaşarı ekip tekrar fırına sokun, üstü kızarınca çıkartıp sıcak olarak sofraya getirin. Arzu ederseniz balık filetolarının arasına karides ve mantar da koyabilirsiniz.Afiyet Olsun..
|
|
|
|
|
9
|
Tüm Tarifler / Deniz Ürünleri / Balık Cevizli Tarifi
|
: Ocak 02, 2008, 09:45:25 ÖS
|
|
Balık Cevizli Tarifi
Malzemeler
500-600 gram beyaz etli balık 2 Dilim bayat ekmek 1 Çay kaşığı rezene 1 Su bardağı balık suyu 1 Küçük havuç, 2-3 dilim limon 4 Diş sarmısak, 200 gram ceviz içi 1 Defne yaprağı, 2 kereviz yaprağı 1 Çay kaşığı pul biber 2 Yemek kaşığı zeytinyağı Yarım çay kaşığı karabiber Tuz
Hazırlanışı
Bir tencereye su ile birlikte defne yaprağı, kereviz yaprağı, doğranmış havuç ve limon dilimlerini bir çay kaşığı tuz ile birlikte koyun, kaynadıktan 2-3 dakika sonra temizlenmiş balıkları bütün olarak ilave edin, balıkların büyüklüğüne göre 5-15 dakika süre ile pişirin, bir kevgir ile çıkartın, soğumaya bırakın. Tencerede kalan balık suyunu soğuduktan sonra süzün, bir kenara ayırın. Ekmek dilimlerinin kenar kabuklarını çıkartın, çukur bir kaba koyun, üzerlerine balık suyunu dökün. Cevizin beşte biri kadarını kenara ayırın, kalan cevizi ve sarmısağı havanda ezin. Soğuyan balıkların kılçıklarını ve derilerini ayıklayın, didikleyin, yayvan bir kaba koyun. Balık suyunu içmiş olan ekmekleri bir kaba alın, üzerlerine döğülmüş ceviz içini, ezilmiş sarmısağı, rezeneyi, karabiberi ve gerektiği kadar tuzu koyun ve iyice karıştırın, istediğiniz kıvama ulaşması için gerekiyorsa bir miktar daha balık suyu ilave edin. Karışımın yarısını balık etleri ile karıştırın ve tabağa yayın. Kalan karışımı tabaktakilerin üzerine dökerek bir bıçak veya kaşık yardımıyla şekil verin. Küçük bir tavaya zeytinyağını, ayırmış olduğunuz ceviziçini, pul biberi koyun, yağı yakmayacak kadar ısıtın ve servis tabağının üzerine gezdirin. Kullanacağınız rezene hafif bir anason kokusu verecektir.Afiyet Olsun...
|
|
|
|
|
10
|
Tüm Tarifler / Tatlı Tarifleri / Pavlova Tarifi
|
: Aralık 30, 2007, 08:03:54 ÖS
|
|
PAVLOVA
Malzemeler
* 5 yumurta akı * 225 gr. toz şeker ( 1su bardağı + 2 parmak şeker) * 2 tatlı kaşığı üzüm sirkesi * 3 tatlı kaşığı nişasta * 1 paket vanilya * Çilek veya muz * 1 paket şanti * Şantiyi hazırlamak için 1 bardak süt
Hazırlanışı
Ön Bilgileri: Yumurtalar oda sıcaklığında olmalıdır. Malzemeyi hazırlamak için fırın en düşük ısıda ısıtılmalıdır. Yumurta aklarını köpük haline gelene kadar çırpınız. Azar azar toz şeker ilave ediniz. Şeker eriyinceye kadar çırpınız. Şeker ve yumurta akı işlemi yaklaşık 25 dk. sürer. Katı bir köpük elde ediniz. Bu şekilde iken sirke, nişasta, vanilya koyunuz. 5 dk. daha çırpınız. Tepsiye alüminyum folyo seriniz. Folyo üzerine elde ettiğiniz katı köpüğü yaymadan yukarı doğru adeta tepe şekli vererek koyunuz. Daha sonra 150 cc. orta gözde 40 dk. kadar pişiriniz. Fırın soğuyana kadar açmayınız pastayı alınız. Tabağa koyunuz. Üst kısmı çökmüş bir görüntü olabilir. Bu kısma çilek veya muz yerleştiriniz. Üzerine 1 bardak sütle hazırladığınız şanti ile kaplayınız.
|
|
|
|
|
11
|
Sağlık / İlk Yardım / Solunum Yolu Tıkanması Hakkında
|
: Aralık 30, 2007, 07:42:55 ÖS
|
|
Solunum yolu tıkanması
Nefes Borusuna Yiyecek Kaçması:
Yetişkinlerde yiyeceğin, yeterince çiğnenmeden yutulmak istenmesi sonucunda gırtlakta takılması veya nefes borusunu tıkamasıyla ortaya çıkar. Çoğunlukla et gibi katı yiyecekler yenirken olur. Genellikle et çiğnerken konuşanların başına gelir. Küçük çocuklar da yemek sırasında ağızlarını fazla doldurur ve böyle olaylar yaşayabilirler. Takma dişli olmak ve yemek sırasında alkol içmek de boğaza bir şey takılması riskini artırır.
Nefes borusuna bir şey kaçınca panik yaşanır. Nefes alamayan kazazedenin yüzü korku içindedir. İlk başlarda morarabilir, gözleri adeta yuvasından dışarı uğrar. Nefes almaya çalışır.
Eğer kişi rahatça öksürebiliyorsa, rengi değişmediyse ve konuşabiliyorsa bir boğulma söz konusu değildir. Çünkü konuşabilmesi nefes borusunun tamamen tıkanmadığını, akciğerlere oksijen gittiğini gösterir. Gerçekten boğulmakta olan biri konuşamaz, el işaretleriyle derdini anlatmaya çalışır.
Eğer yiyecek yanlış borudan giderse, öksürme refleksi genellikle sorunu çözer. Ama eğer çözemezse, kazazedeye yardım etmeniz gerekir. Kendinizi böyle bir olaya hazırlayabilmek için bir ilk yardım kursuna giderek Heimlich tekniğini öğrenin. Bu tekniği bir başkasının üzerinde uygulamak için:
1. Boğulmakta olan kişinin arkasında durun ve kollarınızı beline sarın. Kazazedeyi hafifçe öne doğru eğin. 2. Bir elinizi yumruk yapın ve kazazedenin göbeğinin az üstüne yerleştirin. 3. Diğer elinizle yumruğunuzu kavrayın ve karından yukarıya doğru sert ve ani bir şekilde bastırın. Nefes borusunu tıkayan nesne çıkana kadar bunu yapmaya devam edin.
Heimlich tekniğini kendi üzerinizde uygulamak için:
1. Yumruğunuzu göbeğinizin az üstüne yerleştirin. 2. Diğer elinizle yumruğunuzu kavrayın ve karından yukarıya doğru sert ve ani bir şekilde bastırın. Nefes borusunu tıkayan nesne çıkana kadar bu hareketi tekrarlayın. Bir koltuğun arkasından aşağı eğilerek bu nesneyi çıkartmayı da deneyebilirsiniz.
|
|
|
|
|
12
|
Sağlık / İlk Yardım / Hasta / Yaralının ve Olay Yerinin Değerlendirilmesi
|
: Aralık 30, 2007, 07:42:13 ÖS
|
|
HASTA / YARALININ VE OLAY YERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
İlkyardımcının bilmesi gereken ve vücudu oluşturan sistemler nelerdir?
Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar. Hareket sistemi şu yapılardan oluşur:
* Kemikler
* Eklemler
* Kaslar
Dolaşım sistemi: Vücut dokularının oksijen, besin, hormon, bağışıklık elemanı ve benzeri elemanları taşır ve yeniden geriye toplar. Dolaşım sistemi şu yapılardan oluşur:
* Kalp * Kan damarları
* Kan
Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi ve solunum ile dolaşımı sağlar. Sinir sistemi şu yapılardan oluşur:
* Beyin
* Beyincik
* Omurilik
* Omurilik soğanı
Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve dokuların oksijenlenmesini sağlar. Solunum sistemi şu organlardan oluşur:
* Solunum yolları
* Akciğerler
Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların atılması görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur. Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur:
* İdrar borusu
* İdrar kesesi
* İdrar kanalları
* Böbrekler
Sindirim sistemi: Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar. Sindirim sistemi şu organlardan oluşur:
* Dil ve dişler
* Yemek borusu
* Mide
* Safra kesesi
* Pankreas
* Bağırsaklar
Vücutta nabız alınabilen bölgeler nelerdir?
* Şah damarı (adem elmasının her iki yanında)
* Ön-kol damarı (Bileğin iç yüzü, baş parmağın üst hizası)
* Bacak damarı (Ayak sırtının merkezinde)
* Kol damarı (Kolun iç yüzü, dirseğin üstü)
Hasta/yaralıların dolaşımını değerlendirirken, çocuk ve yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde kol atardamarından nabız alınır.
Hasta/yaralının değerlendirilmesinin amacı nedir?
* Hastalık yada yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek
* İlkyardım önceliklerini belirlemek
* Yapılacak ilkyardım yöntemini belirlemek
* Güvenli bir müdahale sağlamak
Hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları nelerdir?
Hasta/yaralıya sözlü uyaran yada hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorularak bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için önemlidir. Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:
A. Havayolu açıklığının değerlendirilmesi:
* Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir yada kusmuk, yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava yolunun açık olması gerekir.
* Hava yolu açıklığı sağlanırken hasta/yaralı baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde yatırılmalıdır.
* Bilinç kaybı belirlenmiş ise ağız içi önce göz ile daha sonra işaret parmağı yandan ağız içine sokularak bir çengel gibi kullanılarak diğer yandan çıkartılmak suretiyle kontrol edilmeli, ardından yabancı cisim varsa bir bez aracılığı ile çıkarılmalıdır.
* Daha sonra bir el hasta/yaralının alnına konarak, diğer elin 2-3 parmağı ile çene tutularak baş geriye doğru itilip Baş-Çene pozisyonu verilir. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden kaçınılmalıdır.
B. Solunumun değerlendirilmesi:
İlkyardımcı, başını hasta/yaralının göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının ağzına yaklaştırır, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 10 saniye süre ile değerlendirir.
* Solunum hareketini gözler.
* Solunum sesini dinler.
* Yanağında hasta/yaralının nefesini hissetmeye çalışır.
Solunum yoksa derhal yapay solunuma başlanır.
C. Dolaşımın değerlendirilmesi:
Dolaşımın değerlendirilmesi için ilkyardımcı çocuk ve yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde kol atardamarından 3 parmakla 5 saniye süre ile nabız almaya çalışılır. Bu süre içinde nabız alınmıyorsa derhal dış kalp masajına başlanır. İlk değerlendirme sonucu hasta/yaralının bilinci kapalı fakat solunum ve nabzı varsa derhal koma pozisyonuna getirerek diğer yaralılar değerlendirilir.
Hasta/yaralının ikinci değerlendirmesi nasıl olmalıdır?
İlk muayene ile hasta/yaralının yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra ilkyardımcı ikinci muayene aşamasına geçerek baştan aşağı muayene yapar. İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır :
Görüşerek bilgi edinme:
* Kendini tanıtır, * Hasta/yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder, * Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar, * Hasta/yaralının endişelerini gidererek rahatlatır, * Olayın mahiyeti, koşulları, kişisel özgeçmişleri, sonuç olarak ne yedikleri, kullanılan ilaçlar ve alerjinin varlığı sorularak öğrenilir.
Baştan aşağı kontrol yapılır:
* Bilinç düzeyi, anlama, algılama
* Solunum sayısı, ritmi, derinliği
* Nabız sayısı, ritmi, şiddeti
* Vücut veya cilt ısısı, nemi, rengi
Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığı, kulak yada burundan sıvı yada kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.
Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.
Göğüs kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu yada morarma olup olmadığı, hafif baskı ile ağrı oluşup oluşmadığı, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi genişlemesinin normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak hasta/yaralının sırtı da kontrol edilmelidir.
Karın boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı yada duyarlılık olup olmadığı ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Eller bel tarafına kaydırılarak muayene edilmeli, ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak kırık yada yara olup olmadığı araştırılmalıdır.
Kol ve bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup olmadığı, nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir. İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.
Olay yerini değerlendirmenin amacı nedir?
* Olay yerinde tekrar kaza olma riskini ortadan kaldırmak,
* Olay yerindeki hasta/yaralı sayısını ve türlerini belirlemek.
Olay yerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yapılacak müdahaleler planlanır.
Olay yerinin değerlendirilmesinde yapılacak işler nelerdir?
Herhangi bir olay yerinin değerlendirilmesinde aşağıdakiler mutlaka yapılmalıdır:
* Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontağı kapatılmalı, el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası kapatılmalıdır.
* Olay yeri yeterince görünebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına gelebilecek araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için üçgen reflektörler kullanılmalıdır.
* Olay yerinde hasta/yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek meraklı kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır.
* Olası patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmemelidir.
* Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmelerin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.
* Ortam havalandırılmalıdır.
* Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarının kullanılmasına izin verilmemelidir.
* Hasta/yaralı yerinden oynatılmamalıdır.
* Hasta/yaralı hızla yaşam bulguları yönünden (ABC) değerlendirilmelidir.
* Hasta/yaralı kırık ve kanama yönünden değerlendirilmelidir.
* Hasta/yaralı sıcak tutulmalıdır.
* Hasta/yaralının bilinci kapalı ise ağızdan hiçbir şey verilmemelidir.
* Tıbbi yardım istenmelidir (112).
* Hasta/yaralının endişeleri giderilmeli, nazik ve hoşgörülü olmalıdır.
* Hasta/yaralının paniğe kapılmasını engellemek için yarasını görmesine izin verilmemelidir.
* Hasta/yaralı ve olay hakkındaki bilgiler kaydedilmelidir.
* Yardım ekibi gelene kadar olay yerinde kalınmalıdır.
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
13
|
Sağlık / İlk Yardım / Temel Yaşam Desteği Hakkında
|
: Aralık 30, 2007, 07:41:28 ÖS
|
|
TEMEL YAŞAM DESTEĞİ
Solunum ve kalp durması nedir?
Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir.
Kalp durması: Bilinci kapalı kişide büyük arterlerden nabız alınamaması durumudur. Kalp durmasına 5 dakika içinde müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur.
Temel Yaşam Desteği nedir?
Hayat kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra, solunumu ve/veya kalbi durmuş kişiye yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini, dış kalp masajı ile de kalpten kan pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahalelerdir.
Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Boğulma ve travmalarda ilkyardımcı yalnız ise 1 siklusdan sonra kendisi yardım çağırmalıdır. Bebek ve çocuklarda, ilkönce iki solunum yapılır, ardından 112 aranır.
Hava yolunu açmak için Baş-Çene pozisyonu nasıl verilir?
Bilinci kapalı bütün hasta/yaralılarda solunum yolu kontrol edilmelidir. Çünkü dil geriye kayabilir yada herhangi bir yabancı madde solunum yolunu tıkayabilir. Ağız içi kontrol edilerek temizlendikten sonra hastaya baş-çene pozisyonu verilir.
Bunun için ;
* Bir el alına yerleştirilir,
* Diğer elin iki parmağı çeneye yerleştirilir,
* Baş geriye doğru itilir.
* Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur.
Yapay solunum nasıl yapılır?
* Hasta/yaralının hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile değerlendirilir,
* Solunum yoksa tıbbi yardım istenir (112),
* Hemen yapay solunuma başlanır. YAPAY SOLUNUMA BAŞLAMADAN ÖNCE SOLUNUMUN OLMADIĞINDAN KESİNLİKLE EMİN OLUNMALIDIR!
* Ağızdan ağıza tekniği için hasta/yaralıya Baş-Çene pozisyonu verilir,
* Bir elin baş ve işaret parmakları ile burun kanatları hava çıkmayacak şekilde kapatılır,
* İlkyardımcı, hasta/yaralının ağzını hava çıkmayacak şekilde kendi ağzı ile kavrar,
* Hasta akciğerine 400-600 ml hava gidecek şekilde ağızdan iki kez üflenir,
* Şah damarından 5 saniye süre ile nabız kontrolü yapılır. Nabız varsa dakikada 15-20 kez olacak şekilde yapay solunuma devam edilir. 1 yaşın altındaki bebeklerde 20-25 kez olacak şekilde hava verilir (Eğer nabız alınamıyorsa suni solunum ile birlikte kalp masajına da başlanır),
* Bu şekilde verilen hava hayati organları koruyacak yeterli oksijene (%16-1Cool sahiptir,
* Bebeklerde ve çene kilitlenmesi gibi durumlarda yetişkinlerde, yapay solunum ağızdan buruna hava verilerek yapılmalıdır,
* Yapay solunumun etkili olup olmadığı Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile her 10 üflemede bir kontrol edilmelidir,
* Nabız olup olmadığı şah damarından kontrol edilmelidir,
* İlkyardımcı kendini korumak için yapay solunum sırasında ince bir tülbent, gazlı bez gibi araçlar kullanabilir.
Dış kalp masajı nasıl yapılır?
* Yapay solunum sırasında şah damarından5 saniye süre ile nabız kontrolü yapılır, nabız yoksa dış kalp masajına başlanır. KALP MASAJINA BAŞLAMADAN ÖNCE KALBİN TAMAMEN DURDUĞUNDAN KESİNLİKLE EMİN OLUNMALIDIR!
* Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Boğulma ve travmalarda ilkyardımcı yalnız ise 1 siklusdan sonra kendisi yardım çağırmalıdır. Bebek ve çocuklarda, ilkönce iki solunum yapılır, ardından 112 aranır. (*)
* Alttaki kaburgalar elle tespit edilir, eller kaydırılarak göğüs kemiğinin alt ucu belirlenir.
* Her iki kaburganın birleştiği noktaya (sternum ucu) iki parmak konur ve üstüne diğer el topuğu yerleştirilerek bası noktası tespit edilir. Bu elin üzerine diğer el yerleştirilir.
* Her iki el parmakları birbirine geçirilir ve hastaya temas etmemesine dikkat edilir. Eller sabit tutulmalıdır. Dirsekler ve omuz düz ve hasta/yaralının vücuduna dik tutulacak şekilde tutulmalıdır.
* Vücut ağırlığı ile kaburga kemikleri 4-5 cm içe çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar ) ritmik olarak sıkıştırma-gevşetme şeklinde bası uygulanır. Erişkinlerde dakikada 100 bası uygulanmalıdır.
* Dış kalp masajı 1 yaşın altındaki bebeklerde göğüs kemiği alt ucuna iki parmakla, göğüs kemiği 1-1,5 cm içe çökecek şekilde dakikada 100 bası olarak yapılır. 1-8 yaşına kadar çocuklarda tek elle 2.5-5 cm çökecek şekilde yapılmalıdır (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar).
* Yapay solunum ve dış kalp masajı birlikte uygulandığında , yetişkinlerde tek ya da iki ilkyardımcı ya da iki ilkyardımcı ile 15/2 olarak uygulanır. (Bebek ve 1-8 yaş çocuklarda ise 5/1 olarak uygulanır.)
* Her siklusta hasta/yaralının solunumu ve şah damarından nabzı 5 saniye süre ile kontrol edilmelidir (1 siklus:15 kalp masajı ve 2 yapay solunum uygulamasının 4 kez tekrarlanmasıdır).
* Temel yaşam desteğine bu konuda eğitim almış bir sağlık personeli gelinceye kadar devam edilmelidir.
(*)Temel yaşam desteği yapılırken yaş önemli bir faktördür. Orta yaş ve üzerindeki bir hastada ölüm nedenlerinin başında ventriküler fibrilasyon gelmektedir. Böyle bir durumda olay yerine gelen 112 ekibi defibrilasyon yaparak hastayı kurtarma şansını artırabilir. Bu nedenle süratle 112’yi aramak son derece önemlidir.
Çocuklarda (1-8 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır?
* Çocuğun hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile değerlendirilir,
* Solunum yoksa tıbbi yardım istenir (112),
* Çocuğa önce Baş-Çene pozisyonu verilir,
* Hemen yapay solunuma başlanır. YAPAY SOLUNUMA BAŞLAMADAN ÖNCE SOLUNUMUN OLMADIĞINDAN KESİNLİKLE EMİN OLUNMALIDIR!
* Yapay solunum ağızdan ağıza ya da ağızdan ağız ve buruna tekniği ile çocuğun yaşı ve yüzünün büyüklüğüne göre gerçekleştirilir,
* Yapay solunuma iki kez hava üflenerek başlanır ve tıbbi yardım istenir (112),
* Yapay solunum dakikada 15-20 olacak şekilde yapılır,
* Nabız kontrolü yetişkinlerdeki gibidir (şah damarından 5 saniye süreyle kontrol edilir),
* NABIZIN ALINAMADIĞINDAN YANİ KALBİN ATMADIĞINDAN KESİN OLARAK EMİN OLUNDUKTAN SONRA KALP MASAJINA BAŞLANMALIDIR!
* Kalp masajı tek elle basılarak yapılır,
* Bası noktası yetişkinlerde olduğu gibi belirlenir. Büyük çocuklarda tek elin basısı yetersiz görülürse yine yetişkinlerdeki gibi uygulama yapılır,
* Çocuklarda dakikada 100 bası uygulanır,
* Bası gücü ise göğüs boşluğu 2.5-5 cm çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) ,
* Çocuklarda bir ya da iki ilkyardımcı ile 5/1 olacak şekilde uygulama yapılır, ancak çocuğun iriliğine göre bu uygulama gerekirse yetişkinlerde olduğu gibi 5/2 olarak gerçekleştirilir.
Bebeklerde (0-1 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır?
* Bebeğin topuğuna hafifçe vurularak bilinç kontrolü yapılır,
* Çocuğun hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile değerlendirilir,
* Solunum yolunun açılması için bebeğe Baş-Çene pozisyonu verilir (bebeğin başı hafifçe itilir). Başın fazla gerdirilmesi solunum yollarını tıkayıp olumsuz sonuçlar yaratabileceğinden başa hafif bir eğim vermek son derece önemlidir!
* Yapay solunuma başlanırken ilkyardımcı ağzını bebeğin ağzı ve burnunun üstüne yerleştirilmelidir,
* Yapay solunuma iki kez hava verilerek başlanır,
* Tıbbi yardım istenir (112),
* Üflemenin ayarı bebeğin göğsünün kalkış hareketlerine göre olmalıdır, çocuğun akciğerlerinin alacağından daha fazla hava üflenmemelidir,
* Solunum sıklığı dakikada 20-25 olmalıdır,
* Nabız kontrolü dirsek önyüz iç kısmındaki kol atardamarı hissedilerek yapılır,
* NABIZIN ALINAMADIĞINDAN YANİ KALBİN ATMADIĞINDAN KESİN OLARAK EMİN OLUNDUKTAN SONRA KALP MASAJINA BAŞLANMALIDIR!
* Bebeğin iki memesi arasında hayali bir çizgi olduğu varsayılarak bu çizginin orta noktasında göğüs kemiği tespit edilir. Buraya iki parmağı bastırmak suretiyle kalp masajına başlanır,
* Kalp masajı göğüs kemiği 1-1.5 cm içeri çökecek şekilde yapılır,
* Bebeklere de dakikada 100 bası uygulanır,
* Bebeklerde de kalp masajı ve yapay solunum sayısı 5/1 olacak şekilde uygulanır.
Hava yolu tıkanıklığı nedir?
Hava yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde tıkanmasıdır. Tıkanma tam tıkanma yada kısmi tıkanma şeklinde olabilir.
Hava yolu tıkanıklığı belirtileri nelerdir?
Tam tıkanma belirtileri:
* Nefes alamaz,
* Acı çeker, ellerini boynuna götürür,
* Konuşamaz,
* Rengi morarmıştır,
* Bu durumda Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) yapılır .
Kısmi tıkanma belirtileri:
* Öksürür
* Nefes alabilir
* Konuşabilir
Bu durumda hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.
Tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) nasıl uygulanır?
Bilinci yerinde olan(=bilinci açık) kişilerde Heimlich manevrası:
* Hasta ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir,
* Arkadan sarılarak gövdesi kavranır,
* Bir elin baş parmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır,
* Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır,
* Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır,
* Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
* Tıbbi yardım istenir (112).
Bilincini kaybetmiş(=bilinci kapalı) kişilerde Heimlich Manevrası: (*)
* Hasta yere yatırılır, yan pozisyonda sırtına 5 kez vurulur,
* Tıkanma açılmadığı taktirde hasta düz bir zeminde başı yana çevrilir,
* Hastanın bacakları üzerine ata biner şekilde oturulur,
* Bir elin topuğunu göbek ile göğüs kemiği arasına yerleştirilir, diğer el üzerine konur,
* Göbeğin üzerinden kürek kemiklerine doğru eğik bir baskı uygulanır,
* Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir,
* İşleme yabancı cisim çıkıncaya kadar devam edilir,
* Tıbbi yardım istenir (112),
* Bu hareketi 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar ya da yardım gelinceye kadar devam edin,
* Bu tür olgularda havayolu tıkanıklığından şüphelenildiğinde, ilkyardımcılar Temel Yaşam Desteği uygulamalarını yapacaklardır. Kurtarıcı nefes verdikten sonra hava gitmiyorsa tıkanıklık olduğu düşünülür, ilkyardımcı ağız içinde yabancı cisim olup olmadığını kontrol etmeli, yabancı cisim görüyorsa çıkarmalıdır. Havayolu tıkanıklığı varsa havayolunu açacak manevraları profesyonel acil yardım ekibi uygular.
(*)Yukarıdaki bilgiler sadece ilkyardım eğitmenleri için verilmiş olup bilinci kapalı olan erişkinlerde havayolunun açılması için gerekli olan girişimler ve hareketler ilkyardımcılara öğretilmeyecektir.
Bebeklerde tam tıkanıklık olan hava yolunun açılması (**):
* Bebek ilkyardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,
* Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir,
* Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,
* 5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,
* Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir,
* Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,
* Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü şekilde tutulur,
* 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üs kısmına baskı uygulanır,
* Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,
* Tıbbi yardım istenir (112).
(**)Bebek çok küçük ise ve karından baskı uygulanamıyorsa bebekler için yukarıda anlatılan uygulamalar yapılır. Ancak diğer hallerde bebeklerde yapılan uygulamalar, bilinci kapalı erişkinlerde yapılan Heimlich Manevrası uygulamaları ile aynıdır. Yukarıdaki bilgiler sadece ilkyardım eğitmenleri için verilmiş olup bebeklerde havayolunun açılması için gerekli olan girişimler ve hareketler ilkyardımcılara öğretilmeyecektir.
Kısmi tıkanıklık olan kişilerde nasıl ilkyardım uygulanır?
* Eğer kişinin hava yolunda yeterli hava giriş çıkışı mevcutsa, kazazede öksürmeye teşvik edilmeli, yakından izlenmeli ve başka bir girişimde bulunulmamalıdır. Kazazedenin henüz ayakta durabildiği bu dönemde onun arka tarafında yer alınmalıdır.
* Bu durumda, kazazede öncelikle bulunduğu pozisyonda bırakılmalıdır.
* Kazazedenin solunum ve öksürüğü zayıflarsa ya da kaybolursa ve morarma saptanırsa derhal girişimde bulunulmalıdır.
* Belirgin bir yabancı cisim, yerinden çıkmış veya gevşemiş takma dişleri varsa bunlar yerinden çıkarılır.
* Eğer yabancı cisim görülemiyorsa ve hastanın durumu kötüye gidiyorsa yukarıda tam tıkanmada anlatılan uygulamalara başlanır.
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
14
|
Sağlık / İlk Yardım / Kırık, Çıkık ve Burkulmalarda İlk Yardım . .
|
: Aralık 30, 2007, 07:34:07 ÖS
|
|
KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM
Kırık nedir?
Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu yada kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar.
Kaç çeşit kırık vardır?
Kapalı kırık: Kemik bütünlüğü bozulmuştur. Ancak deri sağlamdır.
Açık kırık: Deri bütünlüğü bozulmuştur. Kırık uçları dışarı çıkabilir. Beraberinde kanama ve enfeksiyon tehlikesi taşırlar.
Kırık belirtileri neler olabilir?
Ø Hareket ile artan ağrı Ø Şekil bozukluğu Ø Hareket kaybı Ø Ödem ve kanama nedeniyle morarma
Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gereklidir.
Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir?
Ø Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma. (Kırık bölgede nabız alınamaması, solukluk, soğukluk) Ø Parçalı kırıklarda kanamaya bağlı şok
Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hayatı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir, Ø Hasta/yaralı hareket ettirilmez, sıcak tutulur, Ø Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi eşyalar çıkarılır (aksi takdirde gelişebilecek öden doku hasarına yol açacaktır,) Ø Tespit ve sargı yapılırken parmaklar görünecek şekilde açıkta bırakılır. Böylece parmaklardaki renk, hareket ve duyarlılık kontrol edilir), Ø Kırık şüphesi olan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak şekilde tespit edilir. Tespit malzemeleri, sopa, tahta, karton gibi sert malzemelerden yapılmış olmalı ve kırık kemiğin alt ve üst eklemlerini içine alacak uzunlukta olmalıdır, Ø Açık kırıklarda, tespitten önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır, Ø Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı kontrol edilir, Ø Kol ve bacaklar yukarıda tutulur, Ø Tıbbi yardım istenir (112). Burkulma nedir?
Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.
Burkulma belirtileri nelerdir?
Ø Burkulan bölgede ağrı Ø Kızarma, şişlik Ø İşlev kaybı
Burkulmada ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem tespit edilir, Ø Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır, Ø Hareket ettirilmez, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Çıkık nedir?
Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.
Çıkık belirtileri nelerdir?
Ø Yoğun ağrı Ø Şişlik ve kızarıklık Ø İşlev kaybı
Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Eklem aynen bulunduğu şekilde tespit edilir, Ø Kırık yerine oturtulmaya çalışılmaz, Ø Hasta / yaralıya ağızdan hiçbir şey verilmez, Ø Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Kırık çıkık ve burkulmalarda tespit nasıl olmalıdır?
Tespit için ilkyardımcı elde olan malzemeleri kullanır. Bunlar üçgen sargı, rulo sargı, battaniye, hırka, eşarp, kravat, vb. tahta, karton vb. malzemeler olabilir.
Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Ø Tespit yapılırken yaralı bölge sabit tutulmalıdır, Ø Yara varsa üzeri temiz bir bezle kapatılmalıdır, Ø Tespit edilecek bölge önce yumuşak malzeme ile kaplanmalıdır, Ø Yaralı bölge nasıl bulunduysa öyle tespit edilmelidir, düzeltilmeye çalışılmamalıdır, Ø Tespit kırık, çıkık. ve burkulmanın üstündeki ve altında kalan eklemleri de içerecek şekilde yapılmalıdır.
Tespit yöntemleri nelerdir?
Kol ve köprücük kemiği kırığı tespiti:
Ø Koltuk altına yumuşak malzeme yerleştirilir, Ø Kol askısı yerleştirilir, Ø Üçgen bandaj yaralının gövdesinin üzerinde, üçgenin tepesi dirsek tarafına, tabanı gövdeyle aynı hizada olacak şekilde yerleştirilir, Ø El dirsek hizasında bükülü olarak göğsün alt kısmına yerleştirilir. üçgen bandajın iki ucu yaralının boynuna düğümlenir, tespit edilen elin parmakları görülebilir şekilde olmalıdır, Ø Kol askısı desteği, göğüs boşluğu ve yaralı kol üzerine yerleştirilir (geniş dış bandajda yerleştirilebilir.), böylelikle vücuda yapışık bir şekilde yaralı kol ve omuz eklemi sabitlenmiş olur.
Pazı kemiği kırığı tespiti:
Ø Sert tespit malzemesiyle yapılır, Ø Kırık kemiği tespit edecek olan malzemeler yerleştirilmeden önce, kolun altına (koltuk boşluğundan yararlanılarak) iki şerit yerleştirilir, Ø Malzemelerden kısa olanı koltuk altından itibaren dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir, Ø Uzun olanı omuzla dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir, Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanarak tespit edilir. Şeritler çok kısa bağlanmamalıdır, Ø Dirseği tespit için kol askısı takılır, Ø Omur tespiti için, göğüs ve yaralı kol üzerinden geniş kumaş şerit veya üçgen bandaj uygulanır.
Dirsek kırığı tespiti:
Ø Kol gergin vaziyette bulunduysa, hastanın vücudu boyunca gergin ve deri ile arası yumuşak malzemeyle doldurulmuş tespit malzemeleri yardımıyla tespit edilir, Ø Eğer bükülmüş vaziyette bulunduysa, bir kol askısı desteği yardımıyla tespit edilir.
Kol askısıyla ön kol, bilek ve el tespiti:
Ø Kırık dirsek ve bilek ekleminin hareketini önlemek için yaralı ön kolun altına üçgen kol askısı yerleştirilir. Hasta/yaralının boynunun arkasına üçgenin iki ucu düğümlenir, Ø Aşırı hareket etmesini engellemek için geniş bir bandaj yardımıyla, gövdeye bağlanır. Dirsek kemiği ve/veya ön kol kemiği kırığında sert malzemelerle tespit:
Ø Ön kolun altına 2 şerit yerleştirilir, Ø Yumuşak maddeyle desteklenmiş sert tespit malzemelerinden biri parmak diplerinden dirseğe kadar içe, diğeri elin dış yüzünden dirseğe gelecek şekilde dışa konarak tespit edilir, Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanır, fazla sıkılmamalıdır, Ø Dirsek eklemini tespit için kol askısı takılır, Ø Bilek kemiklerinde veya el tarak kemiğinde, bölgeyi bir kol askısı ile tespit yeterlidir, Ø Parmak kemiği kırıkları ile çıkığı ayırt etmek zordur. Tespit için, bir tespit malzemesi ile, yaralı parmak, yanındaki sağlıklı parmakla bandaj yapılabilir.
Pelvis kemiği kırığı tespiti:
Ø Her iki bacak arasına bir dolgu malzemesi konur, Ø Sekiz şeklindeki bir bandajla bilekler tespitlenir, Ø Doğal boşlukların altından (dizler ve bilekler) bandajları kaydırmak ve iki tanesi kalça ve dizler arasında diğer ikisi dizler ve bilekler arasında olacak şekilde düğümlenerek tespit edilir. Bütün düğümler aynı tarafta olmalıdır.
Uyluk kemiği kırığının tespiti:
Sert tespit malzemesi ve sağlam bacağı (ikinci bir tespit malzemesi gibi) kullanarak tespit etme:
Ø Bir el ayağın üst kısmına, diğeri bileğe konularak yaralı bacak tutulur ve sağlam bacakla bir hizaya getirmek için yavaşça çekilir. Aynı zamanda hafif bir döndürmede uygulanır, Ø Her iki bacak arasına (dizler ve bilekler) bir dolgu malzemesi konur, Ø Sekiz şeklinde bir bandajla bilekler sabitlenir, Ø Yaralının vücudunun altından, kımıldatmaksızın doğal boşlukları kullanarak bel, diz ve bileklerin arkasına 7 kumaş şerit (veya benzeri) geçirilir, Ø Yumuşak malzemeyle desteklenmiş sert tespit malzemesi, koltuk altından ayağa kadar yerleştirilir ve ayaklardan yukarı doğru bağlanır, Ø Düğümler tespit malzemesi üzerine atılarak bandajlar bağlanır, Ø Bilek hizasındaki bandaj öncekinin üzerine sekiz şeklinde bağlanır, Ø Sert tespit malzemesi bulunmaması halinde, sağlam bacağı tek destek olarak kullanarak, geniş bandajlarla tespit edilir.
Diz kapağı kırığı tespiti:
Ø Geniş bandajlar yardımı ile iki bacağı birleştirerek dizkapağı tespit edilir. Dizin üst ve altında kalan bandajları sıkarken dikkatli olunmalıdır, Ø Geniş ve sert tespit malzemesi (tabla) varsa, kalçadan ayağa kadar yaralı bacağın altına yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında, iki tanede diz ile bilek arasında olmak üzere geniş bandajlarla bağlanabilir. Bunun üzerine eklemi sabitlemek amacıyla, sekiz şeklinde bir bandaj sarılır.
Kaval kemiğinin tespiti:
Uyluk kemiği kırığı tespitindeki gibidir, Ø Bacaklar tutulur ve yavaşça çekilir, Ø Doğal boşluklar kullanılarak (dizlerin altı, bileklerin altı) yaralı bacağın altından kumaş şeritler geçirilir, Ø Uygun bir şekilde yumuşak dolgu malzemesiyle desteklenmiş tespit malzemelerinden biri iç tarafta kasıktan ayağa kadar, diğer tarafta kalçadan ayağa kadar yerleştirilir, Ø Ayaklardan başlanarak şeritler dış tespit malzemesi üzerinde düğümlenerek bağlanır. Bilek hizasındaki bandaj ayak tabanı üzerine sekiz şeklinde düğümlenir.
Bileğin / ayağın tespiti:
Ø Yaralının ayakkabıları çıkarılmadan bağları çözülür, Ø Bilek seviyesinde sarılmış sekiz şeklinde bir bandajla her iki ayak birlikte tespit edilir ve yumuşak malzemelerle iyice kaplanmış (rulo yapılmış bir battaniye) bir yüzeye dayamak suretiyle bacakları yukarıda tutmak gerekir.
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
15
|
Sağlık / İlk Yardım / Hasta / Yaralı Taşıma Teknikleri
|
: Aralık 30, 2007, 07:28:05 ÖS
|
|
HASTA / YARALI TAŞIMA TEKNİKLERİ
Hasta/yaralı taşınmasında genel kurallar nelerdir?
Ø Hasta/yaralı taşınmasında ilkyardımcı kendi sağlığını riske sokmamalıdır, Ø Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun davranmalıdır, Ø Hasta/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır, Ø Daha uzun ve kuvvetli kas grupları kullanılmalıdır, Ø Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir (Omurilik yaralanmaları riskini azaltır), Ø Yerden destek alacak şekilde her iki ayağı da kullanarak biri diğerinden biraz öne yerleştirilmelidir, Ø Kalkarken, ağırlığı kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır, Ø Baş her zaman düz tutulmalı, homojen ve düzgün bir şekilde hareket ettirilmelidir, Ø Yavaş ve düzgün adımlarla yürümek gerekir, adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır, Ø Ağırlık kaldırırken karın muntazam tutulup kalçayı kasmak gerekir, Ø Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin hizasında tutulmalıdır, Ø Yön değiştirirken ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır, Ø Hasta/yaralı mümkün olduğunca az hareket ettirilmelidir, Ø Hasta/yaralı baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak en az 6 destek noktasından kavranmalıdır, Ø Hasta/yaralı taşımak mükemmel bir ekip çalışması gerektirir, Ø Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalı, bu kişi hareketler için gereken komutları (dikkat, kaldırıyoruz gibi) vermelidir. Bu kişi genellikle ağırlığın en fazla olduğu ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun kısmını tutan kişi olmalıdır.
Acil taşıma teknikleri nelerdir?
Ø Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır. Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske rağmen acil taşıma zorunludur. Ø En kısa sürede yaralılar güvenli bir yere taşınmalıdır.
Sürükleme yöntemleri nelerdir?
Hasta/yaralının sürüklenmesi, oldukça faydalı bir yöntemdir. Özellikle, çok kilolu ve iriyarı kişilerin taşınması gerekiyorsa; dar, basık ve geçiş güçlüğü olan bir yerden çıkarmalarda herhangi bir yaralanmaya neden olmamak için seçilebilecek bir yöntemdir. İlkyardımcının fiziksel kapasitesi göz önünde bulundurulmalıdır. Mümkünse battaniye kullanılmalıdır.
Sürükleme yöntemleri şunlardır:
Ø Ayak bileklerinden sürükleme Ø Koltuk altından tutarak sürükleme
Araç içindeki yaralıyı taşıma (RENTEK manevrası) tekniği nedir?
Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omuriliğine zarar vermeden çıkarmada kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi gibi olağanüstü durumlarda uygulanacaktır. Öncelikle;
Ø Hasta/yaralının ayaklarının pedalların arasına sıkışmamış olduğundan emin olunmalıdır ve varsa emniyet kemeri çıkartılmalıdır.
Daha sonra;
Ø İlkyardımcı, yaralıya yan taraftan yanaşır, Ø Bir eliyle yaralının kolunu, diğer eliyle de çenesini kavrayarak boyun tespiti yapar, Ø Yaralının baş-boyun-gövde eksenini mümkün olduğunca hareket ettirmeden bütün halinde araçtan dışarı çeker, Ø Yaralı dışarı alındıktan sonra yavaşça yere veya sedyeye konur.
Kısa mesafede süratli taşıma teknikleri nelerdir?
1-Kucakta taşıma :
Bilinci açık olan çocuklar ve hafif yetişkinler için kullanışlı bir yöntemdir. Bir ilkyardımcı tarafından uygulanır.
Ø Bir elle yaralı dizlerinin altından tutularak destek alınır, Ø Diğer elle gövdenin ağırlığı yüklenerek sırtından kavranır, Ø Yaralıya kollarını ilkyardımcının boynuna dolaması söylenebilir. Bu yaralının kendini güvende hissetmesini sağlar, Ø Ağırlık dizlere verilerek kalkılır.
2-İlkyardımcının omzundan destek alma :
Hafif yaralı ve yürüyebilecek durumdaki hasta/yaralıların taşınmasında kullanılır. Bir ilkyardımcı tarafından uygulanır. Bu yöntem iki kişi ile de uygulanabilir.
Ø Yaralının bir kolu ilkyardımcının boynuna dolanarak destek verilir, Ø İlkyardımcı boşta kalan kolu ile hasta/yaralının belini tutarak yardım eder.
3-Sırtta taşıma:
Bilinçli hastaları taşımada kullanılır. Bir ilkyardımcı tarafından uygulanır.
Ø İlkyardımcı hasta/yaralıya sırtı dönük olarak çömelir ve bacaklarını kavrar, Ø Hasta/yaralının kolları ilkyardımcının göğsünde birleştirilir, Ø Ağırlık dizlere verilerek hasta/yaralı kaldırılır. 4-Omuzda taşıma ( İtfaiyeci yöntemi) :
Yürüyemeyen yada bilinci kapalı olan kişiler için kullanılır. Bir ilkyardımcı tarafından uygulanır. İlkyardımcının bir kolu boşta olacağından merdiven yada bir yerden rahatlıkla destek alınabilir.
Ø İlkyardımcı sol kolu ile omuzun dan tutarak hasta/yaralıyı oturur duruma getirir, Ø Çömelerek sağ kolunu hasta/yaralının bacaklarının arasından geçirir, Ø Hasta/yaralının vücudunu sağ omzuna alır, Ø Sol el ile hasta/yaralının sağ elini tutar, ağırlığı dizlerine vererek kalkar, Ø Hasta/yaralının önde boşta kalan bileği kavranarak hızla olay yerinden uzaklaştırılır.
5-İki ilkyardımcı ile ellerin üzerinde taşıma (Altın Beşik Yöntemi) :
Hasta/yaralının ciddi bir yaralanması yoksa ve yardım edebiliyorsa iki, üç, dört elle altın beşik yapılarak taşınır.
İki elle: İki ilkyardımcının birer eli boşta kalır, bu elleri birbirlerinin omzuna koyarlar, diğer elleri ile bileklerinden kavrayarak hasta/yaralıyı oturturlar.
Üç elle: Birinci ilkyardımcı bir eli ile ikinci ilkyardımcının omzunu kavrar, diğer eli ile ikinci ilkyardımcının el bileğini kavrar. İkinci ilkyardımcı bir el ile birinci ilkyardımcının bileğini, diğer eli ile de kendi bileğini kavrar.
Dört elle: İlkyardımcılar bir elleri ile diğer el bileklerini, öbür elleri ile de birbirlerinin bileklerini kavrarlar.
6-Kollar ve bacaklardan tutarak taşıma:
Hasta/yaralı bir yerden kaldırılarak hemen başka bir yere aktarılacaksa kullanılır. İki ilkyardımcı tarafından uygulanır.
Ø İlkyardımcılardan biri sırtı hasta/yaralıya dönük olacak şekilde bacakları arasına çömelir ve elleri ile hasta/yaralının dizleri altından kavrar. İkinci ilkyardımcı hasta/yaralının baş tarafına geçerek kolları ile koltuk altlarından kavrar. Bu şekilde kaldırarak taşırlar.
7-Sandalye ile taşıma:
Hasta/yaralının bilinçli olması gereklidir. Özellikle merdiven inip çıkarken çok kullanışlı bir yöntemdir. İki ilkyardımcı tarafından uygulanır.
Ø Bir ilkyardımcı sandalyeyi arka taraftan, oturulacak kısma yakın bir yerden, diğer ilkyardımcı sandalyenin ön bacaklarını aşağı kısmından kavrayarak taşırlar.
Sedye üzerine yerleştirme teknikleri nelerdir?
1-Kaşık tekniği:
Bu teknik hasta/yaralıya sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilkyardımcı tarafından uygulanır.
Ø İlkyardımcılar hasta/yaralının tek bir yanında bir dizleri yerde olacak şekilde diz çökerler, Ø Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir, Ø Birinci ilkyardımcı baş ve omzundan, ikinci ilkyardımcı sırtının alt kısmı ve uyluğundan, üçüncü ilkyardımcı dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini hasta/yaralının vücudun altından geçirerek kavrarlar, Ø Başını ve omzunu tutan birinci ilkyardımcının komutu ile tüm ilkyardımcılar aynı anda hasta/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyarlar, Ø Sonra uyumlu bir şekilde ayağa kalkarlar, Ø Aynı anda tek bir hareketle hasta/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler ve aynı anda düzgün bir şekilde sedyeye koyarlar.
2-Köprü tekniği:
Hasta/yaralıya iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilkyardımcı tarafından yapılır.
Ø İlkyardımcılar bacaklarını açıp, hasta/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler, Ø Birinci ilkyardımcı başı koruyacak şekilde omuz ve ensesinden, ikinci ilkyardımcı kalçalarından, üçüncü ilkyardımcı da dizlerinin altından tutar, Ø Birinci ilkyardımcının komutu ile her üç ilkyardımcı hastayı kaldırırlar, Ø Dördüncü ilkyardımcı sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve ·hasta/yaralı sedyenin üzerine konulur.
3-Karşılıklı durarak kaldırma:
Omurilik yaralanmalarında ve şüphesinde kullanılır. Üç ilkyardımcı tarafından uygulanır.
Ø İki ilkyardımcı hasta/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çökerler, Ø Üçüncü ilkyardımcı hasta/yaralının dizleri hizasında diz çöker, Ø Hasta/yaralının kolları göğsünün üzerinde birleştirerek, düz yatması sağlanır, Ø Baş kısımdaki ilkyardımcılar kollarını baş-boyun eksenini koruyacak şekilde hasta/yaralının sırtına yerleştirirler, Ø Hasta/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilkyardımcı kollarını açarak hasta/yaralının bacaklarını düz olacak şekilde kavrar. Verilen komutla, tüm ilkyardımcılar hasta/yaralıyı düz olarak kaldırarak sedyeye yerleştirirler.
Sedye ile taşıma teknikleri nelerdir?
Sedye ile taşımada genel kurallar şunlardır:
Ø Hasta/yaralı battaniye ya da çarşaf gibi bir malzeme ile sarılmalıdır, Ø Düşmesini önlemek için sedyeye bağlanmalıdır, Ø Başı gidiş yönünde olmalıdır, Ø Sedye daima yatay konumda olmalıdır, Ø Öndeki ilkyardımcı sağ, arkadaki ilkyardımcı sol ayağı ile yürümeye başlamalıdır (Sürekli değiştirilen adımlar sedyeye sağlam taşıma sağlar), Ø Daima sedye hareketlerini yönlendiren bir sorumlu olmalı ve komut vermelidir, Ø Güçlü olan ilkyardımcı hasta /yaralının baş kısmında olmalıdır.
1-Sedyenin iki kişi tarafından taşınması:
Ø Her iki ilkyardımcı çömelirler, sırtları düz, bacakları kıvrık olacak şekilde sedyenin iki ucundaki iç kısımlarda dururlar, Ø Komutla birlikte sedyeyi kaldırırlar ve yine komutla dönüşümlü adımla yürümeye başlarlar, Ø Önde yürüyen yoldaki olası engelleri haber vermekle sorumludur.
2-Sedyenin dört kişi tarafından taşınması:
Yaralının durumu ağır ise yada yol uzun, zor ve engelli ise sedye 4 kişi ile taşınmalıdır,
Ø İlkyardımcıların ikisi hasta/yaralının baş, diğer ikisi ayak kısmında sırtları dik, bacakları bükülü olarak sedyenin yan kısımlarında çömelirler. Sedyenin sapından tutarlar ve yukarı komutu ile sedyeyi kaldırırlar, Ø Sedyenin sol tarafından tutan ilkyardımcılar sol, sağ tarafındakiler sağ adımlarıyla yürümeye başlarlar, Ø Dar bölgeden yürürken ilkyardımcılar sırtlarını sedyenin iç kısmına vererek yerleşirler, Ø Merdiven, yokuş inip çıkarken sedye mümkün olabilecek en yatay pozisyonda tutulmalıdır. Bunun için ayak tarafındakiler sedyeyi uyluk hizasında, baş tarafındakiler omuz hizasında tutmalıdır.
3-Bir battaniye ile geçici sedye oluşturma:
Ø Tek bir battaniye ile sedye oluşturmada ise battaniye yere serilir kenarları rulo yapılır. Yaralı üzerine yatırılarak kısa mesafede güvenle taşınabilir.
4-Bir battaniye ve iki kirişle geçici sedye oluşturma:
Yeterli uzunlukta iki kiriş ile sedye oluşturmak mümkündür.
Ø Bir battaniye yere serilir, Ø Battaniyenin 1/3'üne birinci kiriş yerleştirilir ve battaniye bu kirişin üzerine katlanır, Ø Katlanan kısmın bittiği yere yakın bir noktaya ikinci kiriş yerleştirilir, Ø Battaniyede kalan kısım bu kirişin üzerini kaplayacak şekilde kirişin üzerine doğru getirilir, Ø Hasta/yaralı bu iki kirişin arasında oluşturulan bölgeye yatırılır.
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
16
|
Sağlık / İlk Yardım / Boğulmalarda İlk Yardım
|
: Aralık 30, 2007, 07:24:42 ÖS
|
|
BOĞULMALARDA İLKYARDIM
Boğulma nedir?
Boğulma, vücuttaki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma meydana gelmesidir.
Boğulma nedenleri nelerdir?
Ø Bayılma ve bilinç kaybı sonucu dilin geriye kayması Ø Nefes borusuna sıvı dolması Ø Nefes borusuna yabancı cisim kaçması Ø Asılma Ø Akciğerlerin zedelenmesi Ø Gazla zehirlenme Ø Suda boğulma (*)
(*) Suda boğulmalarda, boğulma sırasında nefes borusu girişinin kasılmasına bağlı olarak çok az miktarda su akciğerlere girer. Suda boğulanlarda özellikle soğuk havalarda 20-30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp mesajına başlanmalıdır.
Suda boğulmalarda, ağızdan ağıza ya da ağızdan buruna solunumun suda yaptırılması mümkündür ve bu uygulamaya su içerisinde iken başlanmalıdır. Bu uygulama derin sularda mümkün olmayabilir, bu nedenle hasta/yaralının hızla sığ suya doğru çekilmesi gerekir.
Suya atlama sonucu, boğulma riskinin yanısıra genel vücut travması ya da omurga kırıkları da akla gelmelidir. Bu nedenle suda, başın çok fazla arkaya itilmemesi gereklidir.
Boğulmalarda genel belirtiler nelerdir?
Ø Nefes almada güçlük Ø Gürültülü, hızlı ve derin solunum Ø Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme Ø Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma Ø Genel sıkıntı hali, cevaplarda isabetsizlik ve kararsızlık Ø Bayılma
Boğulmalarda genel ilkyardım işlemleri ne olmalıdır?
Ø Boğulma nedeni ortadan kaldırılır, Ø Bilinç kontrolü yapılır, Ø Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir (ABC), Ø Temel yaşam desteği sağlanır, Ø Derhal tıbbi yardım istenir (112), Ø Yaşam bulguları izlenir.
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
17
|
Sağlık / İlk Yardım / Göz, Kulak ve Buruna Yabancı Cisim Kaçmasında İlk Yardım
|
: Aralık 30, 2007, 07:23:49 ÖS
|
|
GÖZ, KULAK VE BURUNA YABANCI CİSİM KAÇMASINDA İLKYARDIM
Göze yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Toz gibi küçük madde ise;
Ø Göz ışığa doğru çevrilir ve alt göz kapağı içine bakılır, Ø Gerekirse üst göz kapağı açık tutulur, Ø Nemli temiz bir bezle çıkarılmaya çalışılır, Ø Hastaya gözünü kırpıştırması söylenir, Ø Göz ovulmamalıdır, Ø Çıkmıyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır.
Bir cisim batması varsa ya da metal cisim kaçmışsa;
Ø Gerekmedikçe hasta yerinden oynatılmaz, Ø Göze hiçbir şekilde dokunulmaz, Ø Tıbbi yardım istenir (112), Ø Hastanın göz uzmanı olan bir sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır.
Kulağa yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Kesinlikle sivri ve delici bir cisimle müdahale edilmez, Ø Su değdirilmez, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Buruna yabancı cisim kaçmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Burun duvarına bastırarak kuvvetli bir nefes verme ile cismin atılması sağlanır, Ø Çıkmazsa tıbbi yardım istenir (112).
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
18
|
Sağlık / İlk Yardım / Sıcak çarpması belirtileri nelerdir?
|
: Aralık 30, 2007, 07:22:42 ÖS
|
|
Sıcak çarpması belirtileri nelerdir?
Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar. Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır:
* Adale krampları
* Güçsüzlük, yorgunluk
* Baş dönmesi
* Davranış bozukluğu, sinirlilik
* Solgun ve sıcak deri
* Bol terleme (daha sonra azalır)
* Mide krampları, kusma, bulantı
* Bilinç kaybı, hayal görme
* Hızlı nabız
Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
* Hasta serin ve havadar bir yere alınır,
* Giysiler çıkarılır,
* Sırt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir,
* Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı yada soda içirilir.
Sıcak çarpmasında risk grupları var mıdır? Sıcak çarpması için özel bir risk grubu bulunmamakla beraber, diğer hastalık yada yaralanmalar için hassas olan kişiler, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu kişiler;
Ø Kalp hastaları Ø Tansiyon hastaları Ø Diyabet hastaları Ø Kanser hastaları Ø Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar Ø Psikolojik yada psikiyatrik rahatsızlığı olanlar Ø Böbrek hastaları Ø 65 yaş üzeri kişiler Ø 5 yaş altı çocuklar Ø Hamileler Ø Sürekli ve bilinçsiz diyet uygulayanlar Ø Yeterli miktarda su içmeyenler
Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmasından korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir?
Ø Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır, Ø Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir, Ø Bol miktarda sıvı tüketilmelidir, Ø Vücut temiz tutulmalıdır, Ø Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır, Ø Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır, Ø Direk güneş ışığında kalınmamalıdır, Ø Kapalı mekanların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir.
|
|
|
|
|
19
|
Sağlık / İlk Yardım / Bilinç Bozukluklarında İlk Yardım
|
: Aralık 30, 2007, 07:21:15 ÖS
|
|
BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM
Bilinç bozukluğu/ bilinç kaybı nedir?
Beynin normal faaliyetlerindeki bir aksama nedeni ile uyku halinden başlayarak(=bilinç bozukluğu), hiçbir uyarıya cevap vermeme haline kadar giden (=bilinç kaybı) bilincin kısmen yada tamamen kaybolması halidir.
Bayılma (Senkop): Kısa süreli, yüzeysel ve geçici bilinç kaybıdır. Beyne giden kan akışının azalması sonucu oluşur.
Koma: Yutkunma ve öksürük gibi reflekslerin ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkinin azalması yada yok olması ile ortaya çıkan uzun süreli bilinç kaybıdır.
Bilinç kaybı nedenleri nelerdir?
Bayılma nedenleri:
Ø Korku, aşırı heyecan Ø Sıcak, yorgunluk Ø Kapalı ortam, kirli hava Ø Aniden ayağa kalkma Ø Kan şekerinin düşmesi Ø Şiddetli enfeksiyonlar
Koma nedenleri:
Ø Düşme veya şiddetli darbe Ø Özellikle kafa travmaları Ø Zehirlenmeler Ø Aşırı alkol, uyuşturucu kullanımı Ø Şeker hastalığı Ø Karaciğer hastalıkları Ø Havale gibi ateşli hastalıklar
Bilinç bozukluğu belirtileri nelerdir?
Bayılma ( Senkop) Belirtileri:
Ø Baş dönmesi, baygınlık, yere düşme Ø Bacaklarda uyuşma Ø Bilinçte bulanıklık Ø Yüzde solgunluk Ø Üşüme, terleme Ø Hızlı ve zayıf nabız
Koma belirtileri:
Ø Yutkunma, öksürük gibi tepkilerin kaybolması Ø Sesli ve ağrılı dürtülere tepki olmaması Ø İdrar ve gaita kaçırma
Bilinç bozukluğu durumunda ilkyardım nasıl olmalıdır?
Kişi başının döneceğini hissederse;
Ø Sırt üstü yatırılır, ayakları 30 cm. kaldırılır, Ø Sıkan giysiler gevşetilir, Ø Kendini iyi hissedinceye kadar dinlenmesi sağlanır.
Eğer kişi bayıldıysa;
Ø Sırt üstü yatırılarak ayakları 30 cm kaldırılır, Ø Solunum yolu açıklığı kontrol edilir ve açıklığın korunması sağlanır, Ø Sıkan giysiler gevşetilir, Ø Kusma varsa yan pozisyonda tutulur, Ø Solunum kontrol edilir, Ø Etraftaki meraklılar uzaklaştırılır.
Bilinç kapalı ise:
Ø Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC), Ø Hasta/yaralıya koma pozisyonu verilir , Ø Yardım çağrılır (112), Ø Sık sık solunum ve nabız kontrol edilir, Ø Yardım gelinceye kadar yanında beklenir.
Koma pozisyonu (yarı yüzükoyun-yan pozisyon) nasıl verilir?
Ø Sesli veya omuzun dan hafif sarsarak, uyarı verilerek bilinç kontrol edilir, Ø Sıkan giysiler gevşetilir, Ø Ağız içinde yabancı cisim olup olmadığı kontrol edilir, Ø Bak, dinle, hisset yöntemi ile solunum kontrol edilir, Ø Şah damarından nabız kontrol edilir , Ø Hasta/yaralının döndürüleceği tarafa diz çökülür, Ø Hasta/yaralının karşı tarafta kalan kolu karnının üzerine konur, Ø Karşı taraftaki bacağı dik açı yapacak şekilde kıvrılır, Ø İlkyardımcıya yakın kolu baş hizasında omuzdan yukarı uzatılır, Ø Karşı taraf omuz ve kalçasından tutularak bir hamlede çevrilir, Ø Üstteki bacak kalça ve dizden bükülerek öne doğru destek yapılır, Ø Alttaki bacak hafif dizden bükülerek arkaya destek yapılır, Ø Başı uzatılan kolun üzerine yan pozisyonda hafif öne eğik konur, Ø Tıbbi yardım (112) gelinceye kadar bu pozisyonda tutulur, Ø 3-5 dakika ara ile solunum ve nabız kontrol edilir.
Havale nedir?
Sinir sisteminin merkezindeki bir tahriş (irritasyon) yüzünden beyinde meydana gelen elektriksel boşalmalar sonucu oluşur. Vücudun adale yapısında kontrol edilemeyen kasılmalar olur.
Havale nedenleri nelerdir?
Ø Kafa travmasına bağlı beyin yaralanmaları Ø Beyin enfeksiyonları Ø Yüksek ateş Ø Bazı hastalıklar
Nedenlerine göre havale çeşitleri nelerdir?
Ø Ateş nedeniyle oluşan havaleler Ø Sara krizi (=Epilepsi)
Ateş nedeniyle oluşan havale nedir?
Herhangi bir ateşli hastalık sonucu vücut sıcaklığının 38°C'nin üstüne çıkmasıyla oluşur. Genellikle 6 ay-6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.
Ateş nedeniyle oluşan havalede ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Öncelikle hasta ıslak havlu ya da çarşafa sarılır, Ø Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Sara krizi (=Epilepsi) nedir?
Kronik bir hastalıktır. Doğum sırasında yada daha sonra herhangi bir nedenle beyin zedelenmesi oluşan kişilerde gelişir. Her zaman tipik sara krizi karakterinde olmasa da bazı belirtilerle tanınır. Sara krizini davet eden bazı durumlar olabilir. Örneğin uzun süreli açlık, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, kullanılan ilaçların doktor izni dışında kesilmesi ya da değiştirilmesi, hormonal değişiklikler sara krizinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı durumlarda sara krizi, madde bağımlılarının geçirdiği madde yoksunluk krizi ile karıştırılabilir.
Sara krizinin belirtileri nelerdir?
Ø Hastada sonradan oluşan ve ön haberci denilen normalde olmayan kokuları alma, adale kasılmaları gibi ön belirtiler oluşur, Ø Bazen hasta bağırır, şiddetli ve ani bir şekilde bilincini kaybederek yığılır, Ø Yoğun ve genel adale kasılmaları görülebilir, 10-20 saniye kadar nefesi kesilebilir, Ø Dokularda ve yüzde morarma gözlenir, Ø Ardından kısa ve genel adale kasılması, sesli nefes alma, aşırı tükürük salgılanması, altına kaçırma görülebilir, Ø Hasta dilini ısırabilir, başını yere çarpıp yaralayabilir, aşırı kontrolsüz hareketler gözlenir, Ø Son aşamada hasta uyanır, şaşkındır, nerede olduğundan habersiz, uykulu hali vardır.
Sara krizinde ilkyardım nasıl olmalıdır?
Olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır (Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir).
Ø Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır, Ø Hasta bağlanmaya çalışılmaz, Ø Kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz, Ø Genel olarak yabancı herhangi bir madde kullanılmaz, koklatılmaz yada ağızdan herhangi bir yiyecek içecek verilmez, Ø Kendisini yaralamamasına dikkat edilir, Ø Başını çarpmasını engellemek için başın altına yumuşak bir malzeme konur, Ø Yaralanmaya neden olabilecek gereçler etraftan kaldırılır, Ø Sıkan giysiler gevşetilir, Ø Kusmaya karşı tedbirli olunur, Ø Düşme sonucu yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Kan şekeri düşüklüğü nedir?
Herhangi bir nedenle vücutta glikoz eksildiği zaman ortaya çıkan belirtilerdir.
Kan şekeri düşmesinin nedenleri nelerdir?
Ø Şeker hastalığı tedavisine bağlı Ø Uzun egzersizler sonrası Ø Uzun süre aç kalma Ø Barsak ameliyatı geçirenlerde yemek sonrası
Kan şekeri aniden düştüğünde hangi belirtiler görülür?
Ø Korku Ø Terleme Ø Hızlı nabız Ø Titreme Ø Aniden acıkma Ø Yorgunluk Ø Bulantı
Kan şekeri düşüklüğü yavaş ve uzun sürede oluşursa hangi belirtiler görülür?
Ø Baş ağrısı Ø Görme bozukluğu Ø Uyuşukluk Ø Zayıflık Ø Konuşma güçlüğü Ø Kafa karışıklığı Ø Sarsıntı ve şuur kaybı
Kan şekeri düşmesinde ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hastanın ABC’si değerlendirilir , Ø Hastanın bilinci yerinde ve kusmuyorsa ağızdan şeker, şekerli içecekler verilir, fazla şekerin bir zararı olmaz (Ayrıca belirtiler fazla şekerden meydana gelmiş ise bile fazladan şeker verilmesi, hastanın düşük kan şekeri düzeyinde kalmasından daha az zararlı olacaktır. Çünkü düşük kan şekeri, beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı zararlara neden olabilir.), Ø 15-20 dakikada belirtiler geçmiyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi için yardım çağırılır , Ø Hastanın bilinci yerinde değilse koma pozisyonu verilerek tıbbi yardım çağırılır (112) .
Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri nelerdir?
Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri arasında en sık angina pektoris ve miyokart enfarktüsü görülür. Her ikisi de kalp kasının belli bir yerine gönderilen kanın azalması sonucu oluşur.
Göğüste kuvvetli ağrı belirtileri nelerdir?
Kalp Spazmı (Angina Pektoris) belirtileri:
Ø Sıkıntı veya nefes darlığı olur, Ø Ağrı hissi; genellikle göğüs ortasında başlar, kollara, boyuna, sırta ve çeneye doğru ilerler Ø Sıklıkla fiziksel hareket, fiziksel zorlanma, heyecan, üzüntü yada fazla yemek yeme sonucu ortaya çıkar, Ø Kısa sürelidir, ağrı yaklaşık 5-10 dakika kadar sürer Ø Ağrı, istirahat ile durur, istirahat halindeyken görülmesi ciddi bir durumu gösterir, Ø Nefes alıp vermekle ağrının şekli ve şiddeti değişmez.
Kalp Krizi (Miyokart Enfaktüsü) belirtileri:
Ø Hasta ciddi bir ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı hisseder, terleme, mide bulantısı, kusma gibi bulgular görülür, Ø Ağrı; göğüs yada mide boşluğunun herhangi bir yerinde, sıklıkla kravat bölgesinde görülür, omuzlara, boyuna, çeneye ve sol kola yayılır, Ø Süre ve yoğunluk olarak kalp spazmı (angina pektoris) ağrısına benzemekle birlikte daha şiddetli ve uzun sürelidir, Ø En çok hazımsızlık, gaz sancısı veya kas ağrısı şeklinde belirti verir ve bu nedenle bu tür rahatsızlıklarla karıştırılır (Bu tür gaz yada kas ağrıları, aksi ispat edilinceye kadar kalp krizi olarak düşünülmelidir), Ø Nefes alıp vermekle ağrının şekli ve şiddeti değişmez.
Göğüs ağrısında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hastanın yaşamsal bulguları kontrol edilir (ABC), Ø Hasta hemen dinlenmeye alınır, sakinleştirilir, Ø Yan oturur pozisyon verilir, Ø Kullandığı ilaçları varsa almasına yardım edilir, Ø Yardım istenerek (112) sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır, Ø Yol boyunca yaşam bulguları izlenir.
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
20
|
Sağlık / İlk Yardım / Hayvan Isırmalarında İlk Yardım
|
: Aralık 30, 2007, 07:20:42 ÖS
|
|
HAYVAN ISIRMALARINDA İLKYARDIM
Hayvan ısırmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hasta/yaralı yaşamsal bulgular yönünden değerlendirilir (ABC), Ø Hafif yaralanmalarda yara 5 dakika süreyle sabun ve soğuk suyla yıkanır, Ø Yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır, Ø Ciddi yaralanma ve kanama varsa yaraya temiz bir bezle basınç uygulanarak kanama durdurulmalıdır, Ø Derhal tıbbi yardım istenmeli (112), Ø Hasta kuduz ve/veya tetanos aşısı için uyarılmalıdır,
Arı sokmalarının belirtileri nelerdir?
Belirtiler kısa sürer. Acı, şişme, kızarıklık gibi lokal belirtiler olur. Arı birkaç yerden soktuysa, nefes borusuna yakın bir yerden soktuysa yada kişi alerjik bünyeli ise tehlikeli olabilir.
Arı sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Yaralı bölge yıkanır, Ø Derinin üzerinden görülüyorsa arının iğnesi çıkarılır, Ø Soğuk uygulama yapılır, Ø Eğer ağızdan sokmuşsa ve solunumu güçleştiriyorsa buz emmesi sağlanır, Ø Ağız içi sokmalarında ve alerji hikayesi olanlarda tıbbi yardım istenir (112).
Akrep sokmalarının belirtileri nelerdir?
Kuvvetli bir lokal reaksiyon oluşturur. Ø Ağrı Ø Ödem Ø İltihaplanma, kızarma, morarma Ø Adale krampları, titreme ve karıncalanma Ø Huzursuzluk, havale gözlenebilir.
Akrep sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Sokmanın olduğu bölge hareket ettirilmez, Ø Yatar pozisyonda tutulur, Ø Yaraya soğuk uygulama yapılır, Ø Kan dolaşımını engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır, Ø Yara üzerine hiçbir girişim yapılmaz.
Yılan sokmalarının belirtileri nelerdir?
Lokal ve genel belirtiler verir :
Ø Bölgede morluk, iltihaplanma (1-2 hafta sürer) Ø Kusma, karın arısı, ishal gibi sindirim bozuklukları Ø Aşırı susuzluk Ø Şok,kanama Ø Psikolojik bozukluklar Ø Kalpte ritim bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliği
Yılan sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Hasta sakinleştirilip, dinlenmesi sağlanır, Ø Yara su ile yıkanır, Ø Yaraya yakın bölgede baskı yapabilecek eşyalar (yüzük, bilezik vb.) çıkarılır, Ø Yasa baş ve boyunda ise yara çevresine baskı uygulanır, Ø Kol ve bacaklarda ise yara üstünden dolaşımı engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır (Turnike uygulanmaz), Ø Soğuk uygulama yapılır, Ø Yara üzerine herhangi bir girişimde bulunulmaz (yara emilmez), Ø Yaşamsal bulgular izlenir, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Deniz canlıları sokmasında belirtiler nelerdir?
Çok ciddi değildir. Lokal ve genel belirtiler görülür :
Ø Kızarma Ø Şişme Ø İltihaplanma Ø Sıkıntı hissi Ø Huzursuzluk Ø Havale Ø Baş ağrısı
Deniz canlıları sokmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Ø Yaralı bölge hareket ettirilmez, Ø Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkartılır, Ø Etkilenen bölge ovulmamalıdır.
Kaynak: TEMEL ILKYARDIM UYGULAMALARI BECERI REHBERI
|
|
|
|
|
21
|
Sağlık / İlk Yardım / Nükleer Silahlar Korunma ve İlk Yardım
|
: Aralık 30, 2007, 07:20:05 ÖS
|
|
NÜKLEER SİLAHLAR KORUNMA, İLKYARDIM & ACİL YARDIM
Giriş
Nükleer silahlar, yüzlerce kilo ağırlığında konvasiyonel patlayıcı içerir. Patlamalar tek bir büyük patlama veya küçük patlamalar şeklinde olabilir. Nükleer silahlar, aynı anda bir çok etki yapan, çok geniş alana yayılabilen ve radyolojik etkilere sahip silahlardır. Nükleer silahların etkileri çarpma, termal radyasyon, yüksek ısı, elektromanyetik dalga etkileri ve radyoaktif serpintidir. Çarpma etkisi insanları, yıkılan binaların enkazı altında bırakarak ya da fırlatarak ciddi yaralanmalara neden olur. Yüksek basınç nedeniyle de özellikle, hava içeren iç organlarda hasar oluşturur. Isı etkisi ise deri yanıklarına ve körlüğe neden olur. Nükleer silahlarla ortaya çıkan en büyük tehlike patlama ve yangınların çeşidiyle bağlantılı olmaksızın ortaya çıkan iyonize radyasyondur.
Korunma, İlkyardım ve Acil Yardım
Nükleer silahlarla olan patlama ve yangınlara diğer konvansiyonel patlama ve kazalardaki gibi müdahale edilir. Nükleer silahların bu etkilerine karşı uygulanan ilkyardım, diğer sebeplerle oluşan yaralanmalar ve yanıklarda olduğu gibidir.
1. İlk iş olarak çalışma alanları belirlenmeli, patlamanın veya kazanın olduğu “sıcak alan”a dikkatle yaklaşılmalıdır. Sadece özel eğitimli kişiler sıcak alana girebilir, diğer görevliler ve araçlar bu alana en az 50 metre uzaklıkta ve yüksek bir alanda veya kalkan rolü yapacak bir duvarın arkasında, temiz çalışma alanında olmalıdır.
2. 112, Acil Servis ve güvenlik için polis, askeri yetkililere haber verilmelidir.
3. Profesyoneller, özel koruyucu elbise giymeli ve maruz kalınan radyasyon dozunu ölçen dozimetreler takmalıdır. Özel koruyucu elbiseler yoksa mevcut giysiler güçlendirilmelidir. Bu amaçla, varsa ikinci bir herhangi giysi giyilebilir. Herhangi bir bez parçası maske olarak kullanılmalı, ceketler, yakalar iliklenmeli, pantolon paçaları çorapların içine yerleştirilmeli, baş herhangi bir kumaş parçası ile sarılmalı, saçlar gizlenmeli, gözler herhangi bir gözlükle korunmalıdır. Gebeler bölgeye girmemelidir. Radyasyon toz, duman ve sıvı ile bulaşmış olabileceğinden, kirli bölgede sigara içilmemeli, yemek yenilmemeli –içilmemelidir.
4. Yaralılar, travma olasılığına karşı dikkatlice ve uygun transport teknikleriyle sıcak alandan uzaklaştırılmalıdır. Yaralının boynunda, belinde, kol veya bacaklarında kırık olabileceği düşünülerek dikkatlice tesbit edilmelidir. Yaralının boynunun korunması çok önemlidir. Boyunda bulunan omur kemiklerinin arasından sinir ve dalları geçer. Yaralı bir kişide eğer boyun kemiklerinde kırık ya da çatlak varsa, taşınma sırasında boyun korunmaz ve kontrolsüz hareketlerle sarsılırsa bu kırık ya da çatlak daha büyük bir kırık haline gelir. Böylece bu kırık, keskin bir bıçak halini alıp sinir dalını tamamen veya kısmen keser. Bu da yaralının çok basit bir kazadan sonra bile yanlış taşınma nedeniyle sakat kalmasına yol açabilir. Bu amaçla boyunluk kullanılabilir. Elinizin altında boyunluk yoksa, boynun korunmasını bir havlu, ceket, battaniye, kazak ile de yapabilirsiniz. Yaralının boynunun etrafına bu sayılanlardan birini dolayarak boynu koruma altına alabilirsiniz.
5. Çalışan görevlilerin kendini koruması için sıcak alanda kalış süresini kısa tutması, 2-3 dakikayı geçirmemesi gerekir.
6. Sıcak alandan çıkar çıkmaz, hasta süratle değerlendirilip hayatı tehdit eden yaralanmalar belirlenmeli ve temel yaşam desteği uygulanmalıdır.
7. Hava yolu açık, solunum yeterli, kanama kontrol altında ise dekontaminasyonun ilk aşaması uygulanmalıdır:
Dekontaminasyon, radyoaktif materyalin tehlike oluşturmasını engellemek üzere uzaklaştırılması, temas yerindeki miktarının azaltılması işlemidir. Bu amaçla hasta giysileri çıkarılmalı ve özel radyasyon geçirmeyen kaplara konmalıdır. Kaplar sıkıca kapatılıp radyasyon uyarısı ile işaretlenmeli ve kirli alanda bırakılmalıdır. Bu şekilde dekontaminasyonun %95’i tamamlanır. İkinci dekontaminasyon aşamasında hastanın yüzü ve elleri yıkanır. Böylece dekontaminasyonun %98’i tamamlanır. Üçüncü aşama ise saç ve saçlı derinin yıkanmasıdır.
8. Hasta Acil Servise götürülür. Görev biter bitmez ambulans personeli kendilerini dekontamine etmelidir.
9. Hastane acil servisine girmeden kirli çalışma alanında başlanan dakontaminasyon işlemi giysileri çıkarılmış hastanın vücut yüzeyleri ve saçları su ve sabunla yıkanarak tamamlanmalıdır
Uz. Dr. Ülkümen Rodoplu Acil Tıp Derneği Genel Bşk.
|
|
|
|
|
22
|
Sağlık / İlk Yardım / Biyolojik Silahlar ve İlk Yardım . .
|
: Aralık 30, 2007, 07:18:17 ÖS
|
|
BİYOLOJİK SİLAHLAR İLKYARDIM & ACİL YARDIM
Giriş
Biyolojik silahlar, yöneldiği insanlarda bulaşıcılık ve hastalık yapma yetenekleri olan bakteriler, parazitler, mantarlar, protozoalar, riketsiyalar, virüsler ve toksinlerdir.
Biyolojik silahların kitleleri imha edici özellikleri yanında diğer özellikleri kolay ve ucuza elde edilmeleri, etkilerinin kalıcı ve giderek artıcı olması, kullanım kolaylıkları ve özellikle kullanıldıklarının geç farkına varılmalarıdır. Nükleer silahlar en güçlü olan kitle imha silahlarıdır. Ancak, malzemelerini bulmak zordur. Kimyasal maddelerin çoğunu üretmek için basit bir teknoloji yeterlidir, fakat kitlelere zarar verebilmeleri için büyük miktarlara gereksinim vardır. Biyolojik silahlara gelince bulunması ve silah haline getirilmesi daha kolaydır.
Biyolojik savaşla günümüzde Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü, NATO, Biyolojik Silahlar Konvansiyonu gibi uluslararası kuruluşların belirlemelerine göre 43 mikroorganizma (15 bakteri, 2 virüs, 2 mantar ve 2 parazit) insanlara karşı biyolojik savaş haline getirilme özelliğine sahiptirler.
Global biyolojik savaş tehdidi ciddi ve bazı biyolojik ajanların yıkıcı etkileri yüksektir. Dünyada en az 10 ülke biyolojik yıkıcı silahlara sahiptir.
Nedenleri:
Biyolojik savaş amacıyla en çok kullanılan ajanlar bakteriler, virüsler ve toksinlerdir.
Ortaya çıkan bir salgının biyolojik savaşı işaret etme belirtileri:
1. Kısa sürede çok sayıda kişinin hastalanması,
2. Sebebi açıklanamayan hastalık ve ölümlerin olması,
3. Hastalık ajanıyla karşılaşmanın olağan olmaması (solunum yoluyla bulaştığı bilinen ajanın başka yolla alınmış olması),
4. Yaşa, coğrafyaya, mevsimlere uygun olmayan bir hastalığın ortaya çıkması,
5. Rüzgar yönünün salgın bölgesini belirlemesidir.
Biyolojik savaş ajanlarının oluşturduğu hastalık belirtileri :
1) Şarbon: Kuluçka süresi genelde 1-6 gündür. Belirti ve şikayetler ateş, yorgunluk, öksürük, zorlu ve sesli solunum ve ciddi solunum sıkıntısıdır. Ölüm 24-36 saat sonra olur.
2) Brusella: Hastalık ortaya çıkınca ateş, baş ağrısı, kas, eklem, sırt ağrıları, terleme ayrıca depresyon, mental durum değişiklikleri, vardır. Ölümler yaygın değildir.
3) Veba: 1-6 günlük kuluçka süresinden sonra başlayan yüksek ateş, titreme, baş ağrısını takiben kanlı balgamlı öksürük, ilerleyen solunum güçlüğü, zorlu ve sesli solunum, morarma ve sindirim sistemi ile ilgili şikayetler vardır. Ölüm solunum ve dolaşım yetmezliğinden ya da kanama bozukluklarından olur.
4) Q ateşi: Maruziyetten en erken 10 gün sonra ateş, öksürük, yan ağrısı oluşur. Hastalar genellikle hayati tehlike açısından kritik durumda olmazlar. Hastalık 2 gün ile 2 hafta arasında sürer.
5) Tularemi: Solunum, sindirim veya cilt yoluyla ajanla karşılaşmadan 1-2 gün sonra başlayan lenf bezlerinde büyüme, ciltte yara, ateş baş ağrısı, halsizlik, öksürük ve yara açılması.
6) Çiçek: Belirtiler ateş, kusma, baş ve sırt ağrısı gibi genel şikayetlerle başlar. 2-3 gün sonra ciltte önce kırmızı lekeler sonra kabarcıklar ve takiben içi enfekte sıvı dolu kesecikler oluşur. Cilt belirtileri daha çok kollar, bacaklar ve yüzde toplanmıştır ve simetrik yerleşmiştir.
7) Venezüella ensefalopatisi: 1-6 günlük kuluçka süresinden sonra 24-72 saat süre içinde ateş, ense sertliği, baş ve kas ağrıları, başlar; bu şikayetlere bulantı, kusma, ishal eşlik eder.
Cool Botulizm :Belirtiler toksinin alınmasından 12-36 saat sonra başlar. Düşük dozda alındıysa belirtilerin başlaması bir kaç günü de bulabilir. Şikayetler bulanık görme, çift görme, göz kapağı düşüklüğü, ağız ve boğaz kuruluğu ve yutma güçlüğü, genel kas güçsüzlüğü ve son evrede solunum yetmezliğidir.
9) Risin: Toksinin alınmasından 4-8 saat sonra ani yükselen ateş, öksürük, solunum sıkıntısı, bulantı, eklem ağrıları başlar. 18-24 saat içinde akciğer ödemi oluşur ve 36-72 saat içinde solunum yetmezliğinden ölüm olur.
10) Stafilokoksik enterotoksin: Toksinin alınmasından 3-12 saat sonra ani başlayan üşüme ve titremeyle beraber olan ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, ve kuru öksürükle ilerler. Göğüs ağrısı olabilir. Ateş 2-5 gün sürebilir öksürük 4 haftaya kadar devam edebilir. Eğer toksin yutulduysa bulantı kusma ve ishal görülebilir. Yüksek dozda toksin alındıysa septik şok ve ölüm olur.
11) Mikotoksin: Toksin alınmasını takiben ciltte ağrı, kaşıntı, içi su dolu kabarcıklar oluşur. Boğaz ağrısı, öksürük, göğüs ağrısı ve kanlı balgam görülür. Yüksek dozları genel güçsüzlük, şok ve ölüme yol açar.
İlkyardım
1. Kendini koru: Öncelikle gerek ilkyardım gönüllüsünün ve gerekse tıbbi personelin biyolojik savaşta ilk adımı kendilerini korumaya yönelik olmalıdır. Fiziksel korumada maske, elbise, eldiven ve botlardan oluşan koruyucu ekipmanlar kullanılır. Maske biyolojik savaşlar için özel dizayn edilmiş maske olabileceği gibi basit cerrahi maske de olabilir. Bu maskeler kimyasal ajanlara olmasa da biyolojik ajanlara karşı yeterli koruma sağlar. Görev önceden belliyse biyolojik madde ile karşılaşmadan önce ve sonra antibiyotik alınabilir, koruma için aktif aşılama yapılabilir.
2. 112’yi arayarak yardım iste. Güvenlik kuvvetlerini arayarak bilgi ver.
3. Hastayı değerlendir: İlk değerlendirmede hava yolu açıklığı olup olmadığı, solunum ve dolaşım değerlendirilir. Hava yolu, solunum ve dolaşım problemleri sebebe yönelik tedaviye geçilmeden önce çözülür. İlk değerlendirme ve müdahale dekontaminasyondan önce yapıldığı için kısa olmalıdır.
4. Dekontaminasyon uygula: Bu amaçla üç metod kullanılabilir.
i)Mekanik: Su, hava filtreleri kullanarak, cildin yıkanması.
ii)Kimyasal: Sıvı, gaz veya aerosol dezenfektan kullanımı ile ajanın zararsız hale getirilmesi.
iii)Fiziksel: Isı, ışın kullanarak cisimler üzerindeki ajanı zararsız hale getirme.
5) | | |